sınır: +200 vote ve +100 yorum.
İyi okumalar!
*
Sınavdan çıkıp eve gelmemle, başka bir arabaya binmem kısa sürede gerçekleşmişti. İkra, Çağıl ve Efe beni arabayla evden almışlardı. Şimdi ise hep birlikte kamp yapacağımız yere gidiyorduk. Tam olarak nereye gittiğimizi bilmiyordum.
Çağıl sürücü koltuğundaydı, yanında da Efe oturuyordu. Her ne kadar öne oturmaya çalıştıysam da bunu başaramamıştım. Resmen Efe kaynanaydı da ben gelin muamelesi görüyordum!
İkra da benim gibi Efe'ye dik dik bakarken, Efe sanki biz yokmuşuz gibi yola bakıyordu. İkra ile sınavı değerlendirirken, aklıma gelen bir şeyle öksürmeye başladım. Karşımda bana göz kırpan petrol ofisine yalandan öksürmeye devam ettim.
"Ne oldu Su?" diyerek kafasını yüzüme eğdi İkra.
"Su!" Öksürürken su istediğimi söyledim. Çağıl, petrole girip arabadan inmek üzereyken koluna uzandım. "Efe alıp gelsin!"
Efe ne olduğunu anlamadığı için kaşlarını çatarak yüzüme baktı. Kafasıyla onayladı, arabadan inerek petrol ofisinin içindeki markete koştu. İçeri girdiği an kendimi toparlayıp arabadan indim ve aynı hızla Efe'nin kalktığı koltuğa oturdum. Çağıl ve İkra, ağzı açık beni izlerken yaptığım şeyin onları şoka uğrattığını anladım.
"Sen çok fenasın Su," diye mırıldandı Çağıl.
"Tabii, ne sandın?"
Kafamı marketin çıkışına çevirdiğimde, Efe'nin koşarak arabaya geldiğini gördüm. Arabaya bakınca benimle göz göze gelince adımlarını yavaşlattı, ardından omuzları çöktü. Ayaklarını yere vura vura yürüyerek kapımın önüne geldi, birkaç saniye bana baktı. Sırıtarak arka kapıyı açıp birkaç saniye önce benim oturduğum yere oturdu. Kapıyı sertçe kapatınca Çağıl ile göz göze geldi. Çağıl'ın bakışlarından kaçmak için elindeki suyu açtı ve konuşmaya başladı.
"Çok susamıştım zaten, iyi oldu." Gülerek suyu içmesini izledik. Yaptığım şey doğru bir şey değildi, biliyorum, ama onunla bu şekilde uğraşmak hoşuma gidiyordu.
Çağıl arabayı çalıştırırken emniyet kemerimi taktım. Yüzümü Çağıl'a çevirdiğimde, gülümseyerek beni izlediğini fark ettim.
"Ne oldu?" diye sordum.
"Delisin ama seviyorum." İç çekerek önüne döndü. Araba hareket ederken gülümsedim. Şanslıydım. Onun gibi birinin hayatımda olması beni çok şanslı hissettiriyordu.
Yolun geri kalanında öne geçtiğim için biraz pişman olmuştum çünkü Efe ve İkra arkada birbirleriyle çok eğleniyorlardı. Biz ise Çağıl'ın dikkati dağılmasın diye ara sıra birbirimize gülümsemekten başka bir şey yapmamıştık. Ama bir yandan yaptığım bu şeyden keyif almıştım. Neden mi? Çünkü yaptığım şey belki de onların yakınlaşmasına sebep olacaktı.
**
Birkaç saatlik yolculuğun ardından arabadan indik. Arabayı kamp yapacağımız alanın yakınlarına bıraktık çünkü bu yolun devamında arabaların gidebileceği bir yol yoktu. Mecbur eşyaları sırtlanıp kalan yolu yürüyecektik.
Çağıl ve Efe, bizim çok fazla ağır taşımamızı istemedikleri için çoğu şeyi onlar almıştı. Biz ise sırtımızda çantalarla onları takip ediyorduk. Ne kadar yardım etmek istesek de bizi dinlememiş, yürümeye devam etmişlerdi. Düşmemek için üstün çaba sarf ediyorduk. Hatta bu yüzden birbirimizle konuşmuyorduk bile. Konuşmak bile yorucu geliyordu. Sadece ben, ne kadar kaldığını sormam dışında aramızda bir konuşma geçmiyordu.
Bakışlarımı yerden çekip etrafıma baktım. Büyük ağaçların altından geçiyorduk. Her yerde kozalak ve dal parçaları vardı. Kuşların cıvıltıları kulaklarımıza dolmuştu. Derin bir nefes aldım, oksijen burnumu yakmasına rağmen bu nefes kendime gelmemde yardımcı oldu. Gülümseyerek yürümeye devam ettim. Karşımıza çıkan tabelalar bitince kamp alanına geldiğimizi anladım. Karşımda sonu gözükmeyen denizi görünce heyecanla etrafa baktım; bizden başka kimse var mı diye. Yalnızca biz vardık.
Çağıl, kocaman bir ağacın altını göstererek konuştu: "Bu ağacın altına çadırları kuralım. İki çadır da bu ağacın altına sığar." Onaylayarak gösterdiği ağacın yanına yürüdük.
İkra heyecanla ellerini birbirine vurdu. "Deniz var, harika!" Gülerek heyecanına ortak oldum.
"Önce çadırları kuralım, sonra bir şeyler yer, denize gireriz," dedi Efe. İkra kafasıyla onayladıktan sonra Çağıl'ın yanına gittim.
"Yardım etmemi ister misin?" Bakışlarını çadırlardan çekip bana baktı.
"Olur, isterim."
"Ne yapmam gerekiyor?"
"Yanımda durman gerekiyor." Kafamla onayladıktan sonra çadırın yanına çöktüm. Sonradan kafama dank eden bir şeyle kafamı kaldırdım.
"Ha?" Çağıl bana cevap vereceği sırada Efe aramıza girerek Çağıl'ın konuşmasına engel oldu.
"Cilveleşmeyi bırakın da çalışın." Gözlerimi devirip bacağına yumruğumu savurdum. Yumruğumdan kaçarak dil çıkardı.
Efe'yle uğraşmayı bırakıp Çağıl'a yardım etmek için çadırları çantalardan çıkardım. Çadır kurmayı bilmediğim için, Çağıl'ın yönlendirmesiyle birlikte çadırı kurduk. Tam özgüvenle çadırımızı İkra ve Efe'ye övecekken, onların çoktan çadırı kurduğunu gördüm. Sadece çadırı kurmakla kalmayıp yemekleri hazırlamaya başlamışlardı.
"Ben bari odun modun toplayayım, gece soğuk olur," dedim. Kafalarıyla beni onayladıktan sonra onlara arkamı dönüp bulduğum dal parçalarını toplamaya başladım. Yanlarından çok uzaklaşmamak için sürekli onların olduğu yere bakıyordum. Topladığım dal parçalarının yeterli olduğunu düşününce yanlarına döndüm. Parçaları kenara bırakıp kamp sandalyesine oturdum.
"Kamp yapmak ne zormuş, çok yoruldum," nefesimi vererek arkama yaslandım. Çağıl da topladığı kozalakları, benim topladığım dal parçalarının yanına attıktan sonra yanımdaki boş sandalyeye oturdu.
Yerimde doğrulup bardaklara içeceklerimizi doldurdum. Yemek de hazır olunca midemize bir şey gireceği için mutluluktan gülümsedim.
Deniz karşımızdaydı, sevdiğim insanlar yanımdaydı ve midem bayram ediyordu. Daha ne isteyebilirim ki ben? Dalgaların kumsala vurduğu zaman çıkan sesi dinleyerek yemeğimizi yemeye başladık.
Çağıl'ın kulağıma bir şey demek için eğildiğini görünce ona yaklaştım.
"Denizle ortak noktanız ne biliyor musun?" diye fısıldadı. Merakla ne diyeceğini bilmediğim için kafamı iki yana salladım.
"İkiniz de bana huzuru hissettiriyorsunuz."
***
bölüm sonu.
bölümler geç geliyor farkında ve üzgünüm. bölüm yazmak için telefonu elime alıyorum ama tıkandığım için bölüm yazamıyorum. aslında yazacağım şeyler de belli ama yazamıyorum işte sebebini anlamadım.
şey beni 500 takipçi yapar mısınız? 3-5 kişi takip ederse tamamdır ehehe
bu arada hesaplamalarımda yamulmuyorsam 55. bölüm final olacak.
tekrardan özür dilerim,
seviliyorsunuz!!
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Seni Seçtim |yarı texting✓
Teen Fiction-tamamlandı.- "Bak şimdi efekt sonucunda bir sayı çıkacak ve sen bu sayı kimin forma numarasıyla denk olursa ona anonim olarak yazacaksın." Kaşlarımı çatarak ona baktım. Tam bu sırada Çağıl'ın takımından Efe basket atmıştı. Alkışladıktan sonra İkra...
