otuz sekiz

12.5K 640 163
                                        

İyi okumalar!

**

"Su kaç!"

Çığlık atarak Çağıl'ın peşine takıldım. O tabana kuvvet koşarken, ona yetişmeye çalışıyordum. Geride kaldığımı fark edince koşarak yanıma geldi, elimi tutup çekiştirmeye başladı.

Kucağında yavru köpek, ellerinde ellerim; nereye gittiğimizi bilmeden koşuyorduk.

"Çağıl, bahçeye girelim!" Yüksek adrenalinle bağırmıştım. O da beni dinleyip karşımıza çıkan ilk bahçeye dalmıştı. Kapıyı kapatıp duvarın kenarına çöktük.

Soluklanmaya çalışırken kafamı duvara yaslayıp gözlerimi kapattım. Kalbim sanki kulaklarımda atıyordu. Birkaç saniye kendime gelmeyi bekledikten sonra gözlerimi açıp Çağıl'a baktım. O beni izliyordu.

"İyi misin?" diye sordu. Kafamı aşağı yukarı sallayarak onayladım.

"Sen nasıl nefessiz kalmadın, bu kadar rahatsın?" diye sordum. 

"Sporcu adamız kızım biz. Bize bunlar vız gelir tırıs gider." Gülerek köpeğe döndü. Dilini dışarı çıkarmış bizi izliyordu.

"Bu köpek kadar rahat olmak isterdim," dedim. Gülerek köpeğe baktı Çağıl. Sonra bakışları başka bir yere kaydı. Gözlerimi takip ettiğimde ellerimize baktığını fark ettim. Bir saniye... Ellerimiz? Hâlâ el ele tutuşuyorduk.

Elimi çekmeye çalıştım, o ise daha sıkı tutarak engel oldu. Ona döndüğümde ıslık çalıp etrafına bakıyordu. Umursamamaya çalışıp köpeği sevmeye başladım. Köpek mayışarak Çağıl'ın kucağında yayıldı. Fark ettiğim şeyi söylemek için ona döndüm.

"Çağıl," dediğimde bana baktı. "Köpeğin tasması var." Köpeğe baktığımızda, tüyleriyle aynı renkte olan tasmayı zor da olsa görebiliyorduk.

"Hangi salak tüyleriyle aynı renkte tasma alır ki?" Kaşlarını çattı. Köpeğin tasmasına bakmak istediğimizde köpek mızmızlanarak gözlerini açtı. "İyi, en azından telefon numarasını yazmayı akıl edebilmişler."

Muhtemelen bizi kovalayan köpek annesi değildi. Kucağımızda yabancı bir köpek görünce kovalamıştı.

Çağıl cebinden tek eliyle telefonunu çıkarmaya uğraşıyordu. Bu şekilde çıkaramayacağını anlayınca elimi dudağını büzerek bıraktı.

"Köpeği bana ver istersen." Böylece telefonu cebinden daha kolay çıkarmıştı. Tasmadaki telefon numarasını söyledikten sonra telefonu kulağına yasladı.

"Köpeği vermesek mi? Baksana, daha tasma seçmeyi bilmiyor," diyerek burun kıvırdım.

Bana cevap vereceği sırada telefon karşı taraftan yanıtlanmıştı bile. Çağıl telefonda konuşurken ben köpekle oynuyordum. Köpek beni çok sevmiş olacak ki beni yalamaya çalışıyordu. Gülerek göbeğini gıdıklamaya başladım. Köpek delirmiş gibi kafasını sağa sola savuruyordu.

Çağıl telefonla konuşmayı bitirdiği için köpekle uğraşmayı bıraktım. Kafamı sallayıp ne olduğunu sordum. "Yakınlardaymış, kalk marketin önüne gidelim." Kafamla onu onaylayarak oturduğum yerden kucağımda köpekle kalktım.

"İstersen köpeği ben taşıyabilirim," dedi Çağıl. Kafamı hemen iki yana salladım.

"Yok, ben çok sevdim köpeği, teslim edene kadar benim kucağımda kalsın." Omuz silkerek yanımda yürümeye başladı.

Seni Seçtim |yarı texting✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin