#32

6.8K 773 193

1. Eli ayağı tutan sağlam insanların engelli park yerlerini kullanması.

Ya bazen böyle gerizekalı şekilde otoparka gidiyorum. Orada oturup geleni geçeni seyrediyorum. Nedeni yok işte, canım istiyor. Engelliler için bir park yeri var köşede adam gidiyor orada park ediyor. Hani arabadan çıkanlara bakıyorum, hiçbir engelleri yok fiziksel durumlarından anlaşılıyor ama niye oraya park ediyorsunuz amk? Orayı engelli insanlar için yapmışlar özürlüler gitsin yerleşsin diye yapmamışlar ki.


2. Sevgilisinden dayak yiyen kız = ucuz.

Bizim sınıfta bir kız var, sevgilisi sinirlenince kızı dövüyor. Bildiğiniz yumruk falan atıyor, bu kız da o benim sevgilim hem döver hem sever diyor. Mal mısınız amk? Anneniz babanız sizi gidip elin şerefsizlerinden dayak yiyin diye mi onca zahmete katlanıyor? Yarrak başlığı yapmayın.

Cuma günü sınıftaki şu sevgilisinden dayak yiyen kıza inşallah ayrılırsınız diye bana küstü. Umurumda değil, pişman da değilim.

3. Salak seçim arabaları ve salak şarkıları.

Sabah seçimi halay müziği ile açıyorum. Akşam halay müzikleri eşliğinde uykuya dalıyorum. Bu seçmenlerin aklı yok mu ya? Biz arabayı görünce oy mu vereceğiz? Veya:

"Hmm, bu partinin çaldığı şarkı çok güzel. En iyisi oyumu ona vereyim." falan mı diyeceğiz nedir bu işkence?

Şayet o vakte kadar ölmez de reşit olursam bir metrelik oy pusulası önüme geldiği vakit hangi partinin logosu güzelse ona basacağım mührü. Veya hepsine basabilirim, olmadı resim falan çizerim. Bilemiyorum, güvenemiyorum.

4. Bazı şarkıların olmayan sevgilinin/aşkın acısını çektirmesi.

Teoman siktin ciğerimi. Eskiden, Teoman dinlerken sevgilim ve sevdiğim olmadığı zamanlarda, olmayan sevgilim için acı çekerdim. Tripkolik dinliyordum ve dertleniyordum. Alın tuğlayı fırlatın kafama.

5. İlkokuldaki müzik dersleri.

Flüt diye bir şey keşfetmiş birisi, müziğe hiçbir katkısı yok yemin ederim ya. Anca fıyk fıyk kuru gürültü. Birde bunu okulda müzik diye işliyorduk. İlkokulda koro halinde flüt falan çalardık, yaptığımız şeyin müzikle alakası yoktu ve ben flütü ağzımda tutup çalarmış gibi yapardım. Şimdi bu zıkkımın kökü dersi dokuzuncu sınıflar görüyor, müzik dersleri olduğu gün kulağım sikiliyor.

6. Öğretmene kaptırılan telefon.

"Ne yapıyorsun sen orada?"


"Telefon mu o?"


"Ver onu bana ver ver ver."


"Okul çıkışı müdürden alırsın."


-Okul çıkışı müdürün odasında-


"Evladım derste niye telefonla oynuyorsun?"


"Çocuğum cevap versene."


"İyi velin gelip teslim alsın telefonu."


Bok gibi okul yapmışsınız telefonla oynayınca ağzımıza sıçıyorsunuz. Olmamış bu okul, sistemi yeniden düzenleyin.

7. Türklerin şarkı sözü yazmakta berbat olduğu gerçeği.

Başlık üzdü. Akıl var, yetenek var, ilham var. Fakat illa gidip o gavurdan şarkıyı alacaz. Dünyada keşfedilmemiş bir sürü ritim var fakat siz hâlâ gidip milletin şarkısına yan sanayi oluyorsunuz ama yine siz bilirsiniz tabii.

8. En güzel şeylerin hep günah olması.

Ya mesela içki günah, sigara günah, nikahsız seks günah, Nicki Minaj'ın Anaconda'sını izlemek günah, günah günah günah. Fakat biz böyle şeyler yapmayız değil mi mübarekler, haydi gelin zemzem içelim.

9. "Sen ne anlarsın zaten?"

"Kanka sence bu nasıl?"


"Bok gibi."


"Öf sen ne anlarsın zaten ya?"


Madem anlamıyorum bana niye soruyorsun yarram? Mal mısınız neyin kafası bu? At kafası. Espri yaptı kertenkele vur götünü yerden yere. Tamam şaka yaptım komik değildi ok.

10. "Kanka bak seninki geliyo."

Saç-ma-lık.

Hem lafın söylendiği kişi rahatsız olur durumdan hem de ortada bahsi geçen seninki adlı şahıs olayı farklı yorumlar. Sikindirik işler işte, hadi yatın zıbarın. Canım sıkkın bu gece. Kendimi Sen&Ben bedavasını yanlışlıkla yırtan salak gibi hissediyorum.

Çok Güzel Hakaretler BunlarBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!