#14

10.7K 1K 294

1. Bilgisayarda oyun oynarken giden elektrik.

Bilgisayarda oyun oynuyorsunuz/ödev yapıyorsunuz ya da başka bir şey, önemli olduğunu düşündüğünüz kısımda elektrik gidiyor. O an gelen iç acısı, sıkıntı... Ayrıca yaptığınız şey ödev vb. bir şeyse kaydolmadığı için her şeyi baştan yapmak... Tam bir işkence.

2. En küçük bir kavgada ailesinin medeni olduğunu göstermeye çalışan kız itemi.

Sizden bıktık arkadaşlar, sizin ailenizde geçen olaylar zerre umurumuzda değil. Ya da çıkan bir kavgada dayak yiyince bağırarak "Daha benim babam vurmadı bana!" şeklindeki çıkışınız kimseyi etkilemiyor.

Ne vuruyorsun be, ne vuruyorsun? Daha benim babam vurmadı bana.s Gerizekalı.s

Ayrıca kitaplarımın altında özel hayatınızdan kesitlerle serzenişler yapmayın.

3. En karizma anda ortaya çıkan rezillik.

En kuul halinizle yolda yürürken kızlara bakıyorsunuz, onlarda size bakıyorlar ve nedense birden taşa takılıp düşeceğiniz tutuyor. Yeri öpüyorsunuz, harika. Ya da kızlar size bakıp gülüyor, sanıyorsunuz ki sizi beğendiler. Ardından eve gidip bir bakıyorsunuz kuş sıçmış. *alkış efekti*

4. Sabaha kadar çalıştığın sınavdan 49 almak.

YORUMSUZ.

5. Dondurma kutusunun içinden çıkan ıvır zıvır.

Annem sanırım bir çeşit işkence yapmak için dondurma kutularının içine dolma, et vs. dolduruyor. Her gün düzenli aralıklarla yaptığım bir hobi olarak; dolabın kapağını açıyorum ve dolabın içiyle anlamsızca bakışıp kapağı geri kapatıyorum. Bu açma kapama ritüeli sırasında gözüme çarpan dondurma kutusuyla seviniyorum ama içinden dolma çıkıyor. Üzülüyorum. Saklama kabı isimli bir icattan haberdarsınız değil mi güzel ebeveynler? O zaman bizde salça kutusuna dondurma koyalım ödeşelim.

6. Gelmesi gerektiği yerde ortada olmayan, gece yattığınız zaman aklınıza gelen emmeli gömmeli laflar...

Bir kavga oluyor, karşı taraf size laf sokuyor ve diyecek bir şeyiniz olmadığı için "Hıı sılık hıı.s.s" moduna giriyorsunuz. Ardından gece yatağınıza girdiğinizde tam o ana uygun harika ötesi süper muhteşem (!) bir laf aklınıza geliyor ve sinirden yorganı yiyorsunuz. Hayat ironik.

7. Bilgisayar bağımlısı misafir çocuğu.

Anlamıyorum benim odam çocuk kreşi mi ilan edildi? Ben bir anaokulu öğretmeni değilim, evimize misafirliğe gelen her çocuğun odama dalıp ipini koparmış boğa gibi etrafta koşturmasına gerek yok. Özellikle odama girip bana emreder tarzda bilgisayar oynamak istediğini söylemesine hiç gerek yok. Çünkü isterse para teklif etsin ben bilgisayarımı o misafir çocuğuna vermem, bunun en büyük nedeni zaten aile terbiyesi olan çocuk misafirlikte nasıl davranması gerektiğini bilir. Bu yeni neslin bebelerine verilen ayrıcalıkları uygun bulmuyorum. Çünkü biz misafirlikteyken yerimizden kıpırdayamazdık, şimdiki çocuklar odama girip bilgisayarıma yerleşmesi yetmezmiş gibi birde bilgisayarın ağzına sıçıyor. Bilgisayar misafir çocuğu için alındıda benim haberim mi yok? Birde gelip "Abisi birazda o oynasın." diyen ebeveyn kendisini anne veya baba olarak saymasın. Bize getirip bilgisayarda oyun oynattırmak için mi yaptınız o çocuğu? Abisi azıcık o oynasın, paylaş biraz, biz birazdan gidiyoruz zaten... Ondan sonra çocuk neden bencil, neden başkalarının eşyalarını sahipleniyor, neden sorma gereği bile duymadan milletin oyuncağını alıyor?... Doğru düzgün terbiye vermeden çıkartıp çıkartıp sokağa salıyorsunuz.

8. Konu kendileri olduğu zaman "İstisnalar kaideyi bozmaz." kafası yaşayan insanlar.

Açıklama yapma gereği duymadan örneğin babasını veriyorum şu an:

Okur: Atilla yanlış yazmışsın Türkçe'nin değil Türkçenin olacak o canım.

Yine aynı okur: Ne olmuş yani yanlış yazdıysam, TDK mıyım ben yahu?

Peki şimdi ben size soruyorum arkadaşlar; ben TDK mıyım?

9. Cahil insanlar.

Her şeyi eleştirmeyi seven insanla bir tutuyorum bu insanları. Üstelik cahillik o kadar kötü ve bulaşıcı bir şey ki önüne geçemiyorsunuz bile. İnsanlar at gözlüklerini çıkartıp çok yönlü olarak inceleme yapmayı öğrenseydi şu anda zaten bu durumda olmazdık. Ayrıca cahil insanlarda o kadar büyük ön kabuller var ki onları yıkmak neredeyse imkansız. Cahil insanlar asla başkalarının düşüncelerine önem vermez, doğru bildikleri yanlışlarla yaşarlar. Tıpkı bu kitabın birinci bölüm birinci maddesindeki gibi, hakaret etmek yerine araştırma yapsaydınız keşke. Yeni nesil müfredatı biliyor olabilirsiniz ama eskisini bilmiyorsunuz ve bu da sizi cahil konumuna düşürüyor. Fakat sizin yaptığınız gibi ben sizi ayıplamıyorum çünkü bilmemek değil öğrenmemek ayıp.

Cahil insanlardan korkuyorum çünkü onların öğrenmeleri çok zor oluyor. Bu yüzden bu tür insanlarla diyalog kurmaktan hoşlanmıyorum ama çaresiz kaldığınız zamanlar oluyor. Ben şimdi ne yapayım bu insanlara? Kalem mi atayım üzerlerine, kitap fırlatıp kaçayım mı?

10. Doğu ülkeleri açlıkla boğuşurken Batı ülkelerindeki obezite sorunu.

Böyle şeylere dikkat ediyor musunuz? Siz önünüzdeki yemeklere burun kıvırırken Afrika'nın bazı bölgeleri çamur yiyor. Ya da Amerika obeziteyi nasıl önleyeceğini düşünürken Afrika'da on kişiden dokuzu gece yatağına aç giriyor. Ve eğer bu dünya toprakları üzerinde hâlâ açlıktan ölen varsa, ölen insan değil; insanlıktır.

Mars'ta su arayan NASA'nın 2011 bütçesi 18,5 milyar dolar.

Somali'de su arayan insanları kurtaracak bütçe 1,3 milyar dolar.

Anlatmak istediğim bütün mesele bu, iyi günler.

Çok Güzel Hakaretler BunlarBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!