#13

11.4K 1K 356

1. Para üstü yerine sakız veren bakkal.

Sonra neden Türkiye olarak gelişemedik? Adam on kuruşu vermek istemiyor onun yerine sakız veriyor. Ben sakız sevmiyorum ki, cak cak cak (?) yolun ortasında geviş getiriyormuş gibi, insanın çenesini ağrıtıyor. Saçma sapan bir icat.

Sen para üstünü sakız olarak çeviriyorsan bende aldıklarımı para yerine sakızla ödeyeyim, var mı böyle bir mantık?

2. Meraklı insanların önüne geçilemez soruları.

Bazı insanlar var, her şeyi bilmek istiyor. Özel hayata dair şeyleri bile öğrenmek istiyor, durmadan soru soruyor. Cevabı alamayınca da çirkinleşiyor. Sen insanların özel hayatını öğrenince ne kazanıyorsun, ne geçiyor eline? Dedikoduyla şarj olan insanlar var ya. Milletin durumu seni ne ilgilendiriyor anlamıyorum, dedikodu yapan insan dedikodu yaptığı kişinin etini çiğnermiş diye bir şey duymadınız mı siz hiç? Dedikodunun günah olduğunu bildiği halde yapmaya devam edenlere alkış. Büyük iş yaptınız.

3. Her şeyi Illuminati'ye bağlayan insanlar.

Ömrümüzü çürüttünüz. Özellikle Youtube'da Türkler çok yapıyor bunu. Her videonun altına Illuminati incelemesi yapıyorlar. Sen onu yaptın ya dünyada bütün sorunlar son buldu. Ben Atiye'nin senin yorumuna göre güya şeytana taptığını öğrendim ya, hayatım bir değişti ama nasıl değişti çok fena değişti. Bırakın şu klip inceleme muhabbetlerini falan, kim nereye tapmak istiyorsa tapar, ne yapmak istiyorlarsa yapsınlar bırakın. Sizi bu kadar mı rahatsız ediyor, o şeytana tapıyor diye günahını siz mi çekeceksiniz? Bu kadar çok gözünüze batıyorsa klibi de izlemeyin parçayı da dinlemeyin, olayları büyütmeye ne gerek var?

Birde bunların bir alt modeli olan fotoğraflarda Illuminati arayanlar var: "Şurada göz var Illuminati, aa burada damalı zemin var kesin Illuminati bu..." Lan, o zaman kaşımın altında göz var bende Illuminati oldum, oldu mu? Dünyada çocuklar savaşlarda ölüyor adam tutturmuş "Atiye şıytını tıpıyır, Rihanna Illımınıtı.s" Allah aşkına birde şu örgüte Illu deyip durmayın, saçmalığın dibine vurdunuz.

4. Şarkının en saçma yerinde duran video.

Youtube'da klip izlerken klip öyle bir yerde donuyor, şarkıyı söyleyen karı öyle bir pozisyonda kalıyor ki... Sanki karı bugda kalmışta update gelmiyor gibi, ağız burun kaymış, o gözler... Neyse. Sayende sevdiğim ünlünün klibini izlemeye korkuyorum Youtube, teşekkürler.

5. İstiklâl Marşı okurken bızıklaşan nesil.

İstiklâl Marşı okuyacağız, sıraya giriyoruz. Nasılsa sırada iki tane geri zekalı çıkıyor, bütün gün mahkeme duvarı gibi gezmişler, gülüşüp bızıklaşmak yeni akıllarına geliyor. Söylerken gülüyor, arkadaşıyla konuşuyor, olmadı elleriyle çaktırmadan birbirlerine vuruyorlar. Ya en azından söylermiş gibi ağzınızı oynatıp playback yapın. Vatan millet sevginiz sadece Twitter'da TT başlıklarında göz boyamak için var, bu konuda da Twitter'a teşekkür etmek lazım, o olmasaydı primci arkadaşlar nasıl haberdar olurlar gündem başlıklarından? Askerler siz burada kıçınızı yayarak tweet atın diye soğukta yaşam mücadelesi veriyor. Özel ve önemli günlerde çıkıp şiir okumaya gelince kimse yok, Twitter'da TT yapılacaksa herkes vatan, millet, Sakarya. Yapmacıklığınızı seveyim.

6. Komşu çocuğu.

Arkadaşım net söylüyorum ömrümü yedin. Hayatım senin yalandan aldığın yüksek notları dinlemekle geçti. Üstelik sadece not olsa iyi, günümün bir bölümünü senin ne kadar terbiyeli olduğun, eve gelen misafirlere ne kadar iyi davrandığın, ne kadar becerikli olduğun ve ev işlerinde nasıl yardımcı olduğunu dinlemeye ayırdım. Lütfen biraz başarısız ol ve annen seninle her tarafta övünmeyi bıraksın, umurumuzda değilsin.

Bir ara komşularımızdan birisi eve geldi. Kadın sürekli oğlunu övüyor, yani tüm muhabbet oğlu ve meziyetleri üzerinde dönüyor. En sonunda kadın oğlunun sarma sardığını söyledi ve ben gülmek için salondan çıkıp odama gittim...

Komşu arkadaş gidince annem tuttu kolumdan mutfağa sürükledi. Sarma sarmayı öğretecekmiş. Ben bildiğiniz yarım saat küçük bir yaprağın içindeki pirinci sarmaya çalıştım. En sonunda yaprak yırtıldı ve ben anırmaya başladım. Annem sinirlenip kafama sarma yaprağıyla vurdu ve beni mutfaktan kovdu. Komşu çocuğu...

7. "Sarhoştum, hatırlamıyorum."

Az önce dünyanın en büyük erkek yalanını okudunuz. Eski sevgiliniz sizi arayıp saçmaladıktan sonra sarhoş olduğunu söylüyorsa bu yalanın kuyruklanmış halidir. Bir defa sarhoş olan insanın görüşü bulanır, denge sistemi bozulur. Yani Flash TV oyunculuğunuzla sadece bir kızı kandırırsınız, hiçbir erkek sarhoştum yalanını yemez çünkü hepsi bunun gerçek olmadığını bilir. Ya bir defa sarhoş insan düz yolda yürüyemez, önünü bile bulanık görür. Nasıl bir yetenektir ki bu telefonun arama rehberinden o ismi bulup arayabiliyorsunuz? Bizde kör kütük halimizle telefonu bulduk diye seviniyoruz.

Böyle ucuz numaralara kanmayın, bu maddenin sahibi kendisini biliyor. Teşekkürler.

8. 1 kuruşu geri çevirmeyen kasiyer.

Madem 1 kuruşu çeviremeyeceksin gidip onun fiyatını neden 19.99 yaptın? Bu bildiğiniz insanların hakkını yemek. Belki ben fakir ruhluyum, paramın üstünü istiyorum? Firmaların fiyatların sonuna 99-90 benzeri küsuratlı sayılar getirince insanların o ürünün ucuz olduklarını düşünmeleri sisteminin tamamen saçmalık olduğuna inanıyorum. Eğer bir ürün 200 liraysa pahalıdır, yine bir ürün 199,90 liraysa benim için 200 liraya tekabül eder ve hâlâ pahalıdır. Anlamıyorum, 200 lira olsa alamayacak mıyız? 200 lira para veriyorum geriye 10 kuruş çeviriyorlar, güzel koyuyor ama o durum ya.

Bir defasında girdiğim giysi mağazalarından birisinde bir tişört gördüm, fiyatı 19,99'du. Sırf ibnelik olsun diye o tişörtü alıp kasaya gittim ve kasiyere 20 lira verdim. 1 kuruşu geri almak içinde ısrar ettim. Kasiyer bana 10 kuruş verdi ve ben 9 kuruş kâr ettim, büyük gelişme.

9. Buluşmak için karar aldıktan sonra buluşma günü vazgeçen insan.

Buluşmak için karar veriyorsunuz, hazırlanıp buluşacağınız yere gidiyorsunuz. Ardından bir mesaj geliyor "Kanka benim canım istemiyor ya başka zaman çıkalım." O an gelen iç sancısını tarif edemiyorum, o ayakta sap gibi kalma anı, insanların bakışları.... İşi olan arkadaşı anlıyorum ama kınkı binim cınım istimiyir ne? Sensin o cınım istimiyir, lahana.

10. Öğretmenler ve çelişkili lafları.

Bir dediği bir dediğini tutmayan ve bunu inkâr eden öğretmeni anlamıyorum, hiçbir zamanda anlayamayacağım. Bir söz veriyorsanız o sözü tutmanız gerekiyor. Sözünü tutmayan öğrenciyi yerden yere vuran öğretmen konu kendisi olunca iş insanlık haline dönüşüyor. Ben öyle insanlık halinin kasasını tokatlarım arkadaşlar.

Öğretmen: Sınıfta kendini bilmezler var.

Öğrenci: Kim onlar öğretmenim?

Öğretmen: Onlar kendini biliyor.

ERROR.

Çok Güzel Hakaretler BunlarBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!