sekiz

15.3K 675 200
                                    

İyi okumalar!

***

Konuşmadan geçen yolculuk sonunda bitmiş, evlerine varmıştık. Konu açıp konuşmayı çok istemiştim ancak her şeyi berbat etmek istemediğim için ağzımı açmamıştım. Fazlasıyla boşboğaz birisi olduğum için anonim olduğumu ağzımdan kaçırabilirdim. Bana güven olmaz.

Korkarak emniyet kemerini elime aldım. Yine beceremeyip çıkaramayacak kadar beceriksiz birisiydim. Neyseki korktuğum olmamış emniyet kemerini çıkarabilmiştim. Yüzümde gülümseme oluşmuş olacak ki Çağıl bana laf atmıştı.

"Neden kendi kendine gülüyorsun? Yoksa emniyet kemerini çıkarabildiğin için sevinçten mi gülüyorsun?" diyerek kendi emniyet kemerine uzandı.

"Nereden çıkardın? Gülmüyorum sana öyle gelmiş." ona malzeme verecek değilim.

Gülerek kendi emniyet kemerini çıkarmaya çalıştı ama ne olduysa çıkaramadı. İçten içe ona gülerken yüzümde ifade barındırmamaya dikkat ettim. Onunla eğlenmem gerekiyordu.

"Ne oldu çıkmıyor mu emniyet kemerin?" kaşlarımı kaldırıp alayla ona baktım.

"Ne demek 'çıkmıyor mu?' herhalde çıkıyor. Sıkışmış sanırım." bana laf yetiştirmeye çalışırken emniyet kemeriyle uğraşmaya devam ediyordu.

"İyi bari. Yardım etmemi istersen buradayım bekliyorum." sırtımı kapıya yaslayarak ona döndüm. 

"Sen daha emniyet kemerini takamıyorsun bir de bana yardım mı edeceksin?" diyerek alayla güldü.

"Benim suçum yoktu arabanız bozuksa ben ne yapabilirim? Neyse, sen tek başına uğraş gidiyorum ben." kapıyı açmak için arkamı döndüğüm an beni çekerek kapıyı açmama engel oldu.

"Hop! O kadar dalga geçtin nereye gidiyorsun?" hop ne ya? Yok hop dedik orada kal portakal.

"İkra şu an ebemden girip tuttuğum takımın stadyumundaki kale direğinden çıkmıştır. Onun yanına gidiyorum tabii ki nereye gideceğim?"

Söylediğim şeye gülerek kafasını iki yana salladı. Gülme senin tipini si-. Severim yani.

"Emniyet kemerini çıkarırsan gideriz. Çıkaramazsan buradayız." bana uyar aşkım ama kalbim buna dayanabilir mi, işte bundan emin değilim.

"Çekil şuradan emniyet kemeri nasıl çıkarılırmış öğren bakalım." ellerini emniyet kemerinden çekerek bana baktı.

"Bismillah." diyerek emniyet kemerinin kilit tuşuna bastım. 'Click' sesini duyunca Çağıl'a baktım. O da bana bakıyordu.

"Çağıl git bir gusül al."

Söylediğim şeyle yanağıma parmağının ucuyla hafif vurdu. Dokundu da diyebiliriz.

"Şans eseri oldu." diyerek üste çıkmaya çalıştı.

"Ya bırak ya bırak." arabanın kapısını açmadan önce Çağıl'ın ensesine şaplak atmıştım. Arkamdan bağırdığını duyunca gülerek kaçmıştım.

Umarım İkra başımın etini yemezdi. Aslında olanları ona anlattıktan sonra bana sinirinin geçeceğini biliyorum çünkü İkra yıllardır abisiyle aramızı yapmak için sürekli planlar yapıyordu.

Kapılarının önüne gelince kapıyı çaldım, bir yandan arkama bakıyordum Çağıl gelmeden içeri girmem gerekiyordu. Kimse kapıyı açmayınca tekrar kapıya vurdum. E hadi ama!

"İkra! Kapıyı açsana." diyerek tekrar vurdum kapıya.

Çok yakınımdan gelen nefes sesiyle elim havada asılı kalmıştı. Yavaşça kafamı sola çevirince Çağıl ile göz göze geldim.

"Selam." masum gözükeceğimi düşünerek havada kalan elimi salladım.

"Masum gözüktüğünü düşünüyorsan yanılıyorsun. Şu an tam bir cadıya benziyorsun." saçlarımı karıştırarak benden uzaklaştı çünkü kapı açılmıştı.

"Şimdilik sadece bununla kurtuldun Su." göz kırparak açılan kapıdan içeriye girdi. Bense onun göz kırpışının etkisinde kalmıştım.

Kapıda beni şeytani gülümsemesiyle İkra karşıladı. Gözlerinde eğlenceli parıltılar vardı ve onun ağzından uzun süre düşmeyeceğimi anlamıştım.

"Sonunda en yakın arkadaşıma yenge diyebileceğim zamanlar geliyor!"

***

bölümler uzun olsun mu diye sorduktan sonra daha kısa bir bölüm atmam... sorry böyle olması gerekiyordu.

diğer bölüm text olur büyük ihtimalle.

öptüm. <3

Seni Seçtim |yarı texting✓Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin