Seviliyorsunuz canlar :D Şıpidik terlikli, Smiler'ın doğum gününü kutlar! :D

Okula gitmeyi kesmiş ve durumu biraz daha kabullenmiştim. Sahte bir karne hazırlanacaktı ve Robin ile Lisa boş vakit buldukça bana evde ders verecekti. Zoey beden öğretmenim olmuştu. Artık kendimi koruyabilmem gerektiği görüşünde anlaşmışlardı ve bir kez daha bir kukla gibi beni istedikleri şekilde oynatıyorlardı. Zoey ile düşman filan değildik ancak eğitime başladığımız ilk gün benden hıncını çıkarmış gibiydi. Birden bana "Yere yat ve 50 şınav çek." deyip önümde dikilmiş, bir bir saymıştı. Isınma egzersizi hakkında soru sorduğumda ise burada öğretmenin kendisi olduğunu ve soru sorma hakkımın olmadığını söylemişti.

Robin beni matematik konusunda yoruyordu ve Zoey'nin şınavları ile aniden zorlanan bedenim zihnimin matematiği algılamasını daha da zor kılıyordu. Robin bir ara önümdeki defteri alıp parçalara hatta atomlarına kadar ayıracak diye korktuğumda "Bugünlük bence başka çalışmayalım. Yeterince sinirlendirdim seni. Özür dilerim." dediğimde yatıştı ve boynundaki irileşmiş ürkütücü damarı normale dönmeye başladı. Beni onaylayıp çalışma odasından çıktı. Kendi odama girdiğim an kendimi yatağın üzerine bırakarak ertesi sabaha kadar uyudum.

Sabah ise her şey aynıydı. Zoey biraz daha yumuşak davranıyordu ve Lisa ile tek yaptığımız şey hatırladığım konuları pekiştirmek olmuştu. Saat gece 9 gibi tüm gündür ortalarda olmayan Jared karşıma çıktı. "Bir saat içinde hazırlan. Seni bir yere götüreceğim." dedi ve yanımdan geçip biraz ilerleyebildi ki "Nereye gideceğiz?" diye sordum. "Bar türü bir yer." diye yanıtlayıp ben başka bir şey söyleyemeden hızla alt kata indi.

Dolabın karşısına çöküp 'bar türü bir yer'de ne giyebileceğime baktım. Üzerime yapışan mini bir elbisem yoktu. Pembe gibi renkli bir şey giymekte pek içimden gelmiyordu. Oflayıp ayağa kalktım ve birkaç askıyı çekiştirerek elbiselere bir kez daha baktım sanki yeni bir elbise belirecekmiş gibi. Elbiselerden ümidi kesip etek ve bluzlarıma göz attım. Dizüstü bordo etek giyebilirdim herhalde? Üzerine ise siyah bir uzun kollu bulduğumda gülümseyerek dize kadar olan siyah çoraplarımı aramaya koyuldum. Üzerimi giyinip altın rengi birkaç takıyı da üzerime geçirdim ve makyaj konusunda Lisa'dan yardım istemeye karar verdim.

Saçıma gelişi güzel bir şekil verip makyajım hazır olduğunda kalın topuklu bilekte botlarımı giyerek alt kata yöneldim. Jared kapının yanında bekliyordu. Beni görünce gülümsedi ve kapıyı açıp dışarıya çıktı. Onu araca kadar takip ettim. Araçta yerlerimizi alınca "Neden böyle bir yere gidiyoruz?" diye sordum. Yüzünde ukala bir gülümseme belirdiğinde içimden bu işte bir iş olduğunu geçirdim. "Çok kalmayız. Bir şeyler içip geri geliriz." dedi. Niyeti neydi bilemiyordum. Beni sarhoş etmek istiyorsa bu kolay bir iş olacaktı çünkü iddiaya girerim ki bir bardak bira bile beni sarhoş edecekti.

Tüm gündür bir işe yaramayan beynim sonunda çalışmaya başlayınca kelimenin tam anlamıyla iç savaşa başladım. Her yanım ayrı bir şey söylüyordu. Zihnim "Jared beni sarhoş etmek istiyorsa bunu evde kolaylıkla yapabilirdi. Bara götürmesi anlamsız." diyordu. İç sesim "Beni kesin Sienna'nın en sevdiği bara götürecek." diye kıskançlık krizindeydi. Dilim damağım kurumuştu. Kalbim mi? "Jared'a lavcivert çok yakışmış. Gözlerini belli etmiş." diyerek apayrı bir alemde olduğunu belli ediyordu.

Kollarımı kaşıdığımı fark edince Jared görmeden kendimi durdurmaya çalıştım ancak gergindim ve açıklayamadığım bir sebepten dolayı kollarım kaşınıyordu. Ben durdurmuştum kaşınma olayımı ancak Jared göz ucuyla bakıp benim tedirgin olduğumu anlamıştı. "Sadece biraz dans edip sana alkolsüz bir şeyler içirip eğlenmeni sağlamayı istiyorum, Midye. Sadece benimle eğlenmeni." dediği an "Bu ne anlama gelmeli?" diye sordum. "Arkadaşların ve kardeşinle eğlendin ve kafa dağıttın. Bu gece ise sadece benimle eğlenmeni istediğim için yanımıza Lisa veya bir başkasını almadım." dedi. Sahte bir gülümseme yollayıp onaylayan bir mırıltı çıkardım.

Eksik KaranlıkBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!