#46

6.2K 819 298

1. Arka planda çalışmayan YouTube uygulaması.

Teknolojinin gelişmişlik düzeyini buradan anlayabilirsiniz arkadaşlar. Yani, şuraya yatacağım üzerime toprak atın, öyle bir durum bu. Ekran kilitlenince şarkının durması da cabası, uzaya merdiven yapıyor olmanız beni ilgilendirmez. O YouTube öyle devam ettiği sürece teknoloji g e l i ş m e y e c e k. Hayır Youtube, konuşma Youtube, tamam Youtube, açıklama yapma Youtube, şşş sadece sus Youtube.

2. Tüm apaçi şarkıları esrarengiz bir şekilde ezbere biliyor olmak.

Ben Bas Gaza Aşkım şarkısını nereden öğrendim? Veya şu Tripkolik isimli şahsın şarkılarını? Bilinçaltıma nereden girmişler? Ben nasıl ağır bir ergenlik içindeymişim ki, o şarkıları ezberleyene kadar dinlemişim? Lütfen birisi sol koluma bir damar yolu açabilir mi, öğrendiğim bu gerçeklerden sonra kendimi keyif verici maddeler kullanmaya yöneltebilirim de. Beynim en utanç verici anıları kenarda köşede saklıyor ve hafıza bölümünün %90'ını şarkılar kaplıyor. Dünya üzerinde bunca ritim varken sen gidip neden Tripkolik ve Arsız Bela'nın iki şarkısını ezberlersin ey beyin? Kova vurmaktan ciğerim soldu.

3. "Tumblr açıp anlamayınca giden insanlar, iyi ki gittiniz."

İyi ki gittiniz, sanki sitenin sahibisin de, gittikleri için seviniyorsun. Ben bu insanları vallahi anlamıyorum. Namaz kılarken secdede gizlice ot mu çekiyorsunuz ey cemaat? Şu iki üç yıllık Tumblr kullanıp, kimseyi yargılamayın diye aslan kesilenler vakti zamanında Tumblr'ın nasıl kullanıldığını anlamayan insanı ezikliyor. Görende sanacak yarım saniyede rubik küp çözüyorlar. İlk üye olduğumda bende Twitter'ı anlamamıştım. Bir kere genel olarak bakınca, tüm sosyal medya işleyişi birbirine benzer. Fotoğraf veya yazı paylaş, insanlar favlasın veya beğensin işte artık her neyse. Birde mesajla konuşup sohbet edin, bu kadar yani. Aynı şey Tumblr'da da geçerli, sadece bloğu düzenlerken baya bir kod değiştiriyorsunuz onu yapan da kendini mucit sanıyor. Neyse arkadaşlar, Tumblr'ı anlamayıp gittiyseniz bir kaybınız yok. Çünkü Tumblr bahsedildiği gibi önyargısız insanların dolaştığı bir sitede değil. Birde bu başlıktaki lafı söyleyen insan alsın bilgisayarını dedesine götürsün o adam yapabilirse hepimiz burada gerizekalı olalım. Anlaştık mı? Önyargısını sikicem artık yeter, Tumblr'da önyargısız ve samimi insanlar yok. Birkaç tane var onlarda köşe bucak kaçıyor, her şeyin bokunu çıkarttınız.

4. Karşılıklı oy, takip vs.

Bu işi yaparken, kitabı okumuş olsanız içim yanmayacak. Ne bileyim, okursunuz beğendiğiniz için oy verirsiniz veyahut beğenmezsiniz okumazsınız. Yani sabit bir düşünce olur, burada oy uğruna deliren kitlenin kafasını anlamıyorum. Verilen her oy başına para kazanan tek kişi Wattpad kurucusu, ve CEO kankisi ben. Size ne oluyor? Birde oy ve yorum başına para alınıyor olsa bu Wattpad'i sıvarlar, yani ciddi anlamda sıçıp sıvarlar. Neymiş efendim, o benim kitabıma oy vermiş bende onun kitabına oy vermek zorundaymışım, karşılıklı takip yapmazsam unf edermiş, sanki onun takipten çıkartmasıyla olmayan şirketim batacak sanki. Sen beni takip et birbirimizin hiç okumadığımız kitaplarına oy verelim akıl akıl gel sikime takıl.

5. Wattpad'in eskisi kadar iyi olmadığı gerçeği.

Şunları yazarken bilgisayar karşısında girdiğim şekilleri bir görseniz, ne yaptığımı sorgulamaya başlarsınız. Her maddede ayrı ayrı kahroluyorum, duvarlara sarılıyorum, yerde yuvarlanıyorum. Öyle bir kahır, yazarken yaşamanın uygulamalısını yaşıyorum. Kendi içimde paradoks yaratıyorum ve deli olup tekrar bilgisayar başına dönüyorum. Şimdi ben bu siteye taa bir yıl önce üye oldum ki geçenlerde benim buraya üye oluşumun yıldönümüydü. Biriniz kapımı çalıp şişe içinde çay getirmediniz vefasızlar, neyse. Bir yıl önce arkadaşlarım vardı, güzel insanlarla konuşuyordum. Yani reelden görüştüğüm insanlarla buradan da takılıyordum, kendi halimde yazıyordum. İlk gün 300 kişinin okuduğu kitap bir haftada binlere aylar sonra on binlere çıktı. Hiçbir şeyin farkında değildim, profili nasıl düzenlediğimizden haberim bile yoktu. Amaçsızca yazıyordum ve benim o saf halimle Wattpad harikaydı. Gereksiz insanlar ve yersiz dedikodular yoktu. Kitap okumak ve yazmak için açılmış bir sitede birbirini rezil etmeye uğraşan insanlarda yoktu. Arkadaşlarıma Wattpad kullanıyorum demeye utanıyorum arkadaşlar, 15-16 yaşında kızların porno kitapları yazdığı sitede ne yapıyorsun diye soruyorlar bana. Benim burada ne yaptığım belli de, siz ne yapıyorsunuz ya? Ne bileyim, anlamsız kavgalar, laf çarpmalar, asılsız laflar. Yakışıyor mu bilinmez ama, yine kendi kendinizi rezil ediyorsunuz.

Bu arada, 15-16 yaşında kızların porno kitapları yazdığı site tanımlaması komik değil mi? Bana komik geldi ve güldüm de...

6. Kanka gibi görünüp arkanızdan hakaret eden insanlar.

Ben anlamıyorum ya, böyle derinlemesine düşünüyorum. Her şey saçmalaşıyor. Bir insan niye arkadaşını satar? Bilmiyorum ya, beynim makarna oldu. Bir şey anlatamıyorum, yani özellikle bu konuda. Durup dururken, basit eğlenceler ve ortam değişikliği adına yaptığınız şeyler beni şaşırtıyor. Ne bileyim, Samanyolu ibretlik dizileri gibisiniz lan, kimisi arkadaşını satar gider erkek peşinde koşar, ötekisi sigara içki bilmem ne. Herkes Beşinci Boyut'ta kafiri mi oynuyor? Ne oluyoruz? Kestane satın, simit satın, ekonomiyi canlandırım ama arkadaşınızı satmayın anlıyor musunuz? Ciddiyetim kaçtı.

7. Bazı dizilerin aşırı derecede abartılması.

Yeter, yeter artık. Öykü'yle Ayaz'a bir şey diyeceğim şimdi burada, dilimize yeni küfürler girecek. Kusura bakmayın ama aşklarına sıçasım geliyor, arkadaşım Doğuş bile beni iplemiyor ve Kiraz Mevsimi izliyor. Ne varmış diye oturdum izledim, geri zekalı gibi davranan bir kızla çoooook yakışıklı bir erkek var. Klasik, milletin Ayaz'da ne bulduğunu da çözemedim. Final bölümün fragmanına baktım, evleniyorlar. Başka ne olacaktı sanki? Millet sizin kafanıza göre yaşıyor, mutsuz son olunca reyting düşücek para alamıycaklar. Ha birde şunu gördüm, Öykü'yle Ayaz'ın sevişmesini isteyen insanlara rastlıyorum. Artık ne varsa, dizinin takıntılı izleyicileri olmuşlar. Gördüğünüz her yakışıklı erkeğin altına mı giriyorsunuz da kızı adamın altına yatırmaya bu kadar heveslisiniz? Artık ikinci sezonda da çocukları olur onları mafya kaçırır. Arka sokaklar bile final mi oldu sezon finali mi oldu öyle bir şeyler, ciğerimizi söktünüz yemin ederim böyle bir işkence olamaz. Adam gibi dizi senaryosu yazmayı bilen insan yok Türkiye'de. Yarrak gibi şeyleri izletiyorsunuz millete. Şimdi galeyana gelip Türkiye'nin genel durumunu anlatan bir dizi/film yazıcam sonra bunlar ne lan andaval siktir git şurdan diye ülkeden sürgün edicekler beni. Benim yazacağım dizide sansür olmaz, küfür gırla, tecavüze uğrayanlar, hırsızlık yapanlar. Düşününce böyle bir şeyi yazsam beni hapse atarlar lan. Yeni bölümleri mektupla dağıtırım artık. Biriniz şuraya random atın ben ciddiliğimi bozamıyorum.

8. Küfürlü şarkı dinlerken annenizin odaya girmesi.

: )

Ve küfürlü şarkı devam ederken annenizle aranızda geçen garip bakışma.

Ya en uygunsuz zamanlarda odaya girmek, Tumblr ana sayfada dolaşırken, küfür ederken, şu fesatlarında gönlü olsun bu arada anladınız siz, anne baba olmanın şanındandır arkadaşlar. Eğer anneniz odaya olmadık zamanda dalmıyorsa, o anne olmamış. Aldığınız yere iade edin ve garanti belgesini gösterip sıfır modeliyle değiştirin. Birde şu var, ders çalış çalış çalış çalış çalış çalış, beş dakika mola ver telefonu eline al anne odaya girsin.

"SEN SAATLERDİR TELEFONLA MI UĞRAŞIYORSUN?" gel de anlat bakalım inanıyor mu sana.

9. Irkçılık yapanlar.

Bence olayın en başında sorun var. İnsanları gruplara ayırmak bile bir ırkçılık değil mi? Derinin rengi farklı olunca ne oluyor? Siyahi insanları eziyorlar biliyorsunuz ya, nigga kardeşlerimi dışlıyorlar falan. Eğer bokunuz altından değilse bence kimseyi dışlamayın. Bokunuz altındansa eğer onu yiyin, belki kafanıza akıl girer. Siyahi insanlar kadar kuulu var mı lan? Ben siyahi kadınların memesinden çikolatalı süt çıkıyor zannettiğim için anneme neden siyah değilsin diye kızıyordum, siz dışlıyorsunuz. Yapmayın yav.

"Bu hayatta nefret ettiğim iki şey var, zenciler ve ırkçılık yapanlar."

10. En yakın arkadaşınızla durup dururken aranıza giren soğukluk.

Ah neşesi yeter, ne üzücü başlık. Açın bir şişe it öldüreni, hepimiz sürünelim şurada. En yakın arkadaşınızla aranıza durup dururken bir soğukluk giriyor, önce nedenini sorduğunuz mesajlara geçiştirme cevaplar, sonra selamı sabahı kesmek ve en sonunda tamamen biten diyalog. İki tarafta farklı sebeplerden birbirinden uzaklaşıyor, ben üzülüyorum. Çikolatalı süt isteyen var mı?

Çok Güzel Hakaretler BunlarBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!