*Zevkli okumalar canlar! Seviliyorsunuz ♡ *

  Gecenin getirdiği sessizlik ortalığa karışmış, ev halkının kimisini uyuturken kimisini ise salon koltuğuna sessizce yapıştırıp televizyona bağlamıştı. Ve bir de ben vardım. Odasında ne giyeceğini düşünen Amelia. Sonunda şort giyeceğim konusunda karar vermiştim. Bluz ise... Şey, orası biraz karışık.

  Kapım çalınca giysileri hızla dolabıma tıkıp "Gel." dedim. Annem yatacağını söyleyip iyi geceler diledi. Ona aynı dilekte bulundum ve Melina'nın uyuyup uyumadığını sordum. Bana onun çoktan uyuduğunu söyledi. Ardından kapımı kapattı. Bu gece babamın işlemediğini bildiğimden evden kaçmam daha zor olacaktı. Herkes uyusa kapıyı açıp rahatça çıkardım. Ama babam kesin gece yarısına kadar uyanık kalacak, sonra da annemin yanına sokulup uyuyacaktı.

  Bluzu da seçtim ve Vans giymeye karar vererek kombinimi tamamladım. Saçlarımı yıkadığım için iri dalgalar geri gelmişti. Onlara söz geçirmem zor olacak gibi hissedip başıma siyah bandana taktım. Böylesi daha iyi. Saati kontrol ettiğimde beni alacak kişinin yirmi dakika içinde geleceğini fark ettim. Yirmi dakika neyime yeter ki! Kaçış planı bulamadım bile!

  Hızla üzerime şortumu ve zebra desenli bol bluzumu giydim. Vans'larımı ayağıma tek ayak üzerinde durarak geçirdim. Hızla makyaj malzemelerimi kapıp sessizce banyoya yöneldim. Kapı kapalıydı. Yani biri içerideydi. Salona hızla göz attım. Babam madem salonda değildi lavabodaydı.

  Makyaj malzemelerimi siyah çantama tıkıp telefon ve birkaç parça önemli eşyamı da içine attım. Hızla alt kata koştum ve kapıyı sessizce açıp çıktım. Babamın beni göremeyeceği bir yer olan bahçe çitlerimizin arkasına çömeldim. Kısa sürede bir araba geldi ve içindeki erkek bana başıyla gitmemi işaret etti. Ayağa kalkıp arabanın camına yaklaştım.

  "Frank'in doğum gününe gidebilmen için aracın geldi, tatlım." dedi erkek. Frank'in tarifindeki arabaydı bu. Ne kadar korksam da arabanın kapısını hızla açıp içeri girdim. Babamın beni yakalaması daha korkutucuydu. Araç hareket haline geçtiğinde yakalanma düşüncemi geride bıraktım. Makyaj malzemelerimi çıkarttım ve düz yolda gittiğimiz sürece yapabildiğimin en iyisi olan makyajımı yaptım. Yaklaşık yarım saatlik kısa ve anlamsız sohbetlerle geçen yolculuk sonrasında parti alanına vardık.

  Ona teşekkür ettiğimde iyiliğini ancak dans edersek karşılayabileceğimi söyledi. Bu bir ilkti. İlk kez birileri bana yaklaşmak istiyordu. Normalde erkeklerin beni görmezden geldiğini anımsadım. Şimdi neden böyle olmuştu ki? Gülümseyerek başımı salladım ve içeriye girdik. Herkes çok eğleniyordu. Müziğin sesi ise oldukça yüksekti. Bella ve Tesa beni hemen fark edip yanıma geldiler. "Hani sen gelmeyecektin?" dedi Tesa azarlamaktan yoksun bir sesle. "Frank beni kaçmaya teşvik etti. Ailemin haberi yok. Bir saat kadar kalıp gideceğim." dedim gülümseyerek. Çantamı onunkilerin yanına koydum. Birlikte Frank'in yanına gittik ve onun doğum gününü kutladım.

  Dördümüz dans pistine gittik ve hoplayıp zıplamaya başladık. Gerçekten eğleniyordum. Alkol tüketmeyi sevmesem de Frank bu konuda da aklıma girmeyi başarmıştı. Ama sadece bir bardak birayı kabul etmiştim. Eve sarhoş veya içki kokulu gidersem işim biter çünkü.

  İçkilerimizi içerken komik sohbet bize eşlik ediyordu. Gülüşmeler müziğin sesini bastıracaktı neredeyse. Tesa birden bir soru sorarak hepimizin donmasını sağladı. "Seni buraya O mu getirdi?" Frank "O dediğin kim kuzen?" diye sorduğunda adını düşünmeye başladı. Bella'nın aksi bakışları üzerimdeydi ama "Hayır. Buraya beni Jared getirmedi." dedim. Bella daha rahatlamış görünüp gülümsedi ve içkisinden bir yudum aldı. Bu esnada Tess "Adı Jared mı?" diye sorarken Frank "Jared'ı nereden tanıyorsun?" diye sormuşlardı. İkisine de yanıt vermek yerine içkime sarıldım. Birkaç yudum boğazımdan kayıp giderken Frank boğulmama neden olabilecek bir şey söyledi.

Eksik KaranlıkBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!