Merhabaaa! Uzun bir süreden sonra yine ben ve yeni bölüm! Normalde birkaç gün önce gelmesi gerekirdi bölümün ama pek içime sinmediği için atmak istemedim.

En son kararı az önce alıp yayınlamak istedim.

Yorumlar ve beğenilerdeki azalma konusunda önceki bölümler için bir şeyler söylemek istiyorum;

Yorumlarda ki azalma yazma isteğimi köreltiyor. Beğeniler ise bu kadar okuyucu sayısı için çok ama çok az geliyor. Beni destekliyorsunuz ama bunu gösterecek hiçbir şey yapmıyorsunuz! En azından emeğe saygı olmasını istiyorum!

Bazılarınız sende uzun süre bölüm atmıyorsun diyecek belki ama bunun onunla eşit bir durum olmadığını öne sürebilirim bende!

Bunlar benim düşüncelerim. Sizin düşüncelerinize de her zaman saygı duyarım!

 

Son olarak ithaf listemin bu bölüm ile sonuna geldim. İthaf isteyenler bana iletirse sevinirim^^


Bir aylık bir süre sonrası tekrardan,

Keyifli Okumalar!



 

Gözlerimi anın mayhoşluğu ile kırpıştırarak açmaya çalışıyorum. Gecenin yorgunluk kırıntıları hala üzerimde gezinirken yüzümde ki aptal sırıtmaya engel olamıyorum. Hala çıplak olan vücuduma değen saten örtünün etkisiyle anın tadını varmak için biraz daha yatakta durarak kendimi şımartıyorum.

Kerem'in etrafta olmaması aşağıdan gelen güzel koku ve seslerin temsilcisi oluyor. Yatakta doğrulup yastığı başlığa dayayarak oturma pozisyonuna giriyorum. Etrafa saçılan kıyafetlerimiz, dün gecenin beynimde tekrar canlanmasına neden oluyor.

Eşsiz bir gece ve ondan artı kalan dokunuşlar...

Parmaklarımı dudaklarıma götürmem istemsiz olarak onları dilimle ıslatmama sebep veriyor.

Aşağıdan gelen çocuk sesi ile dünü düşünmekten bir an vazgeçiyorum. Yatakta sağa doğru kayarak kapının önüne doğru ileliyorum. Beyaz saten çarşafı koltuk altlarıma sıkıştırp kapıyı aralıyorum.

 

"Baba! Hadi uyanacak birazdan sürprizi kaçacak her şeyin acele et!"

 

"Dün gece çok yoruldu o daha uyur sen merak etme kızım!"

Ve ardından gelen kıkırtılar!

Ah, olamaz! Peri burada ve Kerem az önce benim için; dün gece çok yoruldu dedi!

Yanaklarıma giden ellerim sıcaklık hissi ile yerlerine geri gidiyorlar.

Peri'nin burada ne işi olduğunu hala merak ederken hemen banyo yapıp aşağıya inmenin daha mantıklı olduğunu düşünüyorum.

Çarşafın önümde uçuşmasıyla yürümeye çalışarak odaya geri dönüp kapıyı örtüyorum. Kapının arkasına yaslanıp gözlerimi kapıyorum ve derin nefesler almaya başlıyorum.

İşte o an kendimi garip hissediyorum. Bir yere ait olma duygusu hiçbir zaman bedenimi bu kadar iyi kavramamıştı.

Gözlerimi açıp çarşafı bedenimden kaydırıyorum. Önümdeki koca yataktaki beyazlığın tam ortasında ki kırmızılık gözümü alıyor. Bu dürtünün kendimi iyi hissettirmesi hızlanan nefesimin yavaşlamasını sağlıyor. Çarşafı toplamak yerine kendimi soğuk bir duşun altına atmak daha ağır basıyor.

Ya Sen Olmasaydın? (Düzenleniyor)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!