İyi geceler değerli insanlar! Normal de bu hafta yeni bölüm gelmeyecekti ama ne yapıp edip bölümü tamamlayıp sizi bekletmeyeyim dedim.

Geçen bölüm için bazı yorumlar çok hoşuma gitti. Bunlar arasından beni gerçekten etkileyen yorum ‘oishei’ arkadaşımızın yorumuydu. Bazı şeyleri bir daha düşündüm o yorumu sayesinde. Teşekkür ederim canım! Unutmadan biricik Ayşenur’u da bol öpücüklerimi gönderiyorum :* (Ayşenurcuğuum ;))

Esra Bayoba arkadaşımızla bir röportaj yaptık geçtiğimiz günlerde. Bölümle ilgili bazı tüyolar verdim. Benimle ve hikâyeyle ilgili öğrenmek istediğiniz her şey için pazartesi 13.30 u bekleyin ;) Röportajı okumak isteyen arkadaşlar Esra’nın sayfasına girip oradan ulaşabilir ya da benim profilimde de bulabilirsiniz.

ZeyKer’i umutla bekleyen arkadaşlar 35. Bölümü bekleyin diyorum sadece :*

Sizleri seviyorum!

 

Bu bölümün ithafı “BUKET34” e gidiyor.

 

Keyifli okumalar!

 

 

-Kerem-

 

Çünkü; Biri şiir yazar, biri o şiir üzerine kendini.” Diyor önüme düşmüş hırçın buklemi kulak arkama sıkıştırırken “Yani demek istediğim her insan şiir okuyamaz-“

 

“O şiiri yaşar.” Diyor söyleyeceğim cümleyi tamamlayarak.

“Ve sen yaşanmaya değer birisin..” diyorum Zeynep’in gözlerine bakarak. Çiftlik evinden dışarı adım attığımızdan beri ikimiz farklı bir dünyaya adım attık sanki. Ay ışığı eşliğinde kahverengi gözlerine bakıyorum. Yaşamaya değecek olan gözlerine.. İçinde kaybolmak istediğim kahvelerine bakıyorum doyasıya.

“Ben şey, ne diyeceğimi bilemiyorum.” Diyor utanarak. Utandığını gecenin karanlığında bile anlayabiliyorum. Bana o kadar masum bakıyor ki yanıyorum. Bedenim alev alıyor. Hâlbuki ben onu ateşimde yakmaktan korkarken o beni aşkıyla yakıyor. Her bakışımda daha da artıyor kıvılcımlar. Söndürmemesi için dua ediyorum. Canım yana yana, yanıyorum aşkında. Seve seve ölüyorum Zeynep’i..

“Arkadaşça bir iltifattı.” Diyorum düşüncelerim tam tersine. O demişti arkadaş olduğumuzu beni sadece arkadaşı olarak görüyordu çünkü. Bunu en iyi şekilde belirtmişti. O an ne arkadaş sözü Zeynep seviyorum ben seni demek istedim. Ben sana âşık oldum demek istedim ama unut dedi bir kere bana o. Bende öyle yapacağım ona unutmuş gibi gözükeceğim. Verdiğim sözler çerçevesinde sadece arkadaş olacağım. Sadece arkadaş..

“Neyse artık geri dönelim merak edecekler.” Diyor yavaşça yürüyerek. Bende onu takip ediyorum arkasından. Sabah ki gibi o önden ben arkadan. Ben arkadan seyrediyorum hayatımı o ise önden kendi hayatını. Garip. Çok garip.. Adımlarımı biraz daha hızlandırıp yanına gidiyorum. Elleriyle yüzünü silip bana gülümsemeye çalışıyor. Neden ağlamıştı ki şimdi..?

“Ze-Zeynep? Ne oldu? Neden ağlıyorsun?”

 

Ya Sen Olmasaydın? (Düzenleniyor)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!