#21

9.1K 870 263

1. Saçma tuvalet reklamları...

Bu reklamlar beni üzüyor... Yani kıçımıza sürdüğümüz tuvalet kağıdı öyle bir anlatılmış ki... Zaten devamlı kadınlar oynuyor, çünkü reklam yapımcıları elinde tuvalet kağıdıyla "Kıçımıza sürüyoruz bir şey yok yani." diyen bir erkeğe hazır değil. Oturuyordum az önce, televizyon izlemek gibi bir salaklık yaptım. Kadının birisi gece tuvaleti giymiş, elinde bulaşık eldiveniyle klozet temizliğinden bahsediyor. Kadındaki hava, sanki kocasıyla yemeğe çıkacakmış da son anda tuvaleti temizleyesi gelmiş gibi. Yav, ne diyeyim bilmiyorum ki. Hayatımda ilk defa tuvaleti bu kılıkta temizleyen birisini görüyorum. Ama sanırım bayan arkadaşımız kafasına sim dökmeyi unutmuş, tuvalet temizlemenin adabı böyledir çünkü.

2. Israrcı banka çalışanları.

Bazı bankalar var, işi sapıklığa götürene kadar müşteriyi sıkıştırıyor. Niye? Birde diyalog her zaman müşterilerin küfür etmesi yada telefonun banka çalışanının yüzüne sertçe kapatılmasıyla son buluyor.

+İyi günler ... Bank'tan arıyorum, adınıza bir kredi kartı ister misiniz?

-Hayır.

+Emin misiniz?

-Evet istemiyorum.

+Niye?

SANANE? Utanmazsan çık telefondan gelip döv. İstemiyorum dedik ya ._.

3. Yanlış yazılan performans ödevi.

Güzel güzel yazarken yanlış yazdığınızı fark etmek, daha sonra "Çok göze batıyor mu, acaba öğretmen fark eder mi?" düşüncesi... Daha sonra bütün bir sayfayı baştan yazmak ya da yazmaya üşenip 65 almak, işte bütün mesele bu.

4. İlişki uzmanı havasında gezen kızlar.

Bu kızlar genelde kendilerini aşk tanrıçası (?) olarak görüp, ilişki konusunda uzman olduklarını iddia ederler. Bunun yanında erkeklerin odun/öküz türevlerinin olduğu görüşürüne inanırlar, erkekleri yerden yere vurup saygı duyduklarını belirterek kadınlığı savunurlar. Ayrıca olmadık insanları birbiriyle eşleyip günübirlik ilişkiler oluştururlar. Kısacası süper sıkıcı (?) insanlardır.

5. Yaptığı ödevi paylaşmayan sınıf arkadaşı.

Tamam araştırmanı paylaşma, performans ödevini paylaşma, sınavda kopyanı da verme o kağıdın üzerine kamp kur ama basit bir ödevi bile paylaşmamazlık yapma. Mezara mı götüreceksin? En azından ders kitabının cevaplarını ver. Beni üşengeçliğimle öğretmenin karşısında sıkma. Teşekkürler *gülen surat*

6. "Uzaylılar tabii ki var deli misin.s"

"Uzaylılar var aslında, sürekli bizi ziyaret ediyorlar. Ayrıca deprem yapıyorlar bunların hepsi bizi yok etmek için." diyerekten komplo teorileri üreten ve sahtekarlıklara kendilerini inandırmış insanlar var. Yıl olmuş 2015, hâlâ düzgün bir tane uzaylı fotoğrafı çıkmadı. Nedense bu uzaylılarla UFO'lar hep telefon kamerasıyla çekiliyor, bir kez bile profesyonel bir kameraya yakalanan yok... Bizim gördüğümüz o UFO şeysileri aslında Amerika'nın son model savaş uçakları oluyor... Birkaç yıl sonrasının teknolojisini üretip deneme için askeri bölgelerde uçuruyorlar. Bizde çok zeki olduğumuz için onları uzaylı şeyi (?) zannediyoruz. Bu arada uzaylı şeyi ne demek bilmiyorum.

7. Yolda gördüğünüz tanıdığınızın ayaküstü sohbeti uzatmak için saçma sapan sorular sorması.

Özellikle teyzeler çok yapıyor bunu; yolda tanıdık birisini görünce hemen yanaklarını yalayıp sorular sormaya başlıyorlar. Okulunuzu, varsa işinizi, sevgilinizi, sınav notlarınızı, yakınlarınızın hastalıklarını, babanızın maaşını art arda sorup kısa cevapları beğenmeyen teyzeler var. Birde bu teyzeler küçücük bebekleri mıncıklayarak seviyorlar. O küçük bebeğin dramını ben oturduğum yerden görebiliyorum. İnsanlar o kızanları teyzeler sıka sıka morartsın diye yapmadı ki. Gidin kocanızı ısırın evde, kelepçe mi takıyorsunuz kamçılıyor musunuz ne yaparsınız bilmiyorum. Her ay bize gelen bir teyze var öpme bahanesiyle boynumu vakumluyor bildiğiniz. Yine dertlendim bak.

8. Yattıktan sonra akla gelen ödev.

Gece yatağa yatarsınız, tam uykuya dalacakken aklınıza yapılması gereken çok önemli bir ödev gelir ya... Sonra uyku kaçar, göğsünüze bir ağrı yerleşir. Uyku yerle yeksan olur. Büyük beddua bu ya.

9. Koltuk sevdalısı teyzeler.

Otobüste yer yok, teyze ayakta bekleyenlere bakıp burun kıvırıyor: "Şimdiki gençlerde hiç saygı yok, yaşlı kadına bile yer vermiyorlar." Bu teyzelerin birde yol boyunca söylenmeleri var, o bir şey değil saygıdan ağzımızı bile açamıyoruz. Yer olmayan otobüste zaten ayaktayız, nasıl KALKIP yer vereyim? Tutunduğumuz direği al onunla striptiz yap, olmadı hepimiz aşağıya inelim koltuklara yuva kur, hatta şoför kalksın sen onun yerine otur ama gözünü seveyim konuşma teyze. Al eline sandalyeni onunla gel otobüse.

10. Misafir kızanına tanınan sınırsız haklar.

"O erkek yapar, haklıdır." lafını şu saniyeden sonra "O misafir çocuğudur yapar, haklı değildir ama yinede haklı sayılır." olarak değiştiriyorum. Kızan bembeyaz halıya vişne suyu döküyor, annem utanmasa daha çok dök evladım diyecek ama bana gelince kafamda oklava kırıyor. Yada misafir kızanı bir eşyanın amına koyduktan sonra sinirlenmeme bile izin verilmiyor fakat ben misafirin eşyasına bir şekilde zarar verirsem tüm ailenin ağzıma sıçma yetkisi bulunuyor.

Ne demek canım evimizi barkımızı yık başımıza sik hanemizi, lafı bile olmaz ateşe ver hatta evi hiç sorun değil. Misafir çocuğu ve görüldü çocuğu ağır küfürler listesinde ilk sıralarda olmalı bence.

Bu arada az önce kızın birisi kitaba aynen şöyle bir yorum yapmış: "KİTAP GÜZEL DE KONUYU ANLAMADIM NEDEN ÇOK GÜZELL HARAKETLER BUNLAR KOYDUNDA BİZ BURDA TİYATRO GÖSTERİSİ İZLEMİYORUZ Kİ KİTAP OKUYORUZ."

Kitabı okuyorsa hâlâ kendisinden bana haraket kelimesini açıklamasını rica ediyorum. Siz kitabın ismini defalarca kez uyarmama rağmen gidip hâlâ hareketler olarak okuyorsanız ciddi anlamda zekanızdan şüphe ediyorum. Açıklamada bile yazıyor fakat insanların ne kadar at gözlüklü olduğunu gözler önüne seren bu kitabı yazmak hoşuma gidiyor. Fakat bu gelen yorumdan sonra ciddi anlamda oturup bir şeyleri düşündüm ve artık her bölümün sonunda en azından kafanıza girene kadar kitabın isminin Hareket değil Hakaret olduğunu hatırlatacağım.

Çok Güzel Hakaretler BunlarBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!