Keyif dolu okumalar canlar x Seviliyorsunuz ♡ Habibi bu bölüm senin x

Üzerimden soğuk terler boşalırken dik dik yüzüme bakıyordu. İki çift gözün bana aşağılarca olan bakışları yüzünden içimde oluşan koşarak orayı terk etme hissine rağmen hiçbir şey yapmadan öylece duruyordum. Jared beni desteklerce elini belime koyup beni içeriye doğru hafifçe iteklediğinde içeriye geçtik. Yüzüme sahte bir gülümseme yerleştirmeyi deneyip yutkunduğumda Jared'ın annesi olan bayan sert bir şekilde "Yapma." dedi. Aksanlı konuşması ve tek kelime ile kendini kesin bir şekilde ifade edişi karşısında duraksadım. "Burada sahte gülücükler sevmeyiz." dedi. Ne yapacağımı bilemeyerek Jared'a baktım ancak o babasına bakıyordu.

Babası elini uzattı ve "Böyle bir kız beklemiyordum." dedi Jared'a. Uzattığı elini titreyen elimle sıktığımda yüzünde sinsi bir gülümseme oluştu. "Ah, kendine güvenmiyorsun." dedi. Avcunu pantolonuna silerken de "Gereğinden fazla terliyorsun. Özellikle de bu havada." diye ekledi. Jared ise hala sessizce orada duruyordu. Yüz hatları sertleşmişti ama ailesi karşısında kuyruğuna basılmış bir kedi yavrusu gibiydi. "Kızı korkutuyorsunuz." dedi ardımızdan gelen bir ses. Herkes o yöne dönünce merdivenleri seri şekilde inen Aiden'i gördük. Yanımıza geldi ve bana çaktırmadan bir göz kırpıp gülümsedi.

Babası boğazını temizleyip "Masaya geçelim." dedi. Kimse bir şey demeden başka bir odadaki büyük yemek masasına doğru ilerledi. Kapı eşiğinde duran annesi kolumu tutup kulağıma "Erkeksi giyinmen hiç hoşuma gitmedi." deyip kendi giydiği açık mavi kalem eteğini çekiştirip düzeltti. Sonra ise ardını dönüp masaya ilerledi ve masa başında oturan eşinin sağına oturdu. Karşısına Aiden oturunca Jared kardeşinin yanına oturdu ve ben de onun karşısına yerleştim. Görevliler masayı donatmaya başlayınca Jared'a bana güven verecek bir gülümseme yollamasını belli ederce gülümsediğim an "Çok gülümsüyorsun." diyerek babası beni uyardı. "Özür dilerim." dedim gülümsediğim için ilk kez bunu yaparak.

Annesi açık sözlüydü, olması gerektiğinden çok daha açık sözlü. Tam yanında oturuyor olmama rağmen "Bu kızı nereden buldun? Bunu da mı sokaktan?" dedi. Kucağımda birleştirdiğim ellerim titriyorlardı. Kollarım beni çıldırtacak kadar çok kaşınıyorlardı ancak kaşıyamıyordum. "Hayatım, sakin ol." dedi babası. "Amelia henüz bize çok yeni. Zamanla ailemiz için ideal biri olacaktır." dedi. Sonra ise Jared'a doğru dönerek "Yani umarım zamanla ideal biri olacaktır." dedi.

Masa tamamen yiyeceklerle dolduğundan görevliler odada bizi yalnız bırakmışlardı. "Zamana gerek yok Steve. Yemeğe özel bir konuğu zaten davet ettim." dedi. Anlamayarak yan profiline baktığımda yüzünü kaplamış kötü gülümsemeyi fark ettim. "Sienna'yı arayan tek kişi sen değildin, oğlum." dedi kadın ve kapı girişinde duran beyaz elbiseli kıza baktı. Hepimiz oraya baktığımızda şok ile irkildim. Beyaz topuklu ve üzerine yapışan beyaz elbisesine rağmen yaralarla kaplı vücudu onun gerçekten kötü görünmesini sağlıyordu. Yüzündeki abartılı makyajı ve belindeki siyahımsı saçları olduğundan yaşlı görünmesini sağlarken üzerindeki inciden oluşan ağır takılar onu aşağı çekiyor gibiydi.

Yavaşça masaya yaklaşırken son anda beni görüp donup kaldı. Aynaya bakıyor gibiydim. Sadece ayna olması gerekenden fazla kirliydi. Jared sandalyesini arkaya itip annesinin yüzüne şaşkınlıkla bakarak "Bu da ne?!" diye bağırdı. "Sienna'yı bunca zaman ben ararken neredeydin? Onu nasıl buldun?" dedi. Sonrasında ise benim yüzüme, ardından Sienna'ya baktı. Gerçek olduğuna emin olmak istiyor gibiydi. Gözlerim dolmaya başladığında Sienna'nın Jared ile benim aramda gidip gelen bakışları bende durdu. Sonra ise onun gözleri de yaşlarla dolmaya başladı. "Onun ben olmadığını bilirken onunla çıkmaya mı başladın?" dedi Sienna.

Jared kendisine sorulan soruya cevap vermedi ve sadece Sienna ile bana bakmaya devam etti. İçimdeki duygu karmaşası beni boğarken "Yeter artık. Ben gidiyorum." dedim ve ayağa kalkıp kapıya doğru yöneldim. Sienna'nın yanından geçerken ürperdim. Kapıyı açıp çıktıktan sonra giydiğim topuklulardan daha da nefret ettim. Ne diye giymiştim ki sanki? Bahçe kapısına vardığımda ardımdan biri "Bekle!" diye seslendi. Ama bu seslenen kişi Jared değildi. Ardımı dönüp baktığımda Aiden'in koşar adım ardımdan geldiğini gördüm. Yanıma gelince elindeki anahtarı salladı ve bizden birkaç adım gerideki aracın kilidini açtı. "Seni eve bırakacağım. Bu havada yürüyemezsin." dediğinde "Taksiye binerim. Sizden bir şey istemiyorum. Hiçbir şey." dedim. "Amelia, saçmalıyorsun. Bin şu araca." dedi.

"Bu evden ve bu aileden ne kadar erken kurtulursam o kadar iyi." diye mırıldanarak yanına yürüdüm ve araca bindim. Arabaya binip onu çalıştırmasından sonra yola çıktık. "Bunu biliyordun." dedim. Bakışlarını yoldan ayırmayarak "Bunu beklemiyordum." dedi. Evden çıktık ve daha da hızlandı. "Sienna nasıl birden ortaya çıktı? Bu kadar..." Duraksayıp doğru ifadeyi aradım. "İyi giyimli olarak?" diye cümlemi tamamladım. "Bir süredir bu evde kalıyormuş. Bugün öğrendim. Daha doğrusu birkaç saat önce." dediğinde başımı camdan dışarı çevirdim. Ağlamaya çoktan başlamıştım ve mahfettiğim makyajım umrumda değildi. "Lisa'yı istiyorum." dediğimde "Peki. Seni ona götüreyim." dedi. Daha bir dakika geçmeden "Vazgeçtim." dedim. "Beni evime götür."

Lisa büyük ihtimalle Sienna'nın ölmemiş olması ve yeniden ortaya çıkmasına sevineceğinden dolayı benim üzüntümü umursamayacaktı. Ama gerçek arkadaşım olan Tesa ve Bella benim üzüntümü kendi üzüntüleri gibi yaşarken beni rahatlatacak şeyleri söyleyeceklerdi. Bana sarılmaları bile bana iyi gelecekti. "Ev adresini bilmiyorum." dedi Aiden aniden. Ona adresi söyledikten sonra ellerimle yüzümü kapatıp hıçkırarak ağlamaya devam ettim. Sonrasında ise çok önemli bir şeyi fark ettim.

"Herkes onu öldü biliyordu. Kanlı bluz ve saç gibi şeyler aldıklarını söylemişlerdi. Öldüğünü kanıtlayan şeyler. Onları ebeveynlerin mi yolluyordu yani? Siz psikopatmısınız?" dedim. Yüzüne baktığımda bana anlayışla bakıyordu. "Bu tehlikeli ve kirli bir oyun. Korunmak için korkutmak lazım." dedi. "Hangi anne oğlunun aylarca bir kız için acı çekişini görüp rahat olabilir ki?" dediğimde omuz silkti. "Muhtemelen bu işe bulaşmış her anne. Jared hassas biri oluyor. Özellikle kız gibi konularda. Onu tehdit etmek kolay bir hale geliyor. Bu yüzden bunu yapmışlardır büyük ihtimal." dediğinde içimden "Manyaksınız siz." diye geçirsem de bir şey demedim.

Evime giderek yaklaştığımızda "Sienna eskiden elbise giymez, takı takmaz ve özellikle topuklu giymezdi. Annem onu eğitmiş olmalı." dedi kendi kendine konuşur gibi. "Evlatlık da alsaymış. Aferin ona." dedim Aiden'e. "Sana söylemiyordum. Sadece sesli düşünüyordum." dediğinde "Sessiz düşün o halde." dedim. Konuşmayı kesip sessizce yolculuğa devam ettik. Evime gelince tek kelime etmeden araçtan inip kapıyı çarptım ve evin kapısını açıp içeriye girip o kapıyı da çarptım. Annemin "Erken geldin tatlım." dediğini duymama rağmen "Yalnız kalmak istiyorum." deyip odama hızlı adımlarla çıktım ve kapıyı ardından kilitledim.

Ayakkabılarımı bir kenara fırlattım ve üzerimdekileri öfkeyle çıkartıp hepsini bir köşeye attım. İç çamaşırlarımla yatağıma girip yorganımı üzerime çektim. Sırtımı yatağın başlığına dayayıp ayaklarımı göğsüme doğru çektim. Başımı dizlerime yaslayıp ağlamaya devam ettim. Kaybolmak istiyordum. Ufacık olmak ve gözle görülemeyecek bir şey olmak istiyordum. Saatlerce ağlamamın ve arada annemin çaldığını bildiğim kapıdan sonra ayağa kalkıp bir pencere açtım. Soğuk hava beni tokatlarca tüm bedenime çarpsa da umursamadım. Jared'tan almış olduğum ve ona geri vermediğim o sigarayı bulup yaktım ve parmakladım arasına sıkıştırdım.

Hava kararmıştı ve herkesin uyuduğunu biliyordum. Bu yüzden rahatlıkla alt kata inip bir şişe içkiyi odama kaçırdım ve bunu yaparken babamın içtiği sigara paketinden bir sigara daha aldım. Odama çıkıp kapıyı yeniden kilitledim. İkinci sigaramı yaktığımda ve şişeyi açtığımda aynadaki yansımam gözüme ilişti.

Bu ben miydim? Yıllar önce bu aynaya bakıp büyüyünce hayatı mükemmel olacak bir genç olacağımı hayal eden küçüklüğüm gözlerimin önüne geldi. Şu anki halimi görse tüm ümitleri yerle bir olurdu herhalde. Kırılmış binlerce parça şu an bana olduğu gibi kalbine batardı büyük ihtimal.

Elveda içimde yaşadığını sandığım küçük kız. Elveda.


Eksik KaranlıkBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!