Bu aralar biraz rahatsızdım o yüzden bölümü pek içime sinerek yazmadım açıkçası, umarım ben böyle düşünsem bile sizler beğenirsiniz.

Hayırlı ramazanlar dilerim herkese,

Bu bölümün ithafı 'okurgiz' a gidiyor. Bu bölüm senindir canım, umarım beğenirsin J

Keyifli, sabırlı okumalar...

"Zeynep, i-iy-iyi ki..doğdun..küçük..cadım."

Nefes aralıklarının zorlaşması ile zorla çıkmıştı kelimeler ağzından. Gözünden akan yaşları görmemek imkânsızdı. Babam ağlıyordu.

Sonra ise bir anda her şey ince çizgi sesini almıştı. Tek ses. Koskoca odada yankılanan tek ses! Nefes sesleri kesilmiş, göz kapaklarından akamayan yaşlar birikmişti. Babam ölmüş müydü yani?!

"Babaaaaaaa!"

"Ne oldu?"

Beni biraz önce giydiren hemşire şimdi telaşlı bir şekilde yoğun bakım odasına girmişti. Onunla konuşmak istemiştim ama gözlerimi yakan yaşlar hıçkırıklara dönüşmüş ve kalp çarpıntısına neden olmuştu. Nefes alamamaktan korkuyordum.

Durumu anlayan hemşire hemen bir şeyler söyleyerek hızla dışarı çıkmış saniyeler sonra Fatih Bey ve Meral Hanımla geri dönmüştü.

"Zeynepcim iyi misin canım?"

Ellerini omuzlarıma getiren Meral Hanım beni kendine sıkıca sarıyor. Gözlerimden yaş gelemeyecek kadar yorulmuştum. Kollarım Meral Hanımı saramayacak durumdaydı ama bana sarılması bir sıcaklık getirmişti bedenime, ister istemez içimde eksik kalan yerde bir kıpraşma olmuştu.

Üvey anne bile olsa böyle hayal etmemiştim 'bir gün karşılaşırsak senfonisini' bu daha sıcak ve daha samimiydi. Şu an düşündüklerimle anneme ihanet ediyordum belki ama ihtiyacım vardı. Şu an birinin bana sarılmasına çok ihtiyacım vardı!

Hızla beni yoğun bakımdan çıkarıp Derin'in kaldığı odaya doğru yürümeye başlamıştık.

"O, o yaşayacak mı?"

Sesim tedirgin ve çocuksu çıkmıştı. Bu ses tonumu en son teyzeme anne ve babamı sorarken kullanmıştım. Yılların bu kadar hızlı geçmesi bir hançerin anılarınıza tecavüz etmesi gibiydi. O acıyı her yerinizde hissedebiliyordunuz.

"Fatih elinden geleni yapacaktır, inan bana. Baban yaşayacak Zeynep, böyle bir durumun içindeyken seni bırakıp gitmek istemeyeceğine eminim. Hem sakin ol düşündüğün gibi bir şey yok."

"Konuştuklarımı duymuş olma ihtimali var mı?"

"Bilinci o an ne kadar yerindeydi tam bilemiyorum ama Fatih bazı ilaçların fazla yan etki göstermemesinden dolayı bilincinin hala yerinde olduğunu söylemişti. Büyük bir ihtimal çoğunu duymuştur."

"Ben ona çok kızdım. Kötü şeyler söyledim."

"Peki ya pişman mısın?"

"Belki bana karşı düşünceleriniz değişecek ama galiba değildim. Değilim yani. Onları hiçbir zaman söylememek yerine vicdanımı rahatlatmak adına konuştum. Duyup duymaması bakımından iki durum vardı ve ben ikisinide değerlendirmek istedim."

"Babanın gerçekten ayağa kalkıp sana her şeyi anlatmak zorunda, çünkü böyle şahane bir kız çocuğunu bırakmak zorunda kaldığını gördüğünde kendini affettirmek için elinden geleni yapmalı."

Ya Sen Olmasaydın? (Düzenleniyor)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!