otuz dokuz

8.2K 435 76
                                    

İyi okumalar!

**

Çağıl şikayetini çektikten sonra Murat'ın gözü korkmuş olacak ki o da şikayetini geri çekmişti. Çağıl bileklerindeki kelepçelerden kurtulduktan sonra çıkışa doğru yürümeye başlamıştık. Köpek hâlâ bizimleydi, köpek sahibinden çok bizi sevmiş gibiydi.

Çıkışa vardığımızda kapının kenarında ayakta duran bir iguana suratlı görmüştüm. "Emanetimi alayım." diyerek yanımıza geldi Murat.

Yüzümü buruşturarak yüzüne baktım O ise sırıtarak gözlerini Çağıl ve benim üzerinde gezdiriyordu.

"Ne sırıtıyorsun yavşak yavşak." bu bir soru değil uyarıydı. Murat cevap verme gereksiniminde bulunmadım bana doğru adım attı. Kolları bana uzanırken Çağıl beni geriye çekerek kucağımdaki köpeği aldı. Murat'ın yapmaya çalıştığı şeyi anlamıştı.

"Köpeğini de al git." köpek şaşkın bakışlarıyla bizi izlerken köpeğe el salladım. Çağıl salladığım elimi tutarak beni peşinden sürükledi. Karakoldan Çağıl ile çıktıktan sonra peşimizden çıkan Murat'a dönerek seslendim.

"Alacağın tasmaya sokayım mal."

**

Çağıl ile yaşadığımız maceranın ardından tavuk alarak evlerine döneceğimiz sırada Birsen Abla, Çağıl'ı arayarak bizi bir güzel azarlamıştı. İşten kaytardığımızı düşünüyordu ama öyle bir şey yoktu. Birsen Abla'nın gazabına uğramamam için Çağıl beni evime bırakmıştı. Yol boyunca sohbet etmiştik. Daha çok bana yakın zamanda gireceğim sınav hakkında tavsiyelerde bulunmuş gelecek hakkında konuşmuştuk.

Evin kapısını kapatıp ayaklarımı yere sürterek odama giderken annemi gördüm. Beni görmemesini umarak sessiz bir şekilde adımlarımı hızlandırdım. Tam elimi odamın kapısına uzattığım sırada arkamdan bir ses geldi.

"Su?"

Bu ses anneme ait değildi, yanlış duymuş olmayı diledim. Kafam aşağı düşerken boynu bükük şekilde arkamı döndüm. Arkamı döndüğüm anda belime sarılan kollar yüzünden hareket edemedim.

"Seni çok özlemişim." Ben hiç özlememişim.

Beni kendinden uzaklaştırıp bana baktı. Sonra tekrardan sarıldı."Seni görmek güzel." Seni görmek  kabuslardan daha korkutucu.

Benden uzaklaşınca yüzüme sahte olduğu belli olan ama onun anlamayacağı bir gülümseme kondurdum.

"Seni buraya hangi rüzgar attı?" neden geldin, gelmeseydin demekti bu.

"Birkaç günlüğüne tatile geldik. Nasıl yapmışız, iyi yapmış mıyız?" ağlamamak için kendimi zor tutarken kafamı aşağı yukarı sallayarak onu onayladım.

"Kız Su, iyi misin? Gözlerin dolmuş. Biliyorum çok özledin şimdiden gideceğimizi düşünüp üzülüyorsun ama üzülme. Yine geliriz hem. " sinirden gözümden yaş akarken kafamı kapıya çevirdim. Yerde gördüğüm ayakkabılar sinirimi daha da bozmuştu.

"Daha okullar tatil olmadı ne tatili ya." dedim kendimi tutamayarak.

"Okulun bitmesine 1 hafta kaldığı için okuldan izin alıp geldik." dedi. Kafamla onu onayladım.

"Benim biraz ders çalışmam lazım sonra içeri uğrarım." diyerek bir şey demesine izin vermeden odama girip kapıyı kilitledim.

Nefes vererek yatağıma baktım. Gördüğüm şeyle yerimde durdum. Yatağımda bir bebek uyuyordu. Neden ama neden! Ses çıkarmamaya çalışarak çalışma masama oturdum. Elime telefonu alarak Çağıl ile olan sohbetimize girdim.

Seni Seçtim |yarı texting✓Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin