on dokuz

13.3K 595 88
                                    

İyi okumalar!

**

Erkenden kalkmış Çağıl ile buluşmak için hazırlanmıştım. Şimdi ise evin önünde Çağıl'ın gelmesini bekliyordum. Ne yapacağımızı ya da nereye gideceğimizi bilmiyordum. Bunun pek önemli olduğunu düşünmüyorum zaten vakit geçiriyor olmak bile yeterli benim için.

Anonim olayını devam ettirmek bazen içimden gelmese de sonuna kadar gitmeye kararlıyım.

Çağıl'ın arabasını sokağın başında görünce oturduğum kaldırımdan kalkıp karşıya geçtim. Önümde durunca arabanın kapısını açarak bindim.

"Selam." diyerek ona döndüm.

"Selam. Nasılsın?" seni gördüm daha iyi oldum.

"İyiyim. Ya sen?"

"İyiyim. Gidelim mi?" başımla onu onayladım.

"Nereye gideceğiz?" diyerek emniyet kemerimi taktım. Emniyet kemeri bozulmuş numarası yapmayı düşünmedim değil.

"Gidince görürsün." omuz silkerek arkama iyice yaslandım. 

Onunla daha önce baş başa vakit geçirmediğimiz için nereye gidebileceğimiz hakkında tahmin yürütemiyordum.

Çağıl hakkında bir şey bilmediğimi fark ettim. Sadece basketbolu sevdiğini biliyordum. Basketbol takımında olduğu için bunu bilmemem garip olurdu.

Çağıl, İkra ve ben aynı lisede okumuştuk. İkra ile dokuzuncu sınıfa tanışmıştık ve o zamandan bu yana birbirimizden kopamamıştık. Çağıl'da sürekli kardeşinin yanına geldiği için aynı ortamda çok kez bulunmuştuk.

Çağıl lisede de basketbol takımında olduğu için herkes tarafından tanınan birisiydi. Liseler arası basketbol turnuvalarında yıldızı parlamış ve basketbol kulüplerine kadar namı yayılmıştı. Şu an bir yandan üniversite okurken bir yandan da bir basketbol takımında oynamaya devam ediyordu.

"Daldın." diyerek düşüncemi böldü Çağıl.

"Düşünüyordum."

"Ne düşünüyorsun?"

"Seni." dediğim şeyle saniyelik bakışlarını yoldan çekip bana baktı.

"Beni mi?"

"Yani şey... senin hakkında pek bir şey bilmediğimi fark ettim. Bunu düşünüyordum." sıçıp sıvamıştım.

"Benim hakkımda ne bilmen gerekiyor ki?" diyerek arabayı sağa çekip durdurdu.

Neden durduğunu anlamayarak ona baktım. O da benim konuşmamı bekliyordu.

"Hobin ne, fobin ne, nelerden hoşlanırsın ya da hoşlanmazsın bunları bilmiyorum mesela."

"İnan bunları ben de bilmiyorum. Sadece küçüklüğümden beri basketbol oynadığımı biliyorum. Başka bir şey yapmaya hiç fırsatım olmadı. Artık neyi sevip neyi sevmediğimi öğrenebilmek için bugünden itibaren yeni bir başlangıç yapıyorum ve bugün benim hayatımın ilk günü." dedi ve emniyet kemerini çıkardı.

"Bu hayatının ilk gününe benimle başladığın anlamına mı geliyor?"

"Öyle de diyebiliriz. Hadi in geldik." onu kafamla onaylayarak emniyet kemerimi çıkarıp arabadan indim.

Etrafıma bakarak nereye geldiğimizi anlamaya çalıştım. Karşımdaki binanın tabelasında 'Dağyakası Buz Pisti' yazısını görünce bakışlarımı Çağıl'a çevirdim.

"Buz pisti mi?" kafasıyla beni onayladı.

"Evet, buz pateni yapmaya geldik."

"Yeni hayatının ilk ve son günü olacak sanırım." diyerek onunla dalga geçtim.

"Sen geç dalganı." önümden geçerek binaya doğru yürümeye başladı.

Gazamız mübarek olsun.

**

Bölüm sonu.

Burada kesiyorum çünkü bu bölümü uzun yapmak istemedim. Diğer bölüm doya doya okuyalım.

Bugün yazabilirsem yollarım, öptüm. 

Seviliyorsunuz <3

Seni Seçtim |yarı texting✓Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin