kırk dokuz

4.9K 393 179
                                    

sınır: +200 vote ve +100 yorum

İyi okumalar!

**

Babamın beni arayıp eve çağırmasının üzerinden 10 dakika geçmişti ki evin önüne anca gelebilmiştim. Daha doğrusu gelebilmiştik. İkra'da benimle gelmişti. Herhangi bir durumda olaya el atacağını söyledi.

Derin bir nefes aldıktan sonra kapının ziline bastım. Adım seslerini duyunca bir adım geriye attım. Kapıyı annem açmıştı. Yüzündeki ifadeden hoşlanmamıştım. Ayakkabımı çıkararak içeri girdim. İkra ve annem selamlaştıktan sonra peşimden gelmişlerdi.

İçeri girince ilk olarak Ceren ile göz göze geldik. Yüzündeki şimdi naneyi yemedin mi diye basbas bağıran ifade ile babama döndüm. Bu kızdan ciddi anlamda nefret etmeye başlamıştım.

"Baba?" babam benim sesimle bakışlarını televizyon ekranından çekti. Babamın bu kadar rahat olduğunu görünce gerginliğim azaldı.

"Geldin mi kızım?" ortamda gerginlik olmasaydı hayır hâlâ yoldayım diyecektim ama yemedi işte. Kafamla onayladım. Çok uzamadan bitmesini istiyordum.

Annemle İkra'da peşimden içeri girmişlerdi. Babam İkra'yı görünce yüzünde bir gülümseme peydah oldu. İkra'yı kızı olarak görüyordu.

"İkra sen de mi geldin? Hoş geldin kızım." diyerek omzunu sıktı.

"Hoş buldum Ekrem Amca. Su ile beraberdik apar topar kalınca peşinden geldim." babam kafasını  anladım dercesine salladı.

"Ne konuşacağımız biliyorsundur." dedi bana dönerek. Kaşlarım çatılmıştı. Biliyordum ama bunu bilmesine gerek yoktu.

"Hayır baba bilmiyorum, sorun ne?" Ceren yüzünden aramız bozulmasına izin veremezdim. Babama bunu ben ne zaman istersem zaten söyleyebilirim.

"Ceren seni bir oğlanla görmüş." anladığım halde anlamamış gibi yaptım.

"Kiminle görmüş beni Ceren." bakışlarımı babamdan çekerek Ceren'e döndüm. Benim ona döndüğümü görünce oturduğu koltuktan kalktı. Yanımıza gelerek cebinden telefonunu çıkarıp görebileceğimiz şekilde havaya kaldırdı. Gördüğüm fotoğrafla kaşlarım istemsizce çatıldı. Çağıl ile basketbol oynadığımız ana ait bir fotoğraftı.

"Ne var bu fotoğrafta?" diyerek Ceren'e baktım. Yanlış anlamaya sebep olacak bir fotoğraf değildi.

"Baba bu fotoğraf yüzünden mi çağırdın beni?" diye sordum. Cidden saçmalıktı.

"Ceren bu çocuğun sevgilin olduğunu söyledi. Kim bu çocuk?" diye sordu ciddileşirken. Cevap vereceğim sırada İkra konuşmama izin vermedi.

"Ekrem Amca araya girmek istemiyorum ama girmem gerektiğini hissettim." diyerek yanımda durdu, babam İkra'nın konuşmasına devam etmesini istediği için cevap vermeden ona bakmaya devam etti. "Ceren fotoğrafı pek düzgün çekmemiş. Fotoğraftaki kişi abim. Bugün bize ders anlattıktan sonra stres atmak için basketbol oynamaya götürdü."

İkra konuşmasını bitirince sessiz kalarak babama baktım. Babam bakışlarını bana çevirdi. İkra sessizlikten faydalanıp tekrar konuştu. "Ne hikmetse kadraja beni sokmamış." 

Babamın kaşları çatılırken gözlerini benim ve Ceren'in üzerinde gezdirdi. "Doğru mu bu?" diye sordu bana ithafen. Başımla onaylayarak sessiz kaldım. 

"Yalan söylüyorlar!" diye bağırdı Ceren.  Kaşlarım çatılırken ona döndüm sinirle.

"Bak kızım! Halamın kızısın diye bir şey demiyorum ama rahat bırak beni. Haddini bil!" sert tepkim yüzünden geriye doğru adımladı. Onu yalancı durumuna sokmak beni hiç üzmemişti. Vicdan azabı da çekmemiştim. Yıllardır bana yaptığı zorbalığın yanında bunlar hiçbir şeydi.

Bunca zamandır sessiz kalan annem de aramızdaki konuşmaya katıldı. "Ekrem, bu kızın bu evde bir dakika bile kalmasını istemiyorum. Kızımı düşürdüğü duruma bak!"  annemin bana arka çıktığını görmek beni duygulandırdığı için dolan gözlerimi sakladım. Ben ne zaman böyle duygusal olmuştum?

Babam başıyla annemi onayladıktan sonra Ceren'e bakmadan konuştu. "Eşyalarını topla ve evine dön."

"Ama dayı ya-" babam sözünü keserek Ceren'e döndü. "Ben son sözümü söyledim. Kızımı üzen kişi bir dakika bile evimde barınamaz. Ayrıca bayramda bile beni aramayan sadece kalacak yere ihtiyacı olunca beni arayan yeğene ihtiyacım yok."

Babamın son sözüyle bıyık altından gülerek Ceren'e baktım. Üzerime yürüyeceği sırada İkra önüme geçerek ona engel oldu. "Hop! Ağır ol. Büyüklerinin önünde Su'yu mu döveceksin bir de."

İkra, Ceren'i daha çok sinirlendirerek Ceren'in ayaklarını yere vurarak salondan çıkmasına sebep olmuştu. 

İkra'nın kulağına fısıldadım. "İyi ki varsın dostum."

Dost dediğin böyle bir zamanda belli olurdu zaten. Her şeyi göze alarak benim için yalan söylemişti. Beni savunmuştu. Yanımda İkra varken başka ne isteyebilirim ki!

Çağıl'ı tabii ki de!

"Ben artık gitsem iyi olacak." dedi İkra. Annem hemen İkra'nın koluna girerek konuştu.

"Beraber yemek yiyelim öyle git." İkra gülümseyerek anneme baktı.

"Çok isterdim ama bugün babam evde. Eve gitmem gerekiyor." dudaklarını büzerek bana baktı.

"Olsun, başka bir zaman bizde kalırsın." diyerek omzunu sıvazladım.

İkra bizimkilerle vedalaştıktan sonra onu kapıya kadar geçirdim. Ayakkabısını giydikten sonra yerinde doğruldu.

"Teşekkür ederim, sen gelmeseydin ben her şeyi batırırdım." omuzlarını silkti.

"Benim yerimde olsaydın aynısını benim için sen de yapardın." evet, yapardım. İkimizde birbirimiz için her şeyi yapardık.

Vedalaştıktan sonra kapıyı kapattım. Ardından sırtımı kapıya yaslayarak derin bir nefes verdim. Ucuz yırtmıştım.

Aslında o kadar çok basıldık ki, bu durumlara bağışıklık kazanmıştım. O kadar gerilmiyordum.

İçeri geçerek aileme odamda ders çalışacağımı söyledim. Az önce sanki hiçbir şey olmamış gibi televizyon izlemeye dalmışlardı. Bana cevap vermeyeceklerini anlayınca odama geçip kendimi yatağa attım. Bugün çok yorucu olmuştu.

Uzanmaya devam ederken cebimden telefonumu çıkardım. Çağıl ile olan sohbetimize girerek hemen mesaj attım.

*

su: ucuz atlattık

su: neyi diye sorma sakın

su: çünkü cevap verirsen seninle konuşmaya devam ederim ve ders çalışamam

su: bu yüzden cevap verme sakın.

su: ikra eve gelince sana anlatır

su: ben şimdi ders çalışmaya gidiyorum

su: ben yokken beni sevmeye devam et

su: ulan bunları yazacağıma olayı anlatmıştım

su: neyse bişiyokbişiyok

su: gittim ben, öptüm

görüldü.

çağıl: seni seviyorum, iyi dersler hayatimin anlami

***

bölüm sonu.

sınır geçilmemişti ama bölümü attım. neden mi? çünkü sizi çok seviyorum.

bir sonraki bölüme kadar hoşça kalın,

seviliyorsunuz!

Seni Seçtim |yarı texting✓Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin