#41

6.6K 810 139

1. Sözde yazar olan herkesin Tumblr'dan şiir bulduğu gerçeği.

Tumblr icat oldu yazarlık bozuldu gençler. Artık herkes oradan söz araklıyor. Kendi götünden uydurup bir şeyler yazan insan sayısı azaldı. Millet Tumblr'dan sözler diye Wattpad'de kitap yazıyor. Biz Tumblr'da o şeyleri aratamayacak kadar özürlü müyüz? Ne demek istiyorsunuz bize? Fazla alıngan oldu bu dimi? Ne diyeceğimi bilmiyorum ya, bir gün gerçek şiirin nesli tükenir diye ödüm kopuyor. Son kelime bükücüler yazmayı bırakırda Tumblr'dan çakma sözler okuruz diye aklım çıkıyor. Bizim sınıfta bir kız üst sınıflardan birisine aşık olmuş, onun için el yapımı bir defter aldı. İçine de kendi duygularını değil Tumblr'dan bulduğu sözleri yazmış, saçmalığa bakar mısınız? Tumblr'a aşk, şiir, cart curt (?) yazınca ne kadar sevdiğimiz anlaşılıyormuş gibi. Zaten çocuk bir hafta son eski sevgilisiyle barışmış kız öylece kaldı ortada. Defteri de çöpe attı. O güzelim defteri attı. Sayfaları saman kağıdından, kapağı da gerçek yapraklarla kaplıydı ve üzerinde ağaçtan yontulmuş bir kaplumbağa vardı. O DEFTER ŞUAN ÇÖPTE. Aklıma geldikçe üzülüyorum ya, zaten benim defterde gözüm kalmıştı.

2. Temizlik takıntısı olan insanlar.

Bknz: annem. Kadın tavanı siliyor ya. Yerleri sile sile magmaya yaklaştığı için geçen gün üşenmemiş almış eline bezi tavanı temizliyor. Bu temizlik hastası insanlar bir garip oluyor. Temizlik yaptıktan sonra o temizlenen yer bir daha hiç kullanılmasın hep temiz kalsın falan istiyorlar. Bizim sınıfta bir kız var, her gün odasını temizliyor. HER GÜN. Çantasını yere koymuyor ve ben sınıfa girdiği gibi çantasını sıpıtan birisi olduğum için garip geliyor. Duş alacağı zaman önce banyoyu çamaşır suyuyla temizleyip öyle banyo yapıyor ve ona bir şişe çamaşır suyu verirseniz hayatının sonuna kadar onunla yaşayabilirmiş. Herhalde çamaşır suyunu içecek? Birde asıl takıntılı olan Fatma öğretmen ve annem yiyecekleri çamaşır suyuyla yıkıyor. Şuana kadar nasıl zehirlenmediniz derseniz, meslek sırrı. Birde annenize atar yapıp kızıyorsunuz ya, kızmayın onlara. Çünkü onlar keş, balici. Evde akşama kadar kokluyor ojeyi, asetonu, çamaşır suyunu sonra kafası güzel dolanıyor ortalıkta. Ben anladım artık, çok temizlik yapanın kafası da kıyak oluyor. Bu yüzden otuz yaş üzeri kadınların hepsi birbirine benziyor. Uzak menzilden nokta atışı ile terlik fırlatma, kaybolan eşyayı yedi saniye içinde bulmak falan hep bu çamaşır suyunun yan etkisi, mutasyon falan.

3. Altın gününe gelen teyzelerin tüm yemeği yemesi.

Ya sen o kadar yemeği nerene yiyon allasen bir açıkla bana? Bu nedir arkadaş ya, eve bir geliyorum kapının önü bir yığın ayakkabı, cami ayakkabılığı gibi. İçimi bir üzüntü kaplıyor, neyse teyzeler geldiyse güzel yemekler yapılmıştır diye teselli ediyorum kendimi. Mutfağa bir giriyorum, domuz ahırı gibi her yer her yerde. Ayıp olacak ama camış gibi yemişler, tabağımı kaldırayım evin ağzına sıçmayayım diye düşünen yok. Birde bunlar kızan getiriyor eve en nefret ettiğim mahlukat türü, sonra sabırlı olma savaşı veriyorum. Üstelik bana yemek kalmıyor, hatırlıyorum tabaklarda kalan artıkları yiyordum ben evde ikinci sınıf insan muamelesi görüyorum. Çoğu zaman her şeyi yedikleri için ben aç kalıyordum lan insafsızlar. Bu teyzelerin ortak huyu, ay bu yemek güzel olmamış deyip yemeye devam etmek ve daha çok yemek. Birde şu var, koltuklar hiyerarşik düzene göre dizilmiştir en başta kabile reisi oturur. Dedikoduyu o başlatır o bitirir. Sevgili teyzeler komitesi başkanı tombul hanım, gözünüzü seveyim yapmayın.

4. Banyodaki örümcek.

Evcil hayvanım oldu kendisi, bir ihtiyacı da yok. Öyle bulduğu sinekleri falan yiyor, kendince geziniyor ortalıkta ağ falan atıyor fış fış diye. Fış fış. Masrafsız hayvan. YA SEN ÖRÜMCEKSİN, BİZİM BANYODA NE YAPIYORSUN? Senin yaşam alanın orası mı abicim yapma lütfen. Milletin örümcekleri ısırınca felç bırakıyor, bizimkisi banyoda yıkanırken götümü izliyor. Yazıklar olsun. Bu arada fış fış.

5. Kadına şiddetin son yıllarda artmış olması.

Hz. Ömer zamanında kızlar canlı olarak toprağa gömülüyordu. İnsanlar kadını cinsel birleşme ve çocuk doğurma 'aracı' olarak görüyor. 2013 istatistiklerine göre erkekler 214 kadını öldürdü, 167 kadına tecavüz etti, 241 kadın şiddet gördü, 161 kadın cinsel tacize uğradı. Şuan yıl 2015 ve 2 yılda bu olaylar %110 arttı. Bu yıl altı ay içinde 153 kadın öldürüldü. Son dört senede binden fazla kadın yaralandı. 71 ilde 783 erkek şiddeti vakası yaşandı. Ben bunları daha sayarım ama elim gitmiyor dahasını söylemeye. Bu ölen kadınlardan 104 tanesinin ölüm sebebi tecavüz. Şimdi ben ne desem burada boş, erkekliğin övülmesi erkeğin kadından üstün görülmesi bana göre bu cinayetlere ortak olmaktır. Yaşadığımız toplumda ve günümüz şartlarında Allah'ın bir insana verebileceği en büyük ceza onu erkek olarak yaratmaktır. Ne bileyim bu kadar din konusunda baskıcı bir ülkede yaşıyoruz, herkes dinine bu kadar körü körüne bağlı olduğu halde nasıl kıyıyorsunuz o kadınlara? Cennetin annelerin ayakları altında olduğu müjdelenmişken utanmadan o ayakları kırmaya çalışmakta şerefsizlikten başka bir şey değil.

12 yaşındaki kızı telli duvaklı gelin etmek gayet normaldir bu ülkede. Ayıp olan sevgiliyle el ele yürümektir. Mini etek giymek ayıp ama bakmak sevaptır mesela. Zihniyetlerinde olmayan ahlakı giydiğiniz kumaşlarda ararlar.

6. İlgi çekmek için ateist taklidi yapan ergen.

Yani sizde haklısınız, ülke karışmış neyin ne olduğu belli değil. Baskı gördükçe insan dininden soğuyor ki sözde burası laik bir ülke. Başka bir dini inancınız olabilir, çok başka şeylere inanabiliriz ama bunu saklı tutmak gerekmez mi? İnanç insanın kalbiyle yaptığı bir şey, çok gururlanılması gereken bir şey gibi ben ateistim diyen insanın samimiyetine inanasım gelmiyor. Ayrıca şöyle bir şey var, on beş yaşında ateist, deist vb. falan feşman inanışları benimsediğini milletin gözüne soka soka anlatan ergenlerin nüfus kağıdında dini İslam yazıyor. Ben daha Allah'ın baş harfini küçük yazmaya çekinirken başkalarının gelip hiç düşünmeden Allah'a küfür etmesi de saygısızlıktan başka bir şey değil. Ne bileyim, herkes sahte, herkes gösteriş meraklısı. Ateist oldun geldin benim dinime küfür ettin tanrıtanımazlık yüceldi mi? Bu ergenlere ne yediriyorsunuz siz ya? Beyin satılsa keşke.

7. Anneler ve babalar günü reklamları.

Benim hoşuma gitmiyor. Alışamadım bir türlü şu reklamlara, benim annem babam yanımda ama aklıma hep ailesi olmayanlar geliyor. Doğru düzgün annem için sevinemiyorum bile. Ne bileyim, iki üç tane kolye satmak adına annesiz insanları üzmek hak mıdır? Veya on tane gömlek fazla satacaksınız diye Soma'da babasız kalan çocukları ağlatmak reva mıdır? Kazanacağınız fazladan üç beş kuruş için düşüncesiz davranmak? Bilmiyorum.

8. Bana abi diyen insanlar.

Arkadaşlarım, kader ortaklarım, yol arkadaşlarım, ey kıymetli cemaat. Ben daha on altı yaşındayım, yaşımı ifşa ediyorum, bana niye abi diyorsunuz ya? Sebebi nedir? Benden büyük olanlara da, küçük olanlara da aynı davranıyorum ben. Utanıyorum yav, burada bir adam bana abi diyor. Rahatsız olmamak elde değil, hepiniz bana kendi yaşıtınızmışım gibi davranın öyle daha güzel olur bence.

9. Mağazada peşinizden gezen görevli.

Abla ne istiyon benden? Sadece bakıyorum, bir ihtiyacım olursa ben gelir söylerim ağzım var, hırsız değilim ben bir şey çalmıycam gezme arkamda.

Ya gerçekten mağazada götümün dibinde dolaşan görevli yüzünden hırsız gibi hissediyorum. Çalmamış olsam bile emin olamıyorum, acaba bir şey mi çaldım lan diye düşünüyorum. İnsan tedirgin oluyor, ne arıyorsunuz ben yardımcı olayım diyorlar ya, deli oluyorum. En çok insanın götünün dibinde dolanan görevlilerin olmadığı mağazalara bayılıyorum onlarda bana bayılıyor. Öteki türlü rahat edemiyorum. Birde bir markete girip hiçbir şey almadan çıkınca hırsızlık yapmış gibi hissediyorum, geri dönüp bir şeyler alıp öyle çıkasım geliyor. Aranızda mağaza çalışanı olan varsa arkadaşlarına söylesin kendimizi potansiyel suçlu gibi hissediyoruz yeter bize çektirdiğiniz.

10. Yırtık pantolonlar.

Bizim okulda bir kızda gördüm iki dizi de böyle komple yırtık. En son geçen sene babama kedi saldırmıştı, pantolonuna çizik falan atmış babam öyle insan içine çıktı ve herkes pantolonun öyle üretildiğini zannetti. Bu yırtık pantolonu giyen insanlar kışın ne yapıyor? Üstelik çok pahalı bu pantolonlar. Kışın çok fena yel alır. Moda mı? Hayır. Güzel mi duruyor? Hayır. Saçma mı? Evet. Kendi kendime sorup kendi kendime cevaplamayı bırakmalı mıyım? Evet. Birde bu şey şimdi erkekler arasında da moda. Gördüğünüz yerde vurun. Ya yırtıktan bacak kılların görünüyor be insan, be evlat, be... artık ne diyeyim. Giyilir mi öyle şey yav? Bir şeyinde bokunu çıkartmayın be kardeşlerim, arkadaşınızda gördüğünüz şeyi almayıverin be popüler kültürün köleleri insanlar. Sikik bir moda olduğunu bilmesem namaz kılmaktan dizleriniz parçalanmış diyeceğim.

Çin'de yapılan köpek katliamını durdurmak için Change.org sitesindeki Yulin Köpek Yeme Festivali'ni Durdurun adlı çalışmaya oy verin.

Helo çıldır hav ar yu tudey let iz sipik nav gud bay çıldır. İdealim yok, televizyonun taksiti bitsin inşallah onu da alacağız. Süt fırlatın bana, çikolatalı olsun.

Çok Güzel Hakaretler BunlarBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!