Sınır: +200 vote ve +100 yorum
İyi okumalar!
***
İkra'nın Anlatımı
Abim ve Su denizdeyken onları yalnız bırakmak amacıyla Efe ile birlikte denizden çıktık. Denizden çıkınca esen hava üşümeme neden olmuştu. Her ne kadar yaz gelmiş olsa da hava tam anlamıyla ısınmamıştı. Havanın çok sıcak olması beni bunalttığı için şu anki havayı seviyorum. Kesinlikle ben kış insanıyım.
Efe'yle kurulandıktan sonra üzerimizi değiştirmek için çadıra girdik. Hava saat ilerledikçe soğumaya başladığı için yeniden denize gireceğimizi düşünmüyordum. Çantamdan elime gelen ilk şey olan kırmızı crop'ı üzerime geçirdim. Altıma da kot şort giymiştim. Tuzlu su yüzünden yapış yapış olduğumu hissettikçe rahatsız oluyordum ama yapabileceğim bir şey yoktu.
Kendime çekidüzen verdikten sonra çadırın fermuarını açıp dışarı çıktım. Efe de benimle birlikte çıkıp fermuarı kapattı. O da benim gibi kırmızı tişört ve altına şort giymişti. Sarıya çalan kumral saçlarıyla kırmızı gerçekten ona çok yakışmıştı. Onu incelemeyi bırakıp yanına gittim.
"Ne yapalım?" diye sordu. Dudaklarımı bükerek omuz silktim.
"Ormanda ne yapabiliriz ki?" diye karşılık verdim. O da beni taklit ederek omuz silkti. Göz devirerek bakışlarımı ondan kaçırdım.
"Gel, ormanı gezelim," diyerek kolunu omzuma attı. Efe ile ormanı gezmek mi? Kaybolurduk.
"Kaybolursak bizi bulamazlar," dedim, fikrini beğenmediğimi belli ederek.
"Ben zaten kaybolmuşum." Kaşlarımı çatarak ona döndüm. Kafamı tutarak tekrar önüme çevirdi.
"Ne demek istiyorsun?"
"Daha önce bu ormanda kaybolmuştum ama korkma, Çağıl ile buraya daha önce gelmiştik. Tekrar kaybolmayacağız." Korksam da yanımda o olduğu için ona güvenmeye karar verdim.
Abimlere göz gezdirdim; kendi aralarında eğleniyorlardı. Onları böyle görmek beni çok mutlu ediyordu. Uzun zamandır beraber olmalarını bekliyordum. Aralarındaki çekimi çok önceden fark etmiştim. Birbirlerinden bilerek kaçtıklarının da farkındaydım. Onları bir araya getirmek için türlü oyunlar oynamıştım ve bunda başarılı olduğum için hiç pişman değildim. Yaptıklarımdan yine olsa, yine yapardım.
Abime yazmasını sağladığım günkü "efekt" olayı tamamen kurmacaydı. Bilerek abimin numarasının gelmesini sağlamıştım. Hiçbir şey tesadüf değildi. Hadi ama, o kadar kişinin arasından abimin forma numarasının gelmesi tesadüf olabilir miydi? Sırıtarak yaptığım şeyden dolayı kendimle gurur duydum. Çok fenaydım gerçekten.
Abimle Su'yu düşünürken çoktan ormana girmiştik. Efe halinden memnun bir şekilde omzumdaki koluyla beni yönlendiriyordu. Benim için hava hoştu. Yürüdükçe aldığım temiz hava canlanmama sebep oluyordu. Aynı zamanda ormanın serinliği içimi titretiyordu. Tabii bu da hoşuma gidiyordu.
"Gergin misin?" diye sordu Efe. Neden böyle bir soru sorduğunu anlamamıştım.
"Gergin olmak için bir sebep yok ki. Neden böyle bir soru sordun?"
"Sınavdan yeni çıktığın içi–" Cümlesini tamamlamadı. Derin bir nefes alıp devam etti.
"Aslında sessizliği bozmak istemiştim."
Gülerek ona baktım. Kafası karışmış görünüyordu. Surat ifadesi gözüme çok şirin gelmişti. Kendimi tutamayarak yanağından makas aldım. Bu hareketimden sonra Efe'nin yanakları kızarmıştı. Yaptığım hareketin saçmalığına sövüp önüme döndüm. Tamamen anlık gelişen bir şeydi.
"Pardon, bir anda şey oldu," diye kendimi açıklamaya çalıştım. 'Şey' mi oldu? Gerçekten mi, İkra?
"Şey mi oldu?" diye alay etti. Sanki az önce utandığı için yanağı kızarmamış gibi.
"Dalga geçme benimle," diyerek kaşlarımı çattım. Gülerek beni izliyordu. Gözlerimi devirip yürümeye devam ettim. Kolu omzumda olduğu için o da benimle yürümek zorunda kalmıştı.
"Utanınca çok tatlı oluyorsun." Söylediği şey yüzünden yürümeyi kesip ona döndüm.
Parmağımla kendimi göstererek sordum. "Ben mi utanmışım? Az önce yanağı utandığı için kızaran bendim zaten."
"Evet, sendin."
"Hayır, az önce yanağını sıktığım için utandın ve yanağın kızardı," diyerek üste çıktım.
"Yanağımı sıktığın için yanağım kızardı." Ben üste çıktıkça o da karşılık veriyordu. Söylediği şey mantıklı geldiği için ve bir cevabım olmadığı için sessiz kaldım. Ama gerçekten utandığı için yanakları kızarmıştı!
Cevap veremediğim için yüzünde zafer gülümsemesi oluşmuştu. Onu umursamayarak yürümeye devam ettim. Nereye gittiğimi bilmeden yürüyordum. Sanırım güvenim yanımdaki kişiyeydi. Kaybolacak olsam bile Efe yanımda olduğu için güvende hissediyordum. Sebebi muhtemelen onu küçük yaşımdan beri tanıyor olmamdı.
Efe durunca ben de durdum. Neden durduğunu anlamadığım için sorgularcasına ona baktım.
"Neden durdun?"
"İkra, korkma ama bir şey söyleyeceğim."
"Neden korkmam gerekiyor?" diye sordum.
"Ormanda ayı var," dedi, gözlerini bir noktaya dikerek.
"Evet, sen varsın ya," diye karşılık verdim. Efe gözlerini o noktadan çekip bana baktı. Kaşlarını çatacakken kızmasın diye yüzüme yerleştirdiğim şirin gülümsemeyi görünce çatılan kaşları gevşedi.
"Komik mi, İkra?" diye bıkkınca sordu.
"Senin yaptığın şakadan daha komikti," diyerek güldüm.
Önüme döndüğümde çalının arkasında bir şey hareket etti. Yaptığı şeyin şaka olmadığını düşünmeme neden olmuştu. Korkuyla kolumu Efe'nin beline sardım ve ayının bize saldırmasını bekledim.
Gözlerimi sıkıca kapattığım anda Efe'nin gülüşü kulaklarımı doldurdu. Neden güldüğünü anlamak için tek gözümü açtım. Çalının arasından çıkan sincabı görünce neden güldüğünü anladım. Bizi gören sincap, korkudan geldiği yere geri kaçıp gözden kayboldu.
"Küçücük sincaptan mı korktun cidden?" diye gülmeye devam etti Efe.
"Bundan birkaç saniye önce ayı olduğunu söyledin. Korkmam normal değil mi?"
"Bir de bana sarılmışsın, seni ayıdan ben koruyabilir miydim sence?"
Omuz silktikten sonra cevap verdim. "Seni onun önüne atıp kaçmak gibi bir planım vardı."
"Çok kötüsün." dedikten sonra ona baktım. Ona sarıldığım ve benimle konuşmak için kafasını eğdiğinden dolayı çok yakın olduğumuzu fark ettim. Gözleri gözlerimde dolaşırken cümlesine devam etti:
"Beni göremeyecek kadar kötüsün.
***
bölüm sonu.
herkese selam! uzun zamandır bölüm gelmiyordu ama bu hafta kitabı bitirmeyi düşündüğüm için birkaç bölüm daha gelecek. Bugün bir bölüm daha atmayı düşündüğüm için burada kesiyorum.
şey bu arada bilgisayar aldığım için artık bölümleri birilerine ithaf edebiliyorum. ithaf isteyenler bu satıra yazabilir.
seviliyorsunuz!!
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Seni Seçtim |yarı texting✓
Teen Fiction-tamamlandı.- "Bak şimdi efekt sonucunda bir sayı çıkacak ve sen bu sayı kimin forma numarasıyla denk olursa ona anonim olarak yazacaksın." Kaşlarımı çatarak ona baktım. Tam bu sırada Çağıl'ın takımından Efe basket atmıştı. Alkışladıktan sonra İkra...
