otuz yedi

8.9K 465 141
                                    

İyi okumalar!

**

Bu kaçıncı basılma anımız olmuştu, bilmiyorum. Tek isteğim bunun son olmasıydı. Gelecekteki gelinleri olarak gözlerinden düşmek istemezdim.

Çağıl üstüne ütü yaparken çıkardığı tişörtünü giyip yanımıza gelmişti. Ben kucağımdaki İsmet'in kokusunu içime çekerken Birsen Abla elini beline koymuş yanık tavuğu izliyordu.

Sanki Çağıl ve beni bastığı için değil de daha çok tavuğun yanmış olmasına sinirlenmiş gibiydi.

İsmet'in kokusunu daha çok içime çektim. Dışarıdan bakan birisi balici olduğumu düşünebilirdi.

"Su, ne yapıyorsun?" diyerek bir bana bir İsmet'e baktı İkra.

"Çok güzel kokuyor." aslında sadece tavuğun yanık kokusunu almamak için İsmet'i kokluyordum.

İsmet yalan söylediğimi anlamış gibi aniden saçlarıma asıldı. Bağırarak saçımı çekiyordu. Daha çok "O kadar kokladın parasını ver!" demek istiyor gibiydi.

"Ah!" diyerek çığlık attım. Saçımı derimden ayırmak istercesine asılmıştı. Çağıl zorla İsmet'in elinden saçımı kurtarmış, kucağımdan almıştı. İsmet'in eline baktığımda tel tel saçlarımı gördüm.

"Hiç de güzel kokmuyordun! Daha tuvaletini tutmayı bilmiyorsun!" diyerek kollarımı göğsümün üzerinde bağladım.

İsmet bana bakıp çığlık atınca sövdüğünü anladım.

Birsen Ablaya dönerek konuştum. "Abla ama bu çok küfür konuşuyor."

Çağıl söylediğim cümleden sonra bana bakarak gözlerini kıstı. Neden bu şekilde baktığını anlayamadığım için kafamı sallayarak dudaklarımı kıpırdattım "Ne var?"

Omzunu silkerek İsmet'in sırtına hafif bir şekilde vurmaya başladı. İsmet'in sırtına vururken derin düşüncelere dalmıştı. İsmet'in gaz çıkarmasıyla birlikte daldığı derin düşüncelerden ayrıldı.

"Ah be abim, ne yapıyorsun?" İsmet'i kendinden uzaklaştırmak için havaya kaldırdığı sırada İsmet gülerek bize bakıyordu.

"Ay bir de gülüyor çirkin!" diyerek İsmet'in yanından uzaklaştı İkra.

Birsen Abla, tavuğun bulunduğu tepsiyi tezgahın üstüne bıraktıktan sonra İsmet'i Çağıl'ın kucağından aldı.

"Su ve Çağıl," Birsen Abla'nın sesiyle hazır ola geçtim. "İkiniz markete gidip tavuk alıp geliyorsunuz. Cezalısınız."

Ağzımı açtığım sırada lafı ağzıma tıktı. "İtiraz kabul etmiyorum. Ayrıca sizi yakaladığım pozisyonu unutmadım, konuşacağız."

İkra'nın gülmesiyle hepimiz ona döndük. "Sen de boş boş gülme şu tepsiyi temizle."

İkra'nın gülen yüzü düşünce sırıtarak mutfaktan çıktım. Çağıl'da peşimden geliyordu.

"Yine kurtulamadım senden." dedi.

"Yine kurtulamadın benden."

*

Bölüm so- şaka şaka.

*

Çağıl ile birlikte konuşmadan yolu yarılamıştık. Çağıl yerdeki taşı tekmeleyerek yürüyordu bense çaktırmadan alttan alttan onu izliyordum.

Yavru köpek sesi duyunca olduğum yerde durdum. Çağıl benim durduğumu fark etmemiş taşa vurarak yürümeye devam ediyordu.

"Çağıl dursana!" diye seslendim.

Taşa vurmak için kaldırdığı ayağı havada kalmıştı. Bana dönerek gözünü kırptı.

"Yavru köpek havlıyor duymadın mı?" kaşlarını çatarak yanıma adımladı.

"Hayır duymadım. İkra burada da değil nereden geliyor bu ses?" Gülerek koluna vurdum.

"Arkadaşımla doğru konuş!"

"Senin arkadaşınsa benim de kardeşim!" gözlerimi devirdim.

Tekrardan köpek havlama sesi duyunca sesin geldiği yöne baktım. Çalıların içinden geliyor olmalıydı.

Çalılara doğru adımlayarak çalının içini görebileceğim kadar eğildim. Yakından gelen havlama sesi yüzünden korkarak yerimde sıçradım. Dengemi sağlayamayarak popo üstü yere düşünce arkamdan gülme sesi geldi. Kim olduğunu anlamak çok zor olmasa gerekti.

Arkamı dönerek Çağıl'a kötü kötü baktım. "İnsan yardım eder ama doğru sen insan değildin!"

"Evet, çünkü insan olamayacak kadar mükemmel, yakışıklı, karizmatik, kaslı ve daha birçok şekilde kendimi tanımlayabilecek kadar harika birisiyim."

Çağıl'a cevap vereceğim sırada yanında bulunduğum çalının içinden tekrar havlama sesi geldi. Düştüğüm yerden kalkarak ses gelen yere baktım.

Bir çift göz parlıyordu.

Bu parıltının korkudan olduğunu anladım. Dizlerimin üstünde çökerek elimi çalıya uzattım. Tam bu sırada Çağıl yanıma gelerek bileğimi tuttu.

"Bekle ben alırım, içinde ne olduğunu bilmediğin yere elini sokma." çömeldiğim yerden kalkarak Çağıl'a yer açtım.

Çağıl köpeği dışarı daha rahat çıkartmak için ıslık çalmaya başladı. Köpek ıslık sesini duyar duymaz çalının arasından yerde sürünerek çıktı. Görüş açımıza sevimli bir sarı köpek girdi.

"Çağıl bu çok tatlı!" Çağıl köpeği korkutmadan kucağına aldı. Köpek hemen kafasını Çağıl'ın koluyla göğsünün arasında sakladı.

Korkutmamaya çalışarak yanına yaklaştım. Yavaşça köpeğin kafasını okşamaya başladım. Köpek ona zarar vermeyeceğimizi anlamış olacak ki kafasını sakladığı yerden çıkardı.

"Cins mi bu köpek?" diye sordu Çağıl.

"Evet." dedim köpeğin kafasını okşamaya devam ederken.

"Cinsi ne?"

"Sokak köpeği."

"Dua et kucağımda köpek var." gülerek köpekle beraber yürümeye başladık.

Köpekle ne yapacağımızı düşünürken arkamızdan gelen sesle korkarak arkama baktım. Büyük bir köpek havlayarak üzerimize doğru koşuyordu.

"Su kaç!"

***

Bölüm sonu.

Çok geç attım farkındayım ama bu hafta 2 bölüm daha atacağım. Perşembe- Cumartesi yeni bölümler gelecek. Ardından bölüm günlerimiz Pazartesi - Çarşamba - Cuma olacak. belki Pazar günleri de bölüm atarım belli olmaz.

O zamana kadar kendinize iyi bakın!

Seviliyorsunuz!

Seni Seçtim |yarı texting✓Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin