otuz bir

9K 445 96
                                    

bugün biraz geçmişe gidiyoruz!

İyi okumalar!

*

(2 yıl önce)

Oflayarak kafamı yasladığım sıradan kaldırdım. Ders fizikti ve zaman geçmiyordu. Neden sayısal olduğumu sorgulamaya başlamıştım artık.

"Su neden ofluyorsun?" diye fısıldadı İkra. Güzel büyük yeşil gözlerini kocaman açmış bana bakıyordu. Uyanık kalmak için kendini zorladığını anladım.

"Çok sıkıldım, zaman geçmiyor."

"Seneye sınav senemiz dişlerini biraz sıksan?" benim aksime ders notlarını daha çok önemsiyordu.

"Seneye daha çok var hallederiz ya." İkra gözlerini devirerek dersi dinlemeye kaldığı yerden devam etti.

Elimi kaldırarak dersten kaçmak için izin istedim. "Hocam lavaboya gidebilir miyim?"

Dersi bölmemek için eliyle kapıyı işaret etti ve benim çıkmamı beklemeden dersi anlatmaya kaldığı yerden devam etti.

Hızlıca sınıftan çıkarak lavaboya yürümeye başladım. Yalan söylemiş olmamak için musluğu açarak elimi suyun altında tuttum. Elimi yıkadıktan sonra peçete bulamadığım için ellerimi kurulamak için üzerime sildim. Aynaya baktığımda saçımın savaştan çıkmış gibi gözüktüğünü gördüm. Ellerimle kumral ve uzun saçlarımı düzeltebildiğim kadar düzelttim. Daha fazla oyalanmadan lavabodan çıkıp adımlarımı bahçeye doğru yönlendirdim. Fizikçi dönmediğimi anlamazdı çünkü kendini tamamen derse kaptırıyordu.

Bahçeye çıktığımda basketbol sahasının dolu olduğunu gördüm. İkra'nın abisi ve arkadaşları birlikte basketbol oynuyorlardı. Onları dikkat çekmeden izleyebileceğim bir köşe bulup oturdum. Daha çok Çağıl'ı izliyordum çünkü gerçekten güzel oynuyordu. Evet sebebi sadece kesinlikle bu.

Dirseğimi dizlerime dayadıktan sonra çenemi elime yasladım. Bu şekilde daha rahat izliyordum.

Çağıl kafasını benim olduğum tarafa çevirince fazla gizlenemediğimi fark ettim. Ona elimi sallayarak selam verdim. O da gülümseyerek maça kaldığı yerden devam etti.

Çağıl gerçekten yakışıklıydı. Birilerinin dikkatini çekmek için ekstra bir çabaya girişmesine gerek yoktu. Teni siyah saçına tezat bembeyazdı. Boyu gerçekten uzundu. Yanında nasıl gözükürdüm acaba?

Düşündüğüm şeyle kendime küçük bir tokat attım. Tam bunu yaptığım sırads Çağıl ile göze geldik. Kaşlarını çatarak buraya gelmeye başladı. Gelme Çağıl! Tam önümde durunca kafamı kaldırarak ona baktım.

"Kendine neden vuruyorsun Su?"  aklıma gelen ilk şeyi söyledim.

"Yanağıma sinek kondu da ondan vurdum."

"Yavaş olsana kızım, yanağın kızarmış." elim istemsizce yanağıma gitti.

"Aslında yavaş vurmuştum ama..."

"Yavaş vurmuş olsaydın maçı bırakıp gelir miydim?"

"Gelmez miydin?"  cümle istemsizce dudaklarımın arasından dökülmüştü.

Kafası karışmış bir şekilde bana bakınca yalandan gülüp tekrar konuştum.

"Şaka yapıyorum ya. Hadi sen git arkadaşların seni bekliyor." arkasına dönüp sahaya baktı. Arkadaşları kendi hallerinde oynamaya devam ediyorlardı.

"Pek bekliyor gibi durmuyorlar. Kovuyor musun yoksa beni?"  kafamı iki yana salladım hemen.

"Yok, hayır. Seni kovmuyorum neden kovayım ki?"

"Bilemiyorum." diyerek yanıma oturdu. Yanıma oturmasını beklemediğim için biraz kenara kaydım. Bu hareketime karşılık kaşlarını çattı. Kendimi açıklama hissiyatı doğdu içime.

"Rahat otur diye kaydım."

"Ben zaten rahattım Su." alındığını anlayınca  ayağa kalkıp sol bacağımı bankın boşluğundan geçirdim. Bu hareketimle tamamen ona dönmüştüm.

Yüzünün güldüğünü görünce doğru yolda olduğumu anladım.

"Neden derste değilsin?" diye sordu.

"Ders fizikti biraz daha dursaydım bayılacaktım."

"Boşver, dersler boş."

"Sus sen. Ders çalıştığını hiç görmüyorum ve derslerin gerçekten çok iyi. Nasıl olabiliyor ya böyle bir şey?"  dediğim şeye sırıtarak cevap verdi.

"Mükemmel olmak kolay değil anlıyor musun?"

Gözlerimi devirerek güldüm.

"Mükemmel değilsin diyemem."

Gülerek yanağımı okşadı. Bu hareketi benim şaşırmama sebep oldu. O da yaptığını sonradan fark ederek elini hızla çekip öksürdü.

"Sanırım bunu yapmama gerekiyordu." diye mırıldandı. Bir şey söyleyemedim.

Duymayacağımı düşünerek tekrar kendi kendine konuştu ama duymuştum. Daha çok kendini buna inandırmak istiyor gibiydi.

"Kardeşimin arkadaşına bunları hissetmem yanlış."

Söylediği şey kalbimin hızlanmasına sebep oldu. Arkadaşlarının onu beklediğini söyleyerek yanımdan kalktı. Bende zil çalınca Çağıl'ın olduğu yere bakmadan okul binasına doğru yürüdüm.

**

bölüm sonu.

bu bölümü çok hızlı yakınlaştıklarını düşünen vardır diye yazdım.

ara ara eskiye dönüş yapacağım haberiniz olsun.

ssviliyorsunuz<3

Seni Seçtim |yarı texting✓Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin