İyi okumalar dilerim canlar! Seviliyorsunuz ♡ Bebetto'm bu da senin x

İnanmayı istemiyordum. Benim yüzümden en değer verdiğim varlığa zarar gelmesini hiç ama hiç istemiyordum. Boş bulunmuştum ve tam bir aptal aşığa dönüşerek çevremdekilere zarar vermeye şimdiden başlamıştım. En iyi arkadaşlarımdan uzaklaşmıştım ve şimdi de kardeşim ile en iyi arkadaşının başını olabildiğince büyük bir derde sokmuştum. Sadece sıradan bir çift olabileceğimize inanıp Jared'ı da buna inandırmayı başarmıştım.

Melina, en değer verdiğim şey, biricik kardeşim kaçırılmıştı. Benim yüzümden.

Suçluluk duygusu tüm bedenimi ele geçirmeye başlamıştı. Jared sabırsızca ileri geri gidiyor, perdeyi biraz açarak dışarıya bakıyor ve yeniden perdeyi kapatıyordu. Bense ne yapacağını bilemez halde ayakta öylece duruyordum. Zihnim simsiyah bir boşluk gibiydi. Önümü, ardımı veya diğer herhangi bir şeyi göremediğim karanlık bir boşluk. Her şey şu lanet olası boşluklar yüzünden başlamamış mıydı zaten? İçimde bir boşluk hissetmiş ve bu boşluğu kapatacak şeyin Jared'ın sevgisi olduğuna inanmıştım. Jared ise içindeki Sienna boşluğunu benimle kapatmayı denemişti. Beni sevdiğini söylüyordu, buna inanıyordum. Yalan söylemiyordu. Sonuçta nasıl sevdiğini söylemiyordu. Bir kediyi sever gibi mi yoksa kurumakta olan bir bitkinin suyu sevdiği gibi mi? Bundan hiç bahsetmemiştik.

İçimden milyonuncu kez eski hayatıma dönmek, tüm bu yaşananların aslında garip bir rüyadan ibaret olduğunu fark ederek rahat bir ohh çekmek istiyordum. Birinin beni çimdiklemesini hatta eğer beni bu kabustan uyandıracaksa tekmelemesini istiyordum. Elimden gelen her şeyi yaparak bu kabusu sonlandırmak istiyordum. Yeniden Melina'ya sarılıp uyumak, yeniden Tesa ve Bella'nın en yakın arkadaşı olmak, erkeklerden ne kadar uzak olduğum hakkında Bella ve Tesa ile yeniden hemen her gün konuşabilmek istiyordum.

Kapının önünde kulaklarımı delecek bir fren sesi duyduğumda paniğe kapılarak birkaç adım geriledim. Jared ise pencereden baktıktan sonra bana sakin olmamla ilgili bir cümle sarfettikten sonra kapıyı açıp tanıdık yüzleri içeriye aldı. Fakat aralarında bir yabancı yüz vardı. Elinde bir laptop çantası taşıyan bir kız. Hızla koltuğa oturarak laptopunu kucağına alıp inanılmaz bir hızla klavyede bir şeyler yazmaya başladı. Lisa ve diğerleri kapalı kapının önünde hazır bir şekilde durmuş, Jared'ın "Gidelim!" emrini hazır bir şekilde bekliyorlardı. Jared bana tanıdık gelmeyen bir numara söyleyip kızın laptop ekranına baktı. Hala ne olduğunu anlamamış bir halde onlara bakıyordum.

Neden geldiklerini biliyordum. Bunu tahmin etmek oldukça kolaydı. Ancak onları apayrı bir ciddiyetle görmek beni sebepsiz yere afallatmıştı. Daha önce gördüğüm bir manzaraydı. Siyah giymiş grup ve ciddi yüz ifadeleri. Fakat bu kez tanımlayamadığım bir ciddiyet vardı. Sanki neler döndüğünü biliyor ama bana söylemek yerine bunu ciddi yüz ifadeleri arkasında saklıyorlardı.

"Hareket halinde." dedi kız. Sonra bir adres söyledi ve duraksayıp Jared'ın yüzüne baktı. "Bu bariz bir tuzak. Çok dikkatli olmalıyız. Polis bu işe el attı. Bir hayalet gibi kimseye görünmeden yapacağımızı yapmalıyız." dedi kız. Zoey ise o anda "Ben hazırım." dedi. Ardından Lisa da "Ben de." diyerek onayladı. Sonrasında Robin de onayladığında Jared beklenen sözü söyledi.

"Gidelim."

Kapının önünde bekleyen Lisa, Robin ve Zoey hızla evden çıkarak kapı önünde bekleyen siyah araca bindiler. Kız ise onların ardından gitti fakat Jared bana "Burada kal ve kimseye konuşma." dedi. Onu reddettiğimde Brad'e seslendi ve Brad içeriye girdi. "Amelia'nın tek yapacağı şey salonda oturmak. Bir şey olursa ne yapacağını biliyorsun." dedi. Kaşlarımı çatarak "Beni bir çocuğa mı emanet ediyorsun? Hem de benim kardeşim kayıpken? Bu saçmalık!" diye karşı çıktım. "Şu an hepimize direnebilirsin. Ancak bir çocuk karşısında şu an savunmasızsın. Sana veya bu eve hiçbir şey olmayacak. Kardeşini alıp geleceğiz. Söz veriyorum." dedi ve kapıyı ardından çarparak evden çıktı.

Eksik KaranlıkBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!