İyi geceler sevgili okurlar!

Geçen hafta fazla yoğun olduğum için yazamadım, Yarın İzmire gideceğim için erkenden yayınlayayım dedim bölümü, geçen haftaki bölüm ile bu hafta yayınlayacağım bölümü birleştirip sizlerin okumasına sunuyorum.

Bu bölümün ithafı 'bayanukala_12' ye gidiyor.

Bu bölümün içinde biraz Elif, biraz Burcu, biraz Şüheda var. Okuduğunuz zaman anlayacaksınız ;) Biraz da dizi ya da kitaplardan alıntı!

Keyifli Okumalar. Mutlu hafta sonları! :*

***

"Anne onlay ne öyle? Şekey mi?"

"Hayır, Zeynep'im şeker değil, bunlar ilaç."

"Ne işe yayıyoylay? Çoyk fazla bunlay! Sen neden yiyoysun onlayı?"

"Bunları benim içmem gerek çünkü kraliçem. Anne biraz hasta!"

"Hi! Ben iyileştiyiyim seni içme onlayı, hem babama söyleyelim hastaneye gidelim."

"Olmaz! Baban çok üzülür sonra, hem bak benim hiçbir şeyim yok, iyileşeceğim."

"Hastalığın ne ki?"

"Önemli bir şey değil Zeynep'im, büyüdüğün zaman her şeyi bileceksin zaten, hem bak babana söylemek yok bu ilaçları söz mü?"

"Söz!"

***

Aslında normal bir insanın hayatında olması gereken kelimeler, aşk, mutluluk, para, sevgi, saygı olması gerekirken benim hayatımı oluşturan kelimeler, yalan, gerçekler, acılar, üzüntü, umutsuzluk ve içinde kötü şeyler barındıran onlarca kelime..

Her gün yeni bir şey gelişiyor hayatım da, her gün farklı bir konu işleniyor, dizi ya da film değil aslında benim yaşamım, düpe düz birinin eline verilmiş bir hayat ve onu bana yazarak yaşatan biri var. Sonumu mutlu biterecek belki ama bu kadar keder, üzüntü bir insanın hayatının neresinde bu kadar yaşanır ki?

İnsanlar ölünün arkasından ağlarlar, bense yaşayan ölü halime..

Belki de boşuna söylememiştir Atakan Ilgazdağ 'yeni bir gün yeni bir savaş' diye..

Her günüm savaş alanıyla, her gecem onların yaralarını sarmakla geçiyor.

İlk darbemi hayattan yemiştim, daha sonra annem, daha sonra babam, daha sonrası ise saymakla bitmeyen çıkar ilişkilerinden.. Şu ana dek hayatta hep yenilen taraf oldum ben. Hep tekme yiyen bendim. Her yere düşüşümde dizim oluşan yaralar bana bir şey daha öğretiyordu, bir kez daha aynı oyunu oynamamamı gösteriyordu.

Yaralar büyüdü, acılar derinleşti, seneler geçti, yaşam hep aynıydı..

Değişen tek şey zamandı aslında, yani zamanın her şeyi iyileştireceği yoktu, sen zamanı yenemezsen o başka ordularla gelip seni nakvt ediyor ve sadece sana 'her şeyi zamana bırak' sözünü söylettiyordu. Sen gene en saf halinle tutunacak tek dalın olana zamana tutunuyordun.

Böyleydi işte seni en çok yaralayan şey senin zaafın oluyordu.

Yatağımda bir sağa bir sola dönüp dururken dün gece asla aklımdan çıkmıyor. Aynı sahneler aynı olayları başa sarıp sarıp izliyorum.

Ya Sen Olmasaydın? (Düzenleniyor)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!