Canlar! İyi moduma yazdığım bir bölümdü umarım seversiniz ♡ Seviliyorsunuz ve iyi okumalar dilerim! x

Güneş battığında aklıma gelen sessizdeki telefonumu kontrol etme kararı alarak oturduğum yataktan kalktım ve yerdeki paltoma ulaştım. Jared uyumamak için direniyordu ancak gözleri iyiden iyiye süzülmüştü. Benim hareketlenmem ile uzandığı yerde doğrulup ne yaptığımı kontrol etti. Ailem ile iki en iyi arkadaşım beni telefonla bayağı aramış ve bana mesajlar yollamışlardı. Önce annemi aramak aklımdan geçti ama Jared'ın ani bir öfke yaşamaması için yanına oturup telefonu hoparlöre alarak annemi aradım ve ekranı onun görebileceği şekilde telefonu aramıza koydum. "Artık hoparlöre almak zorunda değilsin, Midye. Sana güvendiğimi biliyorsun." dediğinde ona gülümsedim ancak telefonu olduğu gibi bıraktım.

Birkaç çalıştan sonra annemin ağlamaklı sesi odayı doldurdu. "Tatlım! Amelia, iyi misin?" dedi annem ardı ardına sorularını sıralamadan önce. "Amelia, orada mısın? Tatlım, iyi misin? Neredesin? Amelia cevap ver!" ve buna benzer bir sürü cümle kurduğunda onun sözünü kesme ihtiyacı hissederek "Anne sakin ol ve nefes al lütfen." dedim. Kısa bir sessizlik oldu ve "Neredesin? İyi misin?" dedi.

"Evet, anne. İyiyim. Şu an Jared'ın yanındayım. Her şey yolunda." dedim. Jared'a baktığımda başını bir kez onaylarca salladı. "Kızlar okulda son dersten kısa bir izin isteyip sonra geri dönmediğini söylediler. Hepimiz panik olduk, tatlım. Nereye kayboldun? Neden birden gittin?" dedi annem. Ona ne diyeceğimi ilk bilemesem de son anda aklıma gelen mazereti söyledim. "Kendimi iyi hissetmediğim için derse geri giremedim. Sonra da birkaç ani olay yaşadım ve telefonumu kontrol etmeyi unuttum. Şu an olaylar sakinleşince anımsadım. Özür dilerim." dedim.

Açıklamamdan şüphelenen annem bana ani olayın ne olduğunu sorunca Jared'a yardım dilerce baktım. Cebinden telefonunu çıkartıp hızla bir şeyler yazdı ve ekranı bana doğru döndürdü. Yazdıklarını yüksek sesle okumamı fısıldadığında annem "Amelia, orada mısın?" diye sordu. Annemi onaylayıp Jared'ın eski okulundan arkadaş edindiğim kıza sürpriz doğum günü yaptığımızı ve kızın aniden bayılması sonucu onu ayıltmakla uğraştığımızı yazan mesajı anneme okudum. Annem ise bu kez o kızın kim olduğunu sorduğunda onun Zoey olduğunu söyledim. Sonuçta hastalanıp hastaneye yattığımda annem Zoey'yi görmüştü. Annem onaylayıp hemen eve dönmemi söylediğinde "Pekala. Yolumuz biraz uzun ama. Yaklaşık bir saat." dedim. Homurdandı ve telefonu kapattım.

Jared ile toparlanıp evime gitmek üzere araca bindik. "Yarın sıkıcı bir şeyler yapalım mı?" diye sordu Jared durduk yere. Tek kaşımı kaldırmayı deneyerek "Bu da nereden çıktı?" diye sordum. Kıkırdadı ve aracı çalıştırıp yola koyuldu. Bense ona cevap isteyen bakışlar atıyordum. "Biliyorsun benim hayatım aksiyon dolu ve benim sıradanlarım ile senin sıradanların arasında fark var. Bir süre senin sıradan dediğin şeyleri yapalım diye düşündüm. Yan yana uzanırken seni sürekli zorla bir yerlere götürdüğümü ve sana hiçbir zaman fikrini sormadığımı fark ettim." dedi. Gülümseyerek oturduğum koltukta biraz aşağıya kaydım ve "Bana uyar." dedim. Başımı o yöne yeniden çevirip "Ne yapacağız?" diye sordum. Omuz silkip "Sen her ne istersen." dedi. Başımı salladım ve "Aklıma bir şey geliyor. Ama sen kesin sıkılacaksın." dedim.

"Hey. Ben seni bir yere götürürken fikrini sormadım. Şimdi beni huzur evine bile götürebilirsin. Umurumda olmaz. Sadece seni mutlu görmek istiyorum." dedi. Başımı sallayıp yarın nerede ve saat kaçta buluşacağımızı söylediğimde kabul etti. Okul çıkışı eve gidip bir saat içinde hazırlanacaktım ve beni evimden alacaktı. Aslında ben gideceğimiz yere yakın bir mekanı söylemiştim ancak o beni bundan sonra yalnız bırakmayacağını söyleyerek evimden alacağını söylemişti. Ayrıca bineceğim otobüste güvendiği bir adamı olacağını da belirtmişti.

Eksik KaranlıkBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!