*İyi okumalar canlar! Seviliyorsunuz ♡ *

Son mermi de sıkıldığında bu ufak çaplı çatışma bitmişti. Dışarıdaki korumalardan biri öldürülmüş. Diğeri ise ağır yaralıydı. Hala buraya kadar nasıl girebildiklerini aklım almasa da tek bildiğim şey Amelia onlar için değere binmişti ve onu canlı istiyorlardı. Jared ise saldırıya geçen adamların başı olduğunu düşündüğü kişiden bilgi istemişti. Aldığı bilgiyi yeterli görünce adama işkenceyi kesip tek mermi ile onunda işini bitirmişti. Lisa ise kendini; sıkıca kavradığı silahı ve tekmeleriyle iyi savunmuştu.

Bu tür silahlı veya silahsız çatışmalara biz alışmıştık. Jared yine pek kaygılı görünmüyordu. Hatta eğlenmiş gibi bir hali vardı. "Uzun zamandır burada çatışmamıştık, ha?" dedi Jared yamuk gülümsemesiyle. Lisa ise hafifçe kıkırdayıp olduğu yere oturdu. Gülümseyerek başımı salladım ve "Silah tutmayı özlemişim." dedim. Yanımdan geçerken tek elini omzuma koyup iyi işti derce sıkıp bıraktı. Zoey ile Huysuz'un bulunduğu odaya gidip onları dışarı çıkardı.

Amelia gözlerini kapatmış bir şekilde "Lütfen. Lütfen. Lütfen." diye mırıldanıyordu. Ne oldu derce baş hareketi yaptığımda "Bu tür olaylar onun için çok yeni." dedi Zoey. "Birinize bir şey oldu mu?" diye sordu Amelia hala gözlerini kapatırken. İyi olduğumuzu söyledim. Bu defa gözlerini açsa sorun olursa diye sordu. Yerdeki üç-dört cesetle birlikte ufak kan göllerine baktıktan sonra "Açma daha iyi." dedi Lisa. Onaylayan mırıltı sonrasında öğürdüğünde bir adım geri çekildim. Huysuz "Berbat derecede kan kokusu var! Kusacağım!" diye inledi.

Zoey atik bir hareketle onu kusmadan dışarıya çıkardı ve koridor boyunca ilerledikten sonra gözden kayboldular. "Sence alışabilecek mi?" diye sordum Jared'a. Omuz silkti ve "Zorunda." diyerek yanıtladı. Baş hareketiyle Lisa da ona hak verdi. Öyleydi de. Buna alışması ne kadar zaman alacak olsa da gerekliydi. Jared'ın onu kısa sürede bırakacağını da hiç sanmıyorum. Onu korumaya kendini resmen adamış biri. Sienna konusunda eli kolu bağlansa da bu kez ellerini bağlayan zincirleri parçalayarak bile kırmaya kararlı. Bu yüzdendi ya yeniden bir çatışmaya girmemiz.

Jared birkaç görevliyi burayı temizlemesi için üst kata çağırdı ve onlar gelene kadar bekledik. Otelde çalışan birkaç kişi odanın kapısına vardığında biri hariç hiçbiri şaşırmadı. İki bayan görevli yeri silmeye başladığında dört erkek ise cesetleri çöp poşetine koydular. Benimde nereye gittiğini bilmediğim diğer cesetlerin yanına gittiklerini biliyordum. Lisa ve Jared ile kapı aralığında durup koridora bakıyorduk ki içerideki iki kadının konuşmasına kulak misafiri oldum.

"Bu gerçek kan ve gerçek insanları öldürdüler! Polisi mi arasak?" Bunu dediğine göre kesin yeni bir çalışan olmalıydı. Şaşırmış olan genç görevli buydu. Kısık sesine rağmen duymuştum. Diğeri ise "Saçmalama Ivy. Böyle bir aptallık yapmayacaksın. Alış buna. Şimdi işe devam." diyerek onu azarladı. Ne garip isimler! Ivy filan. Eğer bir yerde okusam ilk düşüncem Nasıl telaffuz ediliyor bu? olurdu.

Görevlilerin işi bitince Zoey ve Amelia'yı bulmak üzere Lisa'yı yolladık. Jared ile ben ise salona geçip rahatça oturduk. "Herkes toplandıktan sonra biraz konuşalım. Ters giden bir şeyler var." dedi. Başımla onaylarca bir hareket yaptığım esnada içeriye kızlar girdi. Huysuz, bayılmak üzere gibiydi. Rengi solmuştu ve sarsak adımlar atıyordu. Eskiden olsa Zoey'nin onu patakladığını düşünebilirdim fakat artık ona karşı bir siniri yok gibi görünüyordu.

"Midye, gidip biraz uzan. Bir şey istersen veya herhangi bir şey olursa bana seslen, lütfen." dedi. O ise diretemeyecek kadar halsiz görünüyordu. Fakat buna rağmen "O odada uyumam ben." dedi. Gülümsedim. Jared başka bir kapıyı işaret etti. Ayaklarını sürüye sürüye odaya yönelen Amelia'ya Lisa eşlik etti. Kendini yatağa bıraktığını gördüm. Lisa da kapıyı tereddütle kapatarak yanımıza geldi.

Eksik KaranlıkBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!