İyi geceler.. Bir sahur vakti ve ben yine yeniden yeni bir bölüm yayınlıyorum. Bu bölüm seveceğiniz ve bazılarının istekle beklediği sahneden oluşan bir bölüm olacak galiba ;) Yorumlarda azalma görüyorum ve bunu beni fazlasıyla üzüyor. Yorum ve eleştirileriniz fikirleriniz benim için çok önemli onlarsız bölümü pek iyi yazacağımı pek düşünmüyorum açıkçası..

 

Bu bölümün ithafı “KumsalKaya” ya gidiyor.

 

Keyifli Okumalar..

 

 

-Kerem-

“Gözde?!”

 

“Ne oldu Keremcim?”

“Zeynep’e ne dedin sen?!”

 

“Aa ne demişim ki hiçbir şey demedim!”

“İçeride müşteriler var diye bir şey demiyorum ama şirketi dönünce konuşacağız. Bu konu burada kapanmadı!”

Gözdenin yanından geçip içeriye gidiyorum. Masaya vardığım da babamların kalkmak üzere olduklarını görüyorum. Kimseye bir şey demeden ceketimi alıp dışarı geri fırlıyorum. Bu sefer kimseyi beklemeden arabama binip şirket gitmek için gaza basıyorum. Ne olmuştu? Ne sevgilisinden bahsetmişti Zeynep? Kesin Gözde yine bir şeyler uydurmuştur! Gözde sevgilim olsa bile Zeynep’in gözlerinde ki sinirin nedeni neydi? Hani benden nefret ediyordu. Hani ben iğrenç bir adamdım?! Yoksa Zeynep Yılmaz beni kıskanmış mıydı? Gaza iyice basarak kısa sürede şirkete ulaşıyorum. Asansöre binip katımdan iniyorum. Odama girmeden önce ismimin söylenmesiyle duraksıyorum.

“Kerem Bey?”

 

“Ne var Ayça?”

 

“Şey birkaç saat önce gelen kıvırcık saçlı bayan çantasını burada unutmuş ne yapayım?” diyor elinde Zeynep’in çantasını tutarken

“Aaıığm sen onu bana ver ben ona akşam veririm.” Diyerek elinden kapıyorum çantayı. Odaya hızla girip kapıyı çarparak kapıyorum. Çantayı da koltuğun üzerine koyuyorum ama yere düşüyor. Bir bu eksikti! Koltuğun oraya ilerleyip yere dökülen eşyaları toplamaya başlıyorum. Telefon, parlatıcı birkaç kadınlara özel şey ve eskilerden bir resim! Resim mi? Ne resmi? Merakıma yine yeniden yenik düşerek resmi inceliyorum. Bir kadın bir erkek ve kıvırcık saçlı şeker bir kız çocuğu.. Galiba bunlar Zeynep’in annesi ve babası ortada oturup güzel bir gülüşe sahip kız da Zeynep olmalı! Resmi biraz daha inceledikten sonra arkayı çeviriyorum. Çoğu eski resimlerde olduğu gibi bir yazı..

“Canım karım ve biricik kızım ikinizi de çok özledim. En kısa süre de yanınız da olacağım. Sevgiler..

 Cihan Yılmaz..”

Babasının o zamanlar gönderdiği bir kartpostal olduğunu görüyorum. Babasını ve annesini biraz daha inceledikten sonra gülümseyip resmi çantaya koyuyorum. Anne ve babasıyla az zaman da geçirse güzel bir aileye sahipmiş Zeynep..

Ya Sen Olmasaydın? (Düzenleniyor)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!