*Öncelikle yeni okuyucularım varmış çok ama çok sevindim! Hepinizi çok seviyorum! Keyifli okumalar :D Bastille♡

Not: SİZ. MÜKEMMELSİNİZ! Bir haftada 480 görülme arttı gerçekten inanılmazsınız! :D Sonsuz kez öpücüklendiniz! ♡ *

Yavaşça gözlerimi açtığımda boynumdaki yoğun acıyı hissettim. Kısık bir sesle "Lanet olsun." derken gözlerimle etrafı taradım. Jared yanımda kıvrılmış yatıyordu. Etrafta birini göremeyince dün gece ikimizin de burada bir süre oturduğunu anımsadım. Yani en azından ben burada uyuya kalmıştım. Sonrasında o burada mı uyuya kaldı yoksa bilerek mi burada uyudu bilemiyorum. Üzerimdeki lila örtü aklıma Lisa'yı getirdi. Üzerimizi ya o ya da Jared örtmüştü. O esnada mutfaktan mosmor bir kafa çıkınca ufak çaplı bir çığlık attım ve saniyesinde Jared'i uyandırdım.

Lisa saçını boyamıştı. Mor saçlar ayrıca kısalmıştı da. Jared elleriyle boynuna masaj yaparken "Ne var? Ne diye çığlık atıyorsun?" diye sordu. Ona tabi ki yalan söyleyeceğim çünkü doğruyu söylersem kesin benimle dalga geçer. "Kabus gördüm. Çok hem de çok korkunçtu." dedim. Kalbim hala göğsümü delecek gibi atıyordu.

Gözlerini biraz kırpıştırdıktan sonra onları ovmaya başladı. Lisa ise çoktan salondaki koltuğa oturmuştu. "Neredeyse akşam oldu." diye de belirtti. Hızla kolumdaki saate baktım. "4 mü?!" dedim şaşkınca. Sesimin biraz yüksek çıktığını inkar edemem. "Saçın güzel olmuş." dedi Jared tebessümle. "Teşekkür ederim! Gerçi uyuyup uyandığım için biraz dağıldı." dedi sevinçle. Hala bir insan neden tüm saçını mor yapar anlamasam da "Yakışmış." dedim gülümseyerek. Başını sallayıp teşekkür ederken yüzüne kocaman bir gülümseme yerleştirdi. Jared "Seni Robin mi götürdü?" diye sorduğunda onaylarca başını sallayıp "Odasında uyuyor." dedi sormadığımız halde. Jared de başını salladı. Herhalde tamda bunu soracaktı.

"Acıktım ben." dedi Lisa mutfağı işaret ederek. Jared yarım bıraktığı masajına devam ederken "Sıra kimde?" diye sordu. Liz ise omuz silkmekle yetindi. Herkes sırayla yemek mi yapıyor yani? İşte göze girmek için bir başka fırsat! "Ben yaparım." dedim. Jared sinirle karışık şaşkın bakışlarını yüzümde dolaştırınca ürperip "Yani isterseniz?" diye ekledim. Lisa "Süper!" derken Jared "Hayır!" demişti.

"İçine bir şey atmamdan şüphe ediyorsan başıma Zoey'i bile dikebilirsin." dedim. Ardından espri yaptığımı anlamaları için sırıttım. "Ben dikilirim başında. Önce düzgün bir şeyler giy. Pijama ve dağınık saçlarla sokmam seni mutfağa." dedi. Baş hareketiyle yanıtlayıp ayağa kalktım. Ben yukarıya çıktığımda Jared'in boynunu çatırdatmak için benim gitmemi beklediğini gördüm. Bu beni gülümsetmişti. Odama girip üzerime kalın olduğu gibi rahat olan bir şeyler geçirip saçımı taradım. Ani bir istekle topuz yaptım ve alt kata indim. Ben mutfağa girince Jared peşimden geldi.

Ben mutfak tezgahına yaslanıp merakla ona baktığımda o da tam karşımdaki tezgaha tırmandı. Ayaklarını sarkıtacak şekilde oturup "Neler pişirebiliyorsun?" diye sordu. Biraz düşünüp "Çoğu çorbayı yapabilirim. Özellikle istediğin bir şey mi var?" şeklinde yanıtladım. Başını iki yana sallayıp "Sen seç." dedi. Yemek olarak yapabileceğim birkaç şeyi daha saydım ve Lisa da mutfağa girip bize katıldı. Hemen "Bence Amelia çorba ve domates soslu makarna yapsın çünkü diğer şeyleri yapacak kadar malzememiz yok." diye düşüncesini belirtti.

Başımı salladım ve Lisa ile Jared saydığım malzemeleri bulup yemek masasına yığdılar. Liz işi bitince mutfaktan çıktı. Gıcırdayan merdiven basamaklarının sesi kulaklarıma iliştiğinde yukarı çıktığını anladım.

Ben yemeği hazırlarken Jared ile tek kelime konuşmadık. Bana ondan nefret etmemi söylemişti. Bunu söylemesine gerek yoktu gerçi. Çünkü hayatımı alt üst ettiğinden dolayı ona aşırı derecede öfkeyim. "Bir şey soracağım." deyip yemeği karıştırmayı kestim. Ocağa sırtımı dönerek Jared ile yüz yüze gelmeyi sağladım. "Ben ne zaman buradan gideceğim? Veya ne zaman birileriyle telefonlaşıp biraz sohbet edebileceğim?" diye sordum. Cevap vermeyeceğini biliyordum ama içimdeki ümit kırıntıları yine de sormamı istiyordu. "Belki bir ara." dediğinde göz devirip önümü yemeğe döndüm.

Eksik KaranlıkBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!