*Canlar x Seviliyorsunuz! İyi okumalar dilerim :) *

  Hava daha aydınlanmadan uyandım. Kardeşimin oyuncağı ise yüzümdeydi. Onu yüzümden çekip komodinin üzerine koydum. Dilim kuruduğundan uyanmıştım ve mutfağa yönelirken merdivenlerin ışığını açtım.

  Mutfaktan bir bardak su aldım ve tam odama gidiyordum ki pencereden içeriye yansıyan ışığı gördüm. Bir araba karşı kaldırımdan yola çıkmıştı. Tek gördüğüm küçük bir araba olduğuydu. Odama yeniden yöneldim ve sıcak örtülerin arasına girdim. "Neredeydin?" diye inleyen Melina'ya "Susamıştım. Sende ister misin?" dedim. Reddettiğini belirten bir ses çıkartıp bana sokuldu. Gülümsedim ve uyumaya devam ettim.

  İkinci kez uyandığımda yanımda kimse yoktu. Gözlerimi ovup sırtüstü yattım. Başımı sola çevirip masa saatime baktım. Öğlen 11 olmuştu. Gece geç yatmama rağmen bu, uyanmam için kısmen erken bir saatti. Hele de yaz tatilindeyken. Havlumu kapıp tembel adımlarla banyoya gittim. Güzel bir duş uyanmamı sağladı. Odama geri gidip üzerime düzgün bir şeyler geçirdim. Islak saçlarımı topuz yaptım.

  Alt kata inerken biraz ses yapınca babamın eve gelmiş, uyuyor olabileceğini anımsadım. Sessizce salona indim ve etrafa bakındım. Annem veya kardeşim ortalarda yoktu. Odama çıkıp telefonumla ayakkabılarımı aldım. Evden çıkmadan kapı aralığına oturup ayakkabılarımı giydim ve kendimi sokağa attım.

  Dün geceki partiden sonra anladığım kadarıyla Tesa, Bella'nın evinde yatıya kalmıştı. Onları ziyaret etmeye karar verdim ve yolda yürürken saçımı açtım. Karşıdan karşıya geçmek üzereyken bana bir araba yol verdi. Yolun ortasındayken diğer şeritteki arabanın aniden kornaya basmasıyla havaya sekip koşarak karşıya geçtim. İyi bir küfür yediğime eminim.

  Sonunda Bella'nın ailesiyle birlikte kaldığı eve vardığımda gülümsedim. Merdivenleri çıkıp dairenin önünde durdum. Kapıyı çaldığımda açan olmadı. Büyük ihtimalle ebeveynleri işteydi. Kızlara telefon ettim ve biraz bekledim. Aynı anda kapıyı yeniden çaldım. Kapı açıldığında telefonu kulağımdan indirdim. Tesa dağınık topuzu ve kırışmış pijamalarıyla karşımdaydı. Yalın ayaktı ve benim yüzümden uyandığı belliydi.

  Beni kocaman gülümsemeyle selamladı ve içeri aldı. Topuzunu açmaya çalışırken kendi saçlarını yoldu. Uyumadan önce hep topuz yaptığını biliyordum. "Bella yüzünden dün gece uyuyamadım." dedi Tesa nedense mutlu bir şekilde. Sesini Bella'nınkine benzetmeye çalışarak "Hey Tess! Umarım rüyanda ruhları görmezsin. Ah Tanrım! Siyah bir şey geçti! Sende gördün mü? Onu gördün mü? Aman Tanrım!" dediğinde güldüm.

  Kıkırdadı ve "Bunu duyarsa canına okuyacak." dedim. Başparmağıyla arkasındaki koridoru işaret edip "O banyoda, müzikten de anlayabileceğin gibi. Beni duyamaz." dedi. Mutfağa geçtik. Başını buzdolabının içine gömerek "Bir şeyler yedin mi yoksa yıkanıp mı geldin?" diye sordu. "Açım." dediğimde masaya malzemeler yığmaya başladı.

  Bella banyodan çıktığında Tesa ise kahvaltı hazırlamaya yeni başlamıştık. Tess waffle yaparken Bella tabak çanağı masaya diziyordu. Bense birkaç malzemeyi kesiyordum. Benim telefondan açtığımız müzik ise eğlenmemize katkıda bulunmuştu. Hepimiz şarkıya eşlik etmekle birlikte hafiften dans ediyorduk.

  Güzel bir kahvaltı sonrası Tesa duşa girdi ve bizde salonda tembellik ettik. Koltuğa yayılıp televizyonu açtığımızda telefonumdan müziği kapattım. O esnada yabancı bir numaradan gelen mesajı fark ettim.

   "Dün geceki dans zevkliydi, Midye."

  Bella telefona eğilip mesajı okuduğunda ilk tepkisi "Midye mi? Bekle... Dün sen sadece onunla dans ettin. Tanrı aşkına Amy! Ona numaranı mı verdin sen?" oldu. Sinirle bana baktığında başımı iki yana sallayıp "Hayır, bunu yapmadım." diye karşı çıktım. Bir an bakıştık ve mesaja yeniden baktık. Tesa duştan çok çabuk çıkmıştı. Kendini yanımıza atıp "Neden çok önemli bir şeyi kaçırdığımı hissediyorum?" diye sordu.

Eksik KaranlıkBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!