İyi geceler benim; sabırlarına, yorumlarına, hikâyeme olan ilgilerine hayran olduğum en harika okuyucularım! Anlık bir kararla Akçay taraflarına tatile gittim bu yüzden de bölüm bir hayli gecikti. Sizden ne kadar özür dilesem az. Sizleri çok seviyorum. Her zaman yanımda olduğunuz içinde çok teşekkür ederim :*

Ben tatildeyken yorumlara benim adıma cevap veren Burcuya çok teşekkür ederim.

Ve Neslihan’a yeni hikâye kapak fotoğrafı için çok ama çok teşekkür ederim. Harikasın sista ;)

 

Bu bölümün ithafı “hellozeyker1” e gidiyor

 

Keyifli okumalar :*

 

 

 

“O jaman oyun başlaşın.” Diyor Defne ellerini birbirine sürtüp sırıtırken. Babasının kızı.. Eh oyun başlasın! Göreceksin Zeynep, Aras’ın gerçek yüzünü göreceksin. En sonunda haklıymışsın Kerem diyeceksin. Ve sen en son benim olacaksın. Ben Kerem Sayer’sem Zeynep’te benim olacak!

Defneyle beraber giyeceğim elbiseye karar veriyorum. Aklıma gelen bir fikirle Defneye dönüyorum;

“Küçük cadı?”

 

“Efendim baba?”

 

“Zeynep ve Aras için ne yapacağız?” diyorum küçük çocuklar gibi. Allah’ım şu düştüğüm duruma bak kendi kızımdan fikir alıyorum. Bir de ben kendimi kadın sarrafı sanırdım!

“Nasıl yani? Duy biy dakika? Baba sen neden Zeynep abyayla bu kaday ilgilisin bakayım?” diyor Defne yanıma gelip elini beline koyarken. Şimdi sıçtın Sayer! Açıkla bakalım Defneye durumu! Ne diyeceksin kızına ‘Küçük cadı ben galiba bakıcını seviyorum’ mu? Acaba desem ne tepki verir? Kızar mı? Diğer’ kilere yaptığı gibi işkence mi yapar yoksa? Diğerleri kim Sayer hepsi senin yatak sevgilindi! Sevgili mi onlara sevgili demek sevgili olanlara ayıp olur! Onlara ancak sürtük denir! Of ne diyordum ben ya? Hah Zeynep..

“Babaaa! Yoksa şen seviyoy musun Zeynep abyayı?” diyor Defne işaret parmağını bana doğru sallarken

“Hah? Kim ben mi? Yok canım? Hah küçük cadı âlemsin ya!” diyorum durumu kurtarmak adına ama Defnenin bakışlarını tanıyorum yemedi! Eyvah eyvah!

“Seviyoysun! Anladım ben seni yoksa iki de biy ondan bahsetmezdin ya da onun adı geçince gözleyin ay gibi paylamazdı. Hadi bana doğyuyu söyle baba?” diyor Defne bir anne edasıyla yanıma oturup yüzüme bakarken. Ben böyle bir kızı hak edecek nasıl bir sevap işledim acaba da dünya tatlısı bir kıza sahip oldum?

“Cevabım neyi değiştirecek küçük cadı? Hem diyelim ki evet seviyorum dedim sen ne tepki göstereceksin?” diyorum tepkisini merak ederek. Varsayımlar üzerinden gitmek iyidir. En azından geleceği kestirebilirsin.

“Hmm hiyç düşünmedim ki baba. Şen Zeynep abyayı sevseydin ben ne yapaydım?” diyor Defne ve düşünceli bir şekle giriyor. Acaba ne diyecek? Kesin arıza çıkartacak. İyi ki varsayım üzerinden konuştum. Şu yanlışlıkla tanımak zorunda kaldıkları kişilere yaptıklarını yaparsa Zeynep beş dakika bile duramaz bu evde ama durur ya. O kadar şeye karşı geldi üzerine evcil fare atılmasından, uyurken bir anda üzerine soğuk su dökülmesinden, evde hırsız var diye polisi aramasından, oturduğu yere yapışkan sürmesinden ve bazı hareketleriyle hastanelik etmesinden de korkup kaçmaz herhalde değil mi? Kaçar mı ki? Ama Defne bunları o sürtüklere yapıyordu Zeynep’e yapmaz bence..

Ya Sen Olmasaydın? (Düzenleniyor)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!