elli üç

2.3K 184 48
                                    

Sınır: +200 vote ve +100 yorum

İyi okumalar!

***

İkra'nın Anlatımı

Abim ve Su denizdeyken onları yalnız bırakmak amacıyla Efe ile birlikte denizden çıktık. Denizden çıkınca esen hava üşümeme neden olmuştu. Her ne kadar yaz gelmiş olsa da hava tam anlamıyla ısınmamıştı. Havanın çok sıcak olması beni bunalttığı için şu anki havayı seviyorum. Kesinlikle ben kış insanıyım. 

Efe ile kurulandıktan sonra üzerlerimizi değiştirmek için çadıra girmiştik. Hava saat ilerledikçe soğumaya başladığı için tekrardan denize gireceğimizi düşünmüyordum. Çantamdan elime gelen ilk şey olan kırmızı cropı üzerime geçirdim. Altıma da kot şort giymiştim. Tuzlu su yüzünden yapış yapış olduğumu hissettikçe rahatsız olsam da yapabileceğim bir şey yoktu.  

Kendime çekidüzen verdikten sonra çadırın fermuarını açarak içinden çıktım. Efe'de benimle birlikte çadırdan çıkıp çadırın fermuarını kapattı. O da benim gibi kırmızı tişört ve altına şort giymişti. Ona sarıya çalan kumral saçları yüzünden kırmızı çok yakışmıştı. Onu incelemeyi bırakıp yanına gittim. 

"Ne yapalım?" diye sordu. Dudaklarımı bükerek omuz silktim. 

"Ormanda ne yapabiliriz ki?" diye sorusuna karşılık verdim. O da beni taklit ederek omuz silkti. Göz devirerek gözümü ondan çektim. 

"Gel ormanı gezelim." diyerek kolunu omzuma attı. Efe ile ormanı gezmek mi? Kaybolurduk. 

"Kaybolursak bizi bulamazlar." dedim fikrini beğenmediğimi belli ederek.

"Ben zaten kaybolmuşum." kaşlarımı çatarak ona döndüm. Kafamı tutarak önüme çevirdi. 

"Ne demek istiyorsun?"

"Daha önce bu ormanda kaybolmuştum ama korkma Çağıl ile buraya daha önce gelmiştik, tekrar kaybolmayacağız." korksam da yanımda o olduğu için ona güvenmeye karar verdim.

Abimlere gözümü çevirdim, kendi aralarında eğleniyorlardı. Onları böyle görmek beni çok mutlu ediyordu. Uzun zamandır onların beraber olmalarını bekliyordum. Aralarındaki çekimi çok uzun zaman önce fark etmiştim. Birbirlerinden bilerek kaçtıklarının da farkındaydım. Onları bir araya getirmek için türlü oyunlar oynamıştım ve bunda başarılı olduğum için hiç pişman değildim. Yaptıklarımdan pişman değilim yine olsa aynısını yapardım. 

Abime yazmasını sağladığım gün efekt olayı tamamen kurmacaydı. Bilerek abimin numarasını gelmesini sağlamıştım. Hiçbir şey tesadüf değildi. Hadi ama o kadar kişinin arasından abimin forma numarasının gelmesi tesadüf olabilir miydi? Sırıtarak yaptığım şeyden dolayı kendimle gurur duydum. Çok fenaydım gerçekten. 

Abim ile Su'yu düşünürken çoktan ormana girmiştik. Efe halinden memnun bir şekilde omzumdaki koluyla beni yönlendiriyordu. Benim için hava hoştu. Yürüdükçe aldığım temiz hava benim canlanmama sebep oluyordu. Aynı zamanda yürüdükçe ormanın serinliği içimi titretiyordu. Tabii bu benim hoşuma gitmekten başka bir şeye sebep olmuyordu. 

"Gergin misin?" diye sordu Efe. Neden böyle bir soru sorduğunu anlamamıştım.

"Gergin olmak için bir sebep yok ki. Neden böyle bir soru sordun?" 

"Sınavdan yeni çıktığın içi-," cümlesini devam ettirmemişti. Nefes verip konuşmasına devam etti. "Aslında sessizliği bozmak istemiştim." 

Gülerek ona baktım. Kafası karışmış duruyordu. Surat ifadesi gözüme çok şirin gelmişti. Kendimi tutamayarak yanağından makas aldım. Bu hareketimden sonra Efe'nin yanakları kızarmıştı. Yaptığım hareketin saçmalığına sövüp önüme döndüm. Tamamen anlık gelişen bir şeydi. 

"Pardon, bir anda şey oldu." diye kendimi açıklamaya çalıştım. 'şey' mi oldu? Gerçekten mi İkra? 

"Şey mi oldu?" diye alay etti. Sanki az önce utandığı için yanağı kızarmamış gibi. 

"Dalga geçme benimle." kaşlarımı çatarak ona baktım. Gülerek beni izliyordu. Gözlerimi devirerek yürümeye devam ettim. Kolu omzumda olduğu için o da benimle yürümek zorunda kalmıştı. 

"Utanınca çok tatlı oluyorsun." söylediği şey yüzünden yürümeyi kesip ona döndüm. 

Parmağımla kendimi göstererek konuştum. "Ben mi utanmışım? Az önce yanağı utandığı için kızaran bendim zaten." 

"Evet, sendin." 

"Hayır, az önce yanağını sıktığım için utandın ve yanağın kızardı." diyerek üste çıktım. 

"Yanağımı sıktığın için yanağım kızardı." ben üste çıktıkça o da karşılık veriyordu. Söylediği şey mantıklı geldiği için ve bir cevabım olmadığı için sessiz kaldım. Ama gerçekten utandığı için yanakları kızarmıştı! 

Cevap veremediğim için yüzünde zafer gülümsemesi oluşmuştu. Onu umursamayarak yürümeye devam etmiştim. Nereye gittiğimi bilmeden yürüyordum. Sanırım güvenim yanımdaki kişiyeydi. Kaybolacak olsam bile yanımda Efe olduğu için güvende hissediyordum. Sebebi onu küçük yaşlarımdan beri tanıdığım içindi muhtemelen. 

Efe durunca bende durdum. Neden durduğunu anlamadığım için sorgularcasına ona baktım. 

"Neden durdun?"

"İkra korkma ama bir şey söyleyeceğim."

"Neden korkmam gerekiyor?" diye soru yönelttim. 

"Ormanda ayı var." dedi gözlerini bir noktaya dikerek. 

"Evet, sen varsın ya." diye karşılık verdim. Efe gözlerini o noktadan çekerek bana baktı. Kaşlarını çatacakken kızmasın diye suratıma takındığım şirin gülümsemeyi görünce çatılmaya başlayan kaşları gevşedi. 

"Komik mi İkra?" diye bıkkınca sordu. 

"Senin yaptığın şakadan daha komikti." diyerek güldüm. 

Önüme döndüğüm sırada çalının arkasında bir şey hareket etti. Yaptığı şeyin şaka olmadığını düşünmeme neden olmuştu. Korkuyla kolumu Efe'nin beline sardım ve ayının bize saldırmasını bekledim. 

Gözlerimi sıkıca kapattığım sırada Efe'nin gülüşü kulaklarımı doldurdu. Neden güldüğünü anlamak için tek gözümü açtım. Çalının arasından çıkan sincabı görünce neden güldüğünü anladım. Bizi gören sincap korkudan çıktığı yere girip gözden kayboldu. 

"Küçücük sincaptan mı korktun cidden?" diye gülmeye devam etti Efe. 

"Bundan birkaç saniye önce ayı olduğunu söyledin. Korkmam normal değil mi?" 

"Bir de bana sarılmışsın, seni ayıdan ben koruyabilir miydim sence?"

Omuz silktikten sonra cevap verdim. "Seni onun önüne atıp kaçmak gibi bir planım vardı."

"Çok kötüsün." dedikten sonra ona baktım. Ona sarıldığım ve benimle konuşmak için kafasını eğdiğinden dolayı çok yakın olduğumuzu fark ettim. Gözleri gözlerimde dolaşırken cümlesine devam etti. 

"Beni göremeyecek kadar kötüsün."

***

bölüm sonu. 

herkese selam! uzun zamandır bölüm gelmiyordu ama bu hafta kitabı bitirmeyi düşündüğüm için birkaç bölüm daha  gelecek. Bugün bir bölüm daha atmayı düşündüğüm için burada kesiyorum. 

şey bu arada bilgisayar aldığım için artık bölümleri birilerine ithaf edebiliyorum. ithaf isteyenler bu satıra yazabilir.

seviliyorsunuz!!

Seni Seçtim |yarı texting✓Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin