Canlar! Size zevkli okumalar dileyerek bölümü şuraya bırakıyorum ♡ Seviliyorsunuz x

Not: 5Bin olduğumuz için çoook mutlu oldum! Çok teşekkür ederim! Umarım hikayemi severek okuyorsunuzdur

En fazla on adım uzağımda olan erkeğe baktım. Çok hem de çok benziyordu. Kesinlikle akrabası olmalıydı. Belki de söylediği büyük kardeşiydi karşımda duran. Yürümeye devam ettiğimde ayağa kalktı. Boy farkımız oldukça fazlaydı. Boyu 1.90 filan olmalıydı ki başım neredeyse kalbine geliyordu. Elini uzattığında ona karşılık verdim. Elimi sıkarken "Gelmene sevindim." dedi. Sesi bile benziyordu.

El sıkışmamız bitince "Otur ve rahat ol." dedi. Başımı sallayıp işaret ettiği yere oturdum ancak rahatlamam imkansızdı. "Kim olduğumu tahmin etmen pekte zor olmasa gerek?" dedi gülümseyerek. Başımı sallayıp "Jared'ın kardeşi." dedim. Kocaman bir gülümseme yüzüne yayılırken "Doğru tahmin." dedi. "Ben Aiden."

Gerginliğimi ve merakımı sesime yansıtmamaya çalışarak "Memnun oldum." dedim. Bir garson üst kata çıktı ve bir şey içmek isteyip istemediğimizi sordu. Aiden kendine karamelli bir içecek söyledi ve bana "Sen ne içeceksin?" derce baktı. Başımı iki yana sallamama rağmen "Aynından bir tane de ona." deyip garsonu yollattı.

"Beni neden çağırdın? Jared zaten beni hayatından sildi ve bende onu kendiminkinden. Bir sorun olmamalı." dedim. Histerik bir kahkaha atıp "Tecrübesiz ikilisiniz." dedi. Ona anlamaz bakışlar attığımda "Bir insanı internetten silebilirsin. Onu mesajlarından da silebilirsin. Resimlerini de silebilirsin. Ancak iki şeyden asla silemezsin. Hatıralarından ve hayatından. Kalp ve zihinde bunlara dahil." diye açıkladı.

Tam karşı çıkmak üzere ağzımı açtım ki elini kaldırıp susmamı sağladı. "Telefonunda Jared ve diğerleri hakkında hiçbir şeyin olmaması onu hayatından sildiğin veya onun seni sildiği anlamına gelmiyor, Amelia." dedi. Başımı salladım. Kırılgan ruh halimdeydim ve en ufak bir kırıcı cümlesinde bir bebek gibi ağlayabilirdim. Jared konusu ipte cambazlık yapmak gibiydi. Bu konuda konuşurken hasar almamam o ipten düşmeden yürümem kadar zordu.

İç çekip başımı eğdim ve utana sıkıla "O nasıl?" diye sordum. Başımı kaldırıp yüzüne baktığımda samimi gülümsemeyle bana bakıyordu. "İyi olmaya çalışıyor." dedi. Endişeyle "Bu da ne demek?" diye sorduğumda "Fiziksel bir yarası yok. Sen ondan uzaklaşalı daha iki gün bile olmamışken o çoktan paket paket sigara bitirmeye, kendini başka kızlarla teselli etmeye filan başladı." dedi. Zihnimde konuşmasının sadece bir yanı yankılanıyordu.

Kendini başka kızlarla teselli etmeye çalışıyor.

Fiziksel yarası olmadığına sevinmiştim ama başka kızlarla olması içimi acıtmıştı. Daha şimdiden başkalarıyla zaman geçirmeye başlamıştı. Beni kendi iyiliğim için kendinden uzaklaştırma kararı almış olabilirdi ama ikimiz de acı çekiyorduk. O beni unutmak için başka insanlarla görüşürken ben en iyi 2 arkadaşımla zaman geçiriyordum. Bir başkasıyla konuşma fikri bile kulağa iğrenç geliyordu.

Garson, elinde içeceklerimizle üst kata çıktığında ikimizde sessizce birbirimizi inceliyorduk. Tek kelime etmeden içecekleri önümüze koyup yeniden bizi yalnız bıraktı. "Bir şey soracağım." dedim. "Dinliyorum." deyip dirseklerini masaya koydu. Parmaklarını birbirinin arasından geçirip dikkatle bana baktı.

"Jared ile eğer bir daha görüşmeyeceksem okulum ne olacak? Kendi okuluma mı döneceğim?" dedim. Afalladı ve "Bu konuda bilgim yok. Onunla bunu konuşurum." dedi. Başımı sallayıp onayladığımda içeceğinden birkaç yudum aldı. Tatmin olmuş gibi bir gülümsemeyle içeceğine bir süre baktıktan sonra yeniden bana baktı. "Konuşkan değilsin galiba?" diye sordu.

Eksik KaranlıkBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!