sınır: +200 vote ve +100 yorum.
İyi okumalar!
**
Çağıl ile basketbol maceramızın ardından, onların evinin önüne gelmiştik. İkra ile parka gidip dertleşecek, biraz da dedikodu yapacaktık. İkra'nın aşağı inmesini beklerken, yalnız kalmamı istemediği için Çağıl hâlâ yanımdaydı. Birbirimize sadece bakıyorduk. Çünkü İkra'ya anlatacaklarımı ona anlatmadan, Çağıl'a yakın durmak istememiştim.
İkra'nın apartmandan çıktığını görünce, yaslandığım arabadan uzaklaştım. "Ben geldim!" diyerek bana sarıldı.
"Hadi canım! Biz de geldiğini görmemiştik, nasıl olabilir böyle bir şey?" diye dalga geçti Çağıl. Benden ayrılarak abisine öldürücü bakışlar attı. Birini bakışlarımızla öldürebiliyor olsaydık, İkra bunu başaramasa da kesin sakat bırakırdı.
"O çirkin bamya gözlerini üzerimden çek." Çağıl'ın bu hitabına gülmemek için kendimi zor tuttum. İkra ile göz göze geldik. Hiçbir şey olmamış gibi ıslık çalarak gözlerimi etrafta gezdirdim. Onun bakışlarını üzerimden çektiğini hissedince tekrar ona döndüm. Sırtımdaki çantayı hatırlayınca, Çağıl'a döndüm.
"Bu ağır çanta ile dolaşmak istemiyorum. Bugünlük sizin evde kalsa, ben sonra alsam olur mu?" diye sordum. Cümlem biter bitmez Çağıl çantayı sırtımdan almıştı. Gülümseyerek teşekkür ettim.
"Sizin konuşacağınız şeyler vardır. İkiniz de eve geç kalmayın." Bakışlarını ikimiz üzerinde gezdirdikten sonra arkasını dönüp gitti. Başımızla onayladıktan sonra kolumu İkra'ya uzattım. Koluma girince yürümeye başladık.
"İlk markete gidip çekirdek kola alalım." diyerek onun tepkisini görmek istedim. Yüzüne baktım. Kafasını çevirince göz göze geldik. "Oradan parka geçeriz." dedim. Kafasını ağır ağır sallayarak onayladı.
Markete giden yolda havadan sudan sohbet ettik. Genelde sınav hakkında konuşmuştuk. İkimiz de gergin olmadığımızı düşünsek de aslında fazlasıyla gergindik. Üstümüzde büyük bir yük vardı. Ailelerimiz bizden umutluydu ve bu da bizim daha çok çaba göstermemize neden oluyordu. Pişman olmamak için elimizden gelenin çok daha fazlasını yapmaya çalışıyorduk.
"Dershanedeki denemelere neden gelmiyorsun?" dedi. Omuz silktim. Benimle dalga geçer gibi gözlerini devirdi. "Rehberlikçi seni sordu. Denemelere gelmeni istediğini söyledi."
"Sınava iki-üç gün kaldı. Kendimi artık çok sıkmak istemiyorum. Kendim deneme çözüyorum." Sınav muhabbetinden sıkıldığım için, köpeğin bizi kovaladığı ve karakola düştüğümüz günü anlattım. İlk başta şaşırmış, sonra da anlatmadığım için bana kızmıştı. Haklıydı. Uzun zamandır birbirimize pek bir şey anlatmıyorduk.
Markette işimizi hallettikten sonra yakındaki parka geçtik. Kalabalık olmadığı için rahatça oturabileceğimiz bir masa bulduk. Aldıklarımızı poşetten çıkardık. İkra bardaklara kolaları doldurdu. Atıştırmalıklardan biraz yedikten sonra İkra konuya giriş yaptı.
"Anlat." dedi, avucuna doldurduğu çekirdekleri çitlerken. Bu onun tamamen olaya odaklandığını gösteriyordu.
"Nereden başlasam bilmiyorum." diye mırıldandım. Elindeki çekirdek kabuğunu bana fırlatınca göz göze geldik.
"Çağıl ile sevgilisiniz, onu anladım. Nasıl oldu, her şeyi bilmek istiyorum." Bunu nasıl anladığını sorgulamadım. Zaten her şey çok açıktı. Anlamamak için kör olmak gerekiyordu.
"Gerçekten nereden başlasam bilemiyorum çünkü anonim olmadan önce bile... Daha doğrusu bu, liseye dayanıyor." Anlamamış gibi yüzüme baktı. Normaldi, ona hiç bahsetmemiştim.
"Lise derken?" diye sordu. Cevap vermeden kolamdan bir yudum aldım.
"Lisedeyken Çağıl ile aramızda bir çekim vardı. İkimiz de bunun farkındaydık." dedim ve kısa bir duraksamadan sonra devam ettim. "Hatırlıyor musun? Abinin mezuniyetine gitmiştik."
Kafasıyla onayladı ve çekirdek çitlemeye devam etti.
"O gün sen beni Çağıl'a itmiştin. Bu yüzden onunla dans etmiştik."
"Ay, evet! Çok güzeldiniz!" diyerek sözümü kesti. Gözlerimi devirdim. Kendisiyle gurur duyar gibi omuzlarını dikleştirdi.
"O gün aramızda bir konuşma geçmişti. Bana aramızda bir çekim olduğunu ve bu çekimden hoşlanmadığını söylemişti." dediğimde İkra'nın kaşları çatıldı, çekirdekleri daha hızlı çitletmeye başladı. "Sebebini sorduğumda, seninle en yakın arkadaş olmamızdan dolayı istemediğini söylemişti."
"Ya, ne alaka? Sanki seninle kardeşmiş gibi konuşmuş. Triplere gel..." dedi. Güldüm, sonra anlatmaya devam ettim.
"O zamanlar benden uzak durmaya çalışıyordu ama bir süre sonra her şeyi unutup konuşmaya devam ettik. Zaten ondan sonra sayende anonim olarak ona yazmıştım." Şüpheli bir şekilde gülümseyince kaşlarımı çatarak baktım.
Nefes almadan bu zamana kadar olan her şeyi anlattım. O da ağzı açık bir şekilde dinledi. Tepkileri beni güldürüyordu.
"Oh be! Sonunda her şeyi anlattım. Üstümden büyük bir yük kalktı." Bardağımda kalan kolayı kafama diktim. Sonra tekrar doldurdum. İkra hâlâ şaşkın bir şekilde bana bakıyordu.
"Ne oldu?" diye sordum. Kendine gelince elindeki çekirdekleri pakete boşalttı.
"Evren resmen sizin birlikte olmanız için çalışmış." Onaylayarak ağzıma cips attım. Konuşmak iştahımı açmıştı.
İkra ile konuşmak bana çok iyi gelmişti. Rahatlamıştım. Bilseydim daha önce anlatırdım. Aklıma gelen bir şeyle tekrar ona döndüm.
"Anonim meselesini anlatırken şüpheli bir şekilde güldün. Benden sakladığın bir şey mi var?" Göz göze geldiğimiz an yutkunduğunu fark ettim. Tek kaşımı kaldırarak yüzüne baktım. Tam konuşacakken telefonum çaldı. Ben açmak üzereyken sustu.
Ekrana baktığımda içime kötü bir his çöktü. İkra, yüzüme bakarak kim olduğunu anlamaya çalışıyordu. Telefona cevap verdim.
"Su, neredesin kızım?" Babamın sesi tedirgindi.
"İkra ile parktayız baba, bir sorun mu var?" dedim. İkra ne olduğunu anlamaya çalışırken, babam tek bir cümle söyleyip kapattı.
"Hemen eve gel."
Bu kez gerçekten kötü bir şeyler olacağını hissetmiştim.
**
bölüm sonu.
okumadan atıyorum hatam varsa olsun o kadar ehe
sınır geçilmeden bölüm atmayacağım demiştim ama atıyorum kıyamadım. istediğin yorum sayısının yarısı bile gelmedi bu yüzden diğer bölüm sınır geçilince gelecek.
saat yine gece dördü geçmiş bile hemen uyumaya kaçıyorum,
seviliyorsunuz!
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Seni Seçtim |yarı texting✓
Teen Fiction-tamamlandı.- "Bak şimdi efekt sonucunda bir sayı çıkacak ve sen bu sayı kimin forma numarasıyla denk olursa ona anonim olarak yazacaksın." Kaşlarımı çatarak ona baktım. Tam bu sırada Çağıl'ın takımından Efe basket atmıştı. Alkışladıktan sonra İkra...
