#47

5.6K 756 95

1. Saçma sanal ilişkiler.

Şimdi, bazı sorularım var. Bir, madem ayrılacaktınız neden sevgili oldunuz? İki, madem mesafeler bahane olacaktı en başında niye başladınız böyle bir şeye? Üç, burada kafaları uyuşmadıkları için ayrılmış olabilirler diyenler olacak o zaman niye adam gibi tanışmadınız? Danaya girer gibi ilişkiye girerseniz böyle şeylerle karşılaşmanız muhtemel. Hayvan gibi şiy yapiysinız.

Birde mesafeler aşka engel değildir diyenler halt etmiş, bundan önce değişiklik olsun diye kendime bir adet sevgili edineyim dedim fakat kendisi mesafeleri bahane ederek beni terk etti. Mesafe ilişkisi ne demek onu da bilmiyorum ya, ne bileyim görüntülü konuşma diye bir icat var en önemlisi adamlar otobüs biletini icat etmişler arkadaşlar. Böyle değişik ulaşım araçları var, 4G var, vatsap var hani bilmiyorsanız diye anlatıyorum. Zamanında millet gönderdiği mektuba cevap için bir ay beklerken sizdeki bu kafa ney? Mesafelerin amına koymayın şerefsizler, yolları mı sikiyorsunuz?

2. Bütün hayvanlardan korkan ve onlara hakaret eden insanlar.

...

Ya ben çocukken karınca yiyordum, arkadaşım kelebekten korkuyor. Gerçi insanlar olmadık hayvanları pişirip yiyor, korkmanız saçmalık. Korkulacak tek şey insan gibi geliyor bana.

3. Nihat Hatipoğlu'nun büyük bir mevsimlik işçi olduğu gerçeği.

Günümüzün en büyük mevsimlik işçisini hep beraber alkışlayalım. Her sene televizyonda sabahın üçüne kadar imanımı gevretti. Orucu bozan şeylerde bir değişiklik mi oldu yoksa ben mi bilmiyorum? Birde bu adam sadece Ramazan ayında televizyonda ve aldığı para seksen bin lira. SEKSEN BİN. 80000 LİRA. Ayrıca en lüks otellerde konaklıyor. Sonra televizyona çıkıyor, asgari ücrete şükretmenin yollarını anlatıyor. Gördüğünüz gibi böyle yarak kürek işler hep Türkiye'de.

4. İki erkeğin karşılıklı dondurma yemesi.

Kitabı okuyan erkeklere merhabalar. Muhterem arkadaşlarım, kıymetli okurlar... Kelimelerim lâl oldu şuan. Bu durumu nasıl açıklayacağımı bilmiyorum... Yanımda birisi dondurma yerken tedirgin oluyorum, fesatlık bende artık bir organa dönüştüğü için bakıyorum öyle aval aval. Karşımdaki kişi bir erkek olduğu zaman iş daha bir dolanıyor. Hmm dondurmayı böyle yiyen... Buraya sizin için üç noktayı yan yana getirerek sansürledim. Hadi yine iyisiniz.

5. Çok zayıf olduğunu hava atarak belli eden insan.

Bugüne kadar, hayatımda hiç zayıf olmakla övünen bir erkek görmedim. Fakat otuz beş kilo olduğunu iddia edipte otuz kilo olmak isteyen kızı gördüm. Acaba otuz beş kiloyum diyenler kimi yiyor burada merak ediyorum... Otuz beş kilo kız boğa gibi tepiniyor ortalıkta, ben otuz beş kilo olsam şimdiye hastane kapısında sürünüyor olurdum. Ne bileyim, zayıf olmak bir övünç durumu değil tamamen koskocaman bir bencillik. Yani, tamam zayıfsın anlıyoruz seni şu milyarlarca insanın yaşadığı dünyada tek zayıf sen olduğun için hepimiz alkış tutacağız sana. Şimdi yanında utanmadan kilonuzla ezdiğiniz 'şişman' arkadaşları gidip teselli edin, tabii yapabilirseniz.

6. Ödev olarak kitap özeti çıkartmayı uygun gören öğretmen.

Hepimiz kitabın özetini internetten buluyoruz sayın muallim. Okuyanlarda öylesine okuyor, çünkü öğretmenin kafası kafa değil. Gidip romanın bilmem kaçıncı sayfasında ne oluyor anlatın diyor. Kendisinin tuzu kuruda ben ona burada beş yüz sayfa kitabı cümle cümle ezberleyeceğim. Oldu yarrağım, oldu. Adam gibi işlerde olsak şaşıracağım zaten. Kitap okumak isteyen adam, gider kütüphaneye veya kitapçıya alır o kitabı okur. Notla korkuta korkuta bizi kitaptan soğuttunuz. Kütüphaneleri fotoğraf çekilmek için kullanan insanlara kaldık. Mutlu musunuz amın feryatları elinizi ayağınızı sikicem. Bir gün aşırı doz atardan ölüp gideceğim.

7. Sizin yerinize düşünmeyi seven insanlar.

Sen beni sevmiyorsun.
Zaten ben senin umurunda değilim.
Sen şimdi kesin sevmezsin bunu.
Kesin buna da laf edersin şimdi sen.

Bu tür insanları anlamıyorum, böyle deyince benim düşüncem mi değişiyor? Veya siz böyle kinayeli laf sokunca ne değişiyor? Şöyle laflar edenlere çok sinir oluyorum, laf sokuyormuş gibi geliyor. Ki bu lafı söyleyen insanın zekasına laf etmek istemiyorum ama, anlayın sizde beni. Al vazoyu sok ağzına sussun.

8. Saçlarının yarısı farklı kalan yarısı farklı kızlar.

Ben ilk defa bu modeli okulda bir öğretmende görmüştüm. Kadının saçları düz, kafadan başlayıp yarısına kadar kahverengi kalan yarısı da sarı. Ve kadının gerçek saç renginin o olduğunu zannetmiştim. Sonra herkeste görmeye başladım, böyle yarısı kahverengi kalanı pembe mavi değişik renkler. Ya ilk gördüğümde hoşuma gitmişti de şimdi milletin kafasında unicorn twerk yapıyor gibi görünüyor. Birde o kadar simetrik bir şey ki düz saçta sanki o renk saça yanlışlıkla eklenmiş gibi. Bence bu bir moda değil. Tıpkı Rihanna'ya özenip kafasının yarısını kazıttırdıktan sonra uzasın diye çim adam gibi gezen insanlar gibi tarz değilsiniz. Böyle moda mı olur amk? Boynunuza bağladığınız muşambadan daha garip lan. Şuraya random atın.

9. Annelerin çok iyi keskin nişancılar olduğu gerçeği.

Annem sokakta milletin evladına işkence ettiğimi görünce balkondan bana saksı fırlatıyor arkadaşlar. Aslında doğdukları gibi değil doğurdukları gibi keskin nişancı olabiliyorlar. Uzak menzilden terlik fırlattığı zaman nasıl acıttığını bilmiyorum ama... Bir gün dünya istila altına alınırsa asker olarak anneler kullanılabilir bence, ama onlar istemiyor. Onlar ateşteki yemekleriyle ilgileniyorlar.

Annem bir keresinde bana ikinci kattan oklava fırlatmıştı. Sonra geri getir onu deyip oklavayla dövdü. Bakın ne zor şartlar altında yaşıyorum, annem deli.

10. Bir ünlüye benzemek için yüzlerce kez estetik ameliyat olanlar.

Yazın bakayım şimdi Gogıla, Justin Bieber'a benzemek için estetik olan kızan diye. Çıkan fotoğrafa ve Justin Bieber'a bakın. Birde Kim Kardashian'a benzemek için estetik olan kızan yazın. Çıkan fotoğraftaki arkadaşın kaşlarına çok iyi bakın. Bu estetik cerrahlar taşak mı geçiyor bu insanlarla bilmiyorum. Ben bir ünlüye benzemek için o kadar parayı bok yolunda harcamaktansa ünlü olurum. Para falan kazanırsınız, o benzemeye çalıştığınız insanlarla takılırsınız. Ama yok hayır beya napcan işte

Birkaç gündür kafam kıyak, bilincim içkili geziyorum. Bu arada babamın gemisinde içkili parti var. Gelmek isteyenler babama bir gemi ve içki alıp gelsinler. Espri yaptım, hadi gülün. Bence komik. Neyse, fazla uçmadan çikolatalı süte geri dönelim biz. Sağlıcakla kalın.

Çok Güzel Hakaretler BunlarBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!