#33

7.3K 802 349

1. Türklerin sokak ağzı ile müzik yapıyor olduğu gerçeği.

Ya ben şu gavur şarkılarına saran Türk evlatlarını çok iyi anlıyorum. Yapcam etcem olcak diye şarkı sözü mü olur ya? Bir Müslüm Gürses'in söyleyişine bakıyorum, birde şu günümüz şarkılarına bakıyorum, ne bir dize ötekiyle anlamlı ne cümlelerin bir mantığı var. Boş müzik ve gereksiz gürültü bence. Eğlendik güldük ama biraz da manası olsa söylediğiniz şeylerin? Yabancı şarkıların Türkçe çevirisi gibi saçma sapan bir müziğimiz var, iyi müzik yapanları da kimse siklemiyor.

2. Kitapların para ile satılması.

Şimdi küfür edeceğim ama, etmiyorum. Etmeyeceğim, kendimi tutacağım. Allah aşkına bu amına koyduğumun yerinde milletin derdi takipçi kasmak olmuş, şunun şurasında kitap okuyanlar bir kabile haline geldi. Türk halkının okumak namına yaptığı tek aktivite otobüslerde yanında oturan kişinin mesajlarını dikizlemek oldu. Açıkça söylüyorum, kitap alacak param yok. Bir tane kütüphane var burada, benden başka giden yok. Bedava kitaplar olsaydı mutlu olurduk, nasıl olsa kimse kitabı para verecek kadar değerli görmüyor. İstediğimiz kadar kitabımız olurdu.

Türkiye'de düzenli kitap okuyan insanların oranı: %4

Wattpad'de saçma sapan şeyler okuyup kitap okuyorum diye geçinenlerin oranı: %96

Burada edebiyattan yoksun vasat ve klasik şeyler okumak yerine Zülfü Livaneli okuyun. Yazarlar, sizde düzgün şeyler yazın amına koyayım. Birbiriyle bir kız için kavga edip masum ve çılgın bakire kızı elde etmeye çalışan kafadan tahtaları eksik oğlanları yazmayın. Öyle kurgu mu olur? Oluyor Atilla, sus Atilla, sen kitaptan ne anlarsın Atilla. Aranızdan biri gelip demesin diye yazayım dedim. Komik değil miyim? Aynen değilim.

3. "Sınav mı vardı lan?"

Böyle güzel güzel merdivenleri çıkıp sınıfa giriyorsunuz. Sınıfta bir sessizlik herkesin önünde kitap defter açık.

"Çalıştın mı sınava?"

"NE SINAVI AMK?"

Kafa öyle bir kıyak ki, ertesi gün olan sınav bile gelmiyor hatırıma. Öyle bir boşvermişlik, banane amına koyayımcılık (Bu ne demek?). Sınav zor olunca zaten sıçtığımızın resmi.

4. Partilerin yarak kürek vaatleri.

Geçen gün ilk defa televizyon izleme gafletinde bulundum ve itiraf etmeliyim ki televizyon için boşuna aptal kutusu demiyorlar. Reklamlar partilerin birbirlerine laf sokma çabalarından geçilmiyor. Neymiş efendim öteki konuşuyormuş, onlar yaparmış, alkışlıyoruz, kaçıyoruz, bilmem ne yapıyoruz yan yattı çamura battı. Afişler bile bastırmışlar ya, görende zannedecek Osmanlı zamanındayız bunlar da taht kavgası yapıyor. Ya geçen gün adamın birisi çıktı dedi ki asgari ücreti beş bin lira yapacakmış. Höh amına koyayım dedim bende karşılık olarak. Bir doktor maaşı o amk. Bu ülkede binlerce insan var, nereden çıkartacaksınız o kadar parayı amına koyayım? Eğer şu vaadi veren adam başa geçip sözünü tutarsa bir stajyer maaşı 1666.6666667 lira oluyor gençler. Bu da en düşük öğretmen maaşına denk gelir. Saçmalamayın oturup hesapladığım falan yok. (Hesapladım.)

5. Yatağa yattığınız anda gelen çiş.

"Çişim geldi."

"Gitmeye üşeniyorum."

"Gideyim mi?"

"Ama yatak çok rahat."

"Neyse sabah yaparım."

*çok çişi geldiği için sabahın köründe uyanıp zihninde korkunçlu yaratıklarla birlikte tuvalete gitti ve tüm uykusu kaçtı*

6. "Kalkın temizlik yapacağım."

Sabah yedide süpürge çalıştıran anne yapmışlar, o da bizim eve denk gelmiş. Kadın 35 yaşına girdi ama 19 yaşında gibi davranıyor. Sen kocaman annesin ne demek evden gidin ben temizlik yapacağım? Sabahın köründe süpürge çalıştırmak zaten ayrı bir kafa. Çamaşır makinesi falan var birde. İşkencenin bini bin para.

"Kalk o koltuktan başka koltuğa geç ben onun altını sileceğim."

7. Çok ciddi göründüğü için buraya random atamıyor oluşum.

Ya böyle yazıyorum sonra random atmak istiyorum, yapamıyorum. Sanki yapsam kitabın ciddiyeti gidecek, anlatmak istediğim şey anlaşılmayacak. Tutuyorum kendimi, yapamıyorum. Oysa bu satırları Mahmut Tuncer - Karı Gördüm Kaydım dinlerken yazıyorum.

8. Düğün pastaları.

Çocukluğumun en saçma olayı ya. O gürültüye girdiğim yetmez gibi birde tadı hiçbir şeye benzemeyen bir pasta veriyorlar. Ki itiraf ediyorum ben sırf o pasta için gidiyorum. Birde o pastanın sadece alt katı reel diğer katlar fake oluyormuş. Derdiniz ney amk? Niye kandırıyorsunuz milleti, biz gelinin duvağına dokunmak için salak salak hareketler yapan bebelerdik. Niye feyk atıyorsunuz ya? Birisi portakalın içinden çıkar, öteki motorla girer içeri, diğeri süslü gelin arabasını sokar düğün salonuna. Utanmazsan tırla gir içeri be kardeşim ne dersin?

Not: Düğünüme hepiniz gelin ben düğün salonuna Skrillex'ın çok mülayim bir şarkısında halay çekerken içeri gemiyle gireceğim dostlarım. Pasta yerine de çiğköfte olacak.

9. Sünnet düğününde arabanın önüne geçen çocuklara boş zarf veren damat.

Bu damat olmamış, bunu buradan alın. Nedir bu? What is this? (İngilizce biliyorum.) Damat bey, neyin intikamını alıyorsun acaba, düğünde beş lira takılmasının hıncını mı çıkartıyorsun? Yılların yokluğundan çıkmış, sağ elden kurtulmuşsun ben olsam çocuklara para tomarı dağıtırım amk. Birde o çocukların mutlu olup koşması, boş zarfı görünce yüzlerinin hüzünle dalgalanması var ya... Neyse edebiyat yapmayayım.

10. "Çok küfür ediyorsun Atilla."

Kız gelmiş şu ifadeyi kaldır, bu kitap günahtır sil, çok küfür ediyorsun diye bana akıl vermeye çalışıyor. Sanane amına koduğum sanane? Gelip kitaplarımın noktasına virgülüne kadar çalın, hatta daha da utanmayanlar ismimle hesaplar açsın sonra Atilla küfür etmesin. Oldu be yarramın kafası.

Hem beni eleştirip hem de taklit etmeyi nasıl başarıyorsunuz merak ediyorum. Ya her bir yorumu tek tek okuyorum, herkes ancak alttan alttan ucuz laf sokmalar, kendince hakaretler etmeler peşinde. Bir insan evladı da çıkıp e be amcık oğlum şöyle yazsan daha iyi olur demiyor. Öyle yaptım olmadı, şöyle denedim olmadı. Şimdi size soruyorum, ne yapsam hepinizi birden memnun ederim sayın amına koduklarım? Ne kadar kibar bir cümle değil mi?

Elim yoruldu, çok mu küfür ettim? Bence etmedim. Kafam yine kıyak. Hepinize benden çay, az şekerli. Hadi yine iyisiniz, seviyorum sizi. (Kafiye yaptım lan.) Görüşürüz gençler.

Çok Güzel Hakaretler BunlarBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!