yedi

23.4K 987 406
                                        

İyi okumalar!

**

Bakışlarımı yüzünden çekemeden Çağıl'la göz göze geldik. Ne kadar kaçmaya çalışsam da başaramadım; kilitlenip kalmıştım.

Çağıl da yüzümü inceliyordu, kalbimde kor gibi bir ateş yanıyordu. Ne zamandır tuttuğumu fark etmediğim nefesimi titrek bir şekilde bıraktım.

Arkadan gelen korna sesiyle yerimde sıçradım; Çağıl da kendine gelerek koltuğuna yaslandı. Emniyet kemerini takıp arabayı hareket ettirdi.

Az önce ne olmuştu böyle?

Utandığımı hissettim, yanaklarım yanıyordu.

Sessizliği bozmak isteyen Çağıl radyoyu açtı. Radyoda Batuhan Kordel'in Sıcak Şarap şarkısı çalıyordu. Ona çaktırmadan bakmak isterken göz göze geldik. Hiçbir şey olmamış gibi gülümseyip önüme döndüm ama aslında çok şey olmuştu.

Şarkı başlayınca sessizce sözlere eşlik ettim:

"Ah, o güzel gözlerin döndürüyor başımı,
Lütfen seni izlerken hor gör bu telaşımı."

Yüzü ve kokusu bu kadar yakınımdayken nasıl etkilenmezdim ki? Anonim olmadan önce de ona karşı böyle miydim, hatırlamıyorum. Belki de öyleydim.

Gözlerimdeki telaşı görmüş müydü acaba? Utançla kafamı dışarı çevirdim. Ev bu kadar uzak mıydı? Değildi; trafik vardı, muhtemelen kaza olmuştu.

"Sanırım kaza olmuş." dedi Çağıl ve suskunluğunu bozdu. Onun baktığı yere baktım; kalabalık vardı.

"Sanırım." dedim.

"Sen bekle, ben bakıp geliyorum." Emniyet kemerini çözüp kapıyı açtı ve dışarı çıktı.

"Sen oraya gidip ne yapacaksın?" diye seslendim arkasından.

"Sen orasını bana bırak, geliyorum hemen." Bir şey dememe izin vermeden kapıyı suratima kapattı. Normalde beni bir başıma bırakmazdı ama onun da utandığını hissettim.

Birkaç dakika sonra Çağıl koşarak arabaya geri döndü.

"Kaza olmuş." dedi ve emniyet kemerini tekrar taktı.

"Hadi canım, nasıl olabilir böyle bir şey?" diye dalga geçtim.

"Sana söylemiştim, kaza olmuştur diye." dedi, arkasına çok bilmiş bir ifadeyle yaslanarak. Birkaç saniye sonra yüzündeki ifade silindi ve bana döndü.

"Lan, sen dalga mı geçiyorsun benimle?" diye sordu. Yüzümdeki sırıtışı görünce somurdu. Cevap vermeme gerek kalmadan sorusunu kendi yanıtladı:

"Evet, dalga geçiyormuşsun."

"Oy, alındın mı sen?" diye ona gülümsedim. Kollarını kavuşturup kafasını benim olmadığım tarafa çevirdi.

"Çağıl." diye kolundan çektim, "Ya baksana!"

Omuzlarını silkerek "Hıh!" diye ses çıkardı. Bana resmen trip atıyordu! Ağzını yediğim, ilerde atacağın çok tripler olacak, kendine gel lütfen.

"İyi böyle sessiz sessiz oturur bekleriz." dedim, ben de kollarımı kavuşturup kafamı onun olmadığı tarafa çevirdim.

"Şu an ben trip atıyorum, rol çalma." Arabanın kontağını kapatıp eski pozisyonuna döndü. Tasarruflu beyim.

"Sen trip atıyorsun diye ben de trip atamayacak mıyım?" diye sordum.

"Hayır, atamazsın. İki kişi birbirine trip atınca zevki çıkmıyor." Omuzlarımı silktim.

"Bu beni hiç alakadar etmez. Ben de atıyorum işte, trip ağla!" diyerek ona dil çıkardım.

Beklemediğim bir şey yaptı; dudağımı tutup çekti. Lan dudağım koptu! Bırakması için koluna yumruklarımı geçirdim ama bırakmıyordu, hayvan.

"Lon!" Elimi ona vurmak için kaldırdığımda dudağımı bırakıp geriye kaçtı. Arabada nereye kaçabileceğini düşündüyse çok yanlış düşünmüş; çünkü kafası kapının camına çarpmıştı.

İşaret parmağımla onu gösterip "Salak!" diyerek kahkaha attım. Üzerim parmaklarını silince gülme sırası ona geçti.

"Pislikleşme, üzerime neden siliyorsun?"

"Kendi tükürüğünden de iğrenmezsin, Su." Ağzımı açıp cevap verecekken arkadan korna sesi geldi. Önüme döndüğümde yolun yavaş yavaş açıldığını ve geçebileceğimiz kadar yer olduğunu gördüm. Kendimizi o kadar kaptırmışız ki, yolun açıldığını bile fark etmemiştik.

Çağıl arabayı çalıştırırken yüzünde hafif bir tebessüm vardı. Sebebinin ben olduğumu düşünmek, beni mutlu etmişti. Öte yandan, bu anın bitmesi üzüntü vericiydi.

Olsun, önümüzde daha çok zaman var, öyle değil mi?

***

kendinize iyi bakın!

ayrıca tuttuğunuz oruçları Allah kabul etsin.

seviliyorsunuz <3

Seni Seçtim |yarı texting✓Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin