Canlar x Mâlum, okul açıldı. Okul psikolojimi tam olarak bölüme yansıtmış olabilirim :D Keyifli okumalar dilerim! Seviliyorsunuz ♡ Yakışıklım bu bölüm senin olsun x

Gerçekten güzel bir randevu sonrasında eve dönüşüm pekte güzel olmamıştı. Ailem okula hiç gitmemiş olduğumu okuldan arayan öğretmenler aracılığıyla öğrenmiş ve bana oldukça kızmışlardı. Annem kendime çeki düzen vermemi söylediğinde içimde kötü bir his oluşmuştu bile. "Derslerin berbat, Amelia. Yeterince ders kaybetmen yetmezmiş gibi şimdi de okulu ekiyorsun. Kim bilir tüm gün boyunca neredeydin? Son zamanlarda sana ne olduğunu anlamıyorum. Sen böyle değildin." diye devam etti annem.

Sinirden dolan gözlerimle ona susmasını rica ederce bakıyordum ancak bakışlarımı anlamazdan geliyordu. Sonunda dayanamayarak "Anne." diye sözünü kestim. O an duraksadı ve yüzüme baktı. "Ben büyümekte olan bir genç kızım. Doğduğumdan beri beni anlayan tek kişi sensin ve artık değiştiğimi anlamıyorsun. Yanlış yorumlar yaparak beni daha da darmadağın ettiğinin farkında değil misin? Neler yaşadığımı bilmiyorsun ve hiçbiri umurunda değil!" dedim. Annemin tek kelime etmesine fırsat vermeden odama çıktım. Kapıyı ardımdan çarparak kapattım.

İlk defa aileme karşı kapıyı çarpıyordum ve bu sanırım ilk kırıcı kavgamızdı. Kalbim deli gibi atıyordu. Her an babamın yukarı çıkıp kapımı yumruklaması ve "Annene nasıl böyle davranırsın?" tarzında bağıracağını düşünerek daha da ürperiyordum. Rahat yaşayan çocuklardan değildim. Her zaman kısıtlıydım ve bu engelleri kırıp kendim olmamda Jared bana yardım ediyordu. Biraz isyan etmem gerekiyordu. Artık üç yaşında bir çocuk değildim. Ne yapabileceğimin ve ne yapamayacağımın farkındaydım.

Titreyen telefonum dikkatimi dağıtınca düşüncelerim rüzgara kapılıp kayboldu. Telefonumun ekranına baktığımda tanıdık bir numara gördüm. Şüphe ve merak beni esir aldığında cevapla tuşuna basmayı akıl ederek telefonumu kulağıma yaklaştırdım. "Selam Amelia." dedi hattın diğer ucundaki erkek. "Frank?" dedim sorarca. Gülme sesinden sonra "Evet, benim." dedi. Uzun zaman konuşmamış olduğumuzdan onunla bir süre sohbet ettik. Yine de sadece hal hatır sormak için aramadığını biliyordum. Büyük ihtimalle ya bir şey isteyecekti ya da bir parti veriyordu. Ne yazık ki kış soğuğu ile sinirleri gergin bir aile bir partiye gitmeme izin vermeyecekti.

"Pekala. Bu kadar sohbet yeter. Esas konuya geliyorum." dediğinde içimden biliyordum! diye geçirdim. Frank asla boşa çene çalmazdı. Mutlaka ya söyleyeceği bir olay ya da isteyeceği bir şey olurdu. Hatta bazen dedikodu yapar sonra da dinlediğim için bana teşekkür edip telefonu yüzüme kapatırdı. Sahte de olsa kıkırdadım ve "Söyle bakalım." dedim. Sabırsızlanarak "Duyduklarım doğru mu?" diye sordu. Tek kaşımı kaldırma çabasına girerek "Ne duyduğunu bana söylersen doğru veya yanlış olduğunu söyleyebilirim." dediğim an "Jared ile yeniden çıkıyormuşsunuz!" diye şakıdı.

Önce şaşırsam da sonradan aklıma Jared ile arkadaş olduğu geldi. Hatta onu kaçarak gitmiş olduğum partide Frank ile sohbet ederken görmüştüm. İkinci dansımızı ettiğimiz gece. İlk dansımız hala aklımdaydı. İlk dans müziğimiz zihnimin içinde usul usul çalmaya başlamıştı bile. Belki de oldukça saftım ancak daha önce hiç böyle hoş hissetmemiştim. Bu kadar değerli.

"Evet, öyle. Yeniden çıkmaya başladık." dediğimde güldü. "Bence ikiniz çok yakışıyorsunuz. Biliyorsun Jared belalı biri ancak arkadaşım olduğu için söylemiyorum ama gerçekten iyi biri." dedi. Onayladığımda Jared ile benden bahsetmeye başladık. Ona müze ve pizza olayımızdan bahsettiğimde bunun Jared olduğuna şaşırarak "Aynı Jared'tan mı bahsediyoruz, Amelia?" diye sordu. Ailemin duymasından rahatsız olarak kahkaha attım ve "Biliyorum! Kendimi değerli hissettiriyor. İlgilendiğini belli etmenin en güzel yollarını biliyor." dedim. Yaklaşık on dakika boyunca dedikodu yaptıktan sonra "Görüşürüz." deyip kapattı. Gülümseyerek ailemin davranışları yüzünden sinirimi bozmak yerine bugün yaşanan o harika olayları düşünme kararı aldım. Gülümseyerek giysilerimi pijamalarım ile değiştim ve yatağıma girdim. Tavanımı izlerken aklımdan Jared geçiyordu. Ben de aptal aptal tavana bakıp sırıtıyordum.

Eksik KaranlıkBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!