#4

18.6K 1.7K 808

1. "Hocom odov vordo."

Öğretmen bir ödev vermiştir mesela, sınıf otuz kişiyse diyelim bu ödevi yapan en fazla on kişi falan çıkar. Özellikle lisede bu sayı daha fazla düşüyor. Sınıf olarak anlaşırsınız, öğretmen ödevleri kontrol edelim deyince "Yoo vermediniz bilmiyorduk yapamadık." diye saf ayağına yatmak için sözleşirsiniz ve kontrol zamanı geldiğinde bilin bakalım kim "Hocom odov vordooo..." diye hönkürür? Tabi ki en önlerde oturan pek sevgili din kardeşimiz. Siz kollarından tutun ben kürekle vururum arkadaşlar.

2. "Lanet olsun dostum senin sorunun ne ha? Biz sadece Türkiye'de kendini İngiliz bebesi zanneden birkaç sübyanız."

Bu nasıl bir konuşma tarzı? Biz ki dünyanın en güzel dillerinden birisini konuşma şerefine ermişken "Tanrı aşkına!" nedir?

Canın cehenneme dostum tamam mı?

Tamam.s

3. "Oy verin yoksa hikayeyi siliyorum, bakın silerim görersiniz, oy verin baaağ."

Bir yazar profili vardır Wattpad'de; yazar popüler yazarlara özenerek başlar yazmaya ve hikayesi beklediği kadar oy almadığı zaman kendince tribe girer, hatta bunu küçücük (!) bir not adı altında hikayenin her bölümüne sıkıştırır.

Vermesinler ne olacak? Wattpad'de birçok popüler yazarı cebinden çıkartabilecek tanınmayan, hatta hikayesi beş altı oy alan yazarlar var. Herkes sıfırdan başlıyor, kimse bulunduğu konuma bir anda gelmedi. Zaten bir kitap oy almak, popüler olmak, ilgi görmek vb. saçma ve gereksiz sebeplerden dolayı yazılıyorsa o bir edebi eser, hatta kitap sıfatına dahi layık olmayan bir tuvalet kağıdıdır. Teşekkürler.

4. Ve dudaklarını yanağıma sürterek fısıldadı. (Ay burayı yazarken bir garip oldum agdgsgsdh)

Başlıkta +9 depo arkası mal Wattpad yazarı örneği var arkadaşlar. Bu gün bir kitap okuyordum, kitapta da yazar duygusal bir konuyu ele almış, yazdığı hikayede bildiğiniz aile dramı işleniyor. Ağlayanlar, bağırıp çağıranlar... Yazar arkadaşta çok güzel durduğunu düşünüyor olacak ki, bazı yerleri yazarken parantez içine random gülüş koyarak saçma sapan düşüncelerini yazmış. Umarım gerçekten bir kitap çıkartıp bastırdığınız zamanda sayfa aralarına parantez içinde random gülüş atarsınız ve kitabınızla birlikte yayınevide batar.

5. Gereksiz yere heyecan, bol keseden abartı yapan insanlar.

Bu konu hakkında tek bir örnek verip geçiyorum arkadaşlar; Türk erkeği sikini yanlışlıkla taşa sürter, dağı siktim diye anlatır.

6. "İyi günler, ben sınıfta öğretmen bir kişiye soru sorduğu zaman arkadaşım cevap vermeden eşekler gibi anırarak cevabı haykıran o gerizekalı. Biliyorum benden nefret ediyorsunuz."

Öğretmenin sorduğu sorulara parmağını kaldırmadan bağırarak cevap veren, öğretmen bir öğrenciye soru sorduğu zaman sorulan kişinin cevap vermesine fırsat vermeden haykıran bağıran anıran öğrenciler umarım kerhanede çaycı olmuşlardır.

Bir de öğretmenler "Sınıfın en çok çalışanı bu öğrenci." deyip her soruya atlayan bu dangalakları gösterirdi ya... neyse inşallah çaycı olmuşsunuzdur.

7. Ferhat; Şirin sevgilim senin için dağları deldim. Şirin; tamam.

Duygu patlaması yaşadığınız anların birisinde gider sevdiğinize destanlar halinde açılıp üç beş harflik cevaplar alırsınız ya... Evlat acısı gibi.

8. "Aa oğlum geldin mi?"

Anahtarı deliğe sokup kapıyı açıyorsunuz, içeri girip çantanızı girişe fırlattıktan sonra mutfaktan annenizin o güzel sesini ve kurduğu anlamlı (!) cümleleri duyuyorsunuz ya. Hayat ne güzel.

+Atilla?
-Efendim anne?
+Geldin mi annem?
-Hayır.

9. Çıkma teklifinizi reddeden kızın size daha sonradan "Nasılsın?" diye mesaj atması.

Meali:

"Ben seni reddettim ama bir yandan da kaybetmek istemiyorum, seni yedekte tutmak istiyorum, hani ne olur ne olmaz... Sen benim sevdiğim bir elbisem gibi dolabımda dur ama ben seni her gün giymeyeyim."

10. Kendisi Tecavüzcü Coşkun havasında gezen, söz konusu durum bir kızın yaptığı yanlış olunca bir iman timsali, doğru yolun göstericisi, Beşinci Boyut'tan fırlamış imanlı mümine dönüşen erkekler.

Bazı erkekler vardır, biliyorsunuz işte. Normalde akıl hep iki bacağın arasında, fakat sorun başkalarının -özellikle kızların- hataları olduğu zaman mahalle imamına dönen erkekler. Ayrıca bunların lafına kanıp acıların kadını rolünü üstlenen güzel dişilerimiz...

Kızlarınızı iyi yetiştirin; kendi kendilerine yetmeyi öğretin. Namuslu olmanın yürekten geçtiğini öğretin. Evden çıkar çıkmaz ilk köşede eteğinin boyunu kısaltmasına gerek olmadığını öğretin. İstediğini giymeyi öğretin. İnsanın ahlakının sadece kendi beyninde olduğunu öğretin. Kıskanılmanın sevilmeyle aynı olmadığını öğretin. Kıskanılmanın güzel, saygısızlığın kötü olduğunu öğretin. Beni çok kıskanır, dışarı çıkarmaz, şunu bunu giydirmez diyen adamla gurur duymamayı, bunun aslında kendine hakaret olduğunu öğretin. Arayıp "Neredesin, kiminlesin?" vs. diyen adama "Seni tanımadan önce nasıl davranacağımı bilmiyor muydum, haddini bil." demeyi öğretin. Eşlerini aldatan erkeklerin yanındaki ikinci kadın olmamayı öğretin. Oğullarınızı iyi yetiştirin; karşı cinse saygı duymayı öğretin. Gece yarısı evine geç dönen kadının, her kısa etek ile dolaşan kadının 'aranmadığını' öğretin. Bir kadının omzuna arkadaş olarak da sarılabileceğini öğretin. Dokunmaktan korkmamasını öğretin. Sevmenin değer verme olduğunu öğretin. Sahip çıkmayla sahibi olmanın farklı olduğunu öğretin. Bulunmaz Hint kumaşı olmadıklarını; olsalar bile burun silinen mendillerinde kumaştan yapıldığını, hiç kimseyi küçük görmemeyi öğretin. Ama bunları önce içinizde çocuğa öğretin.

-Albert Einstein

Çok Güzel Hakaretler BunlarBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!