50. Bölüm - Sancılı Günler!

8.6K 526 146

Herkese iyi geceler,

Eğlenceli bir bölüm olduğunu düşünüyorum.

Zeynep ve babası ile ilgili olaylara birkaç bölümlük ara veriyorum. O sırada ZeyKer, Peri ve diğer olaylara değinmek istiyorum.

Hepinize iyi sahurlar, Allah tuttuğumuz oruçlarımızı kabul etsin.

Bu bölümün ithafı 'cecelistkorman' a gidiyor

Keyifli okumalar, sevgiyle kalın!

2 Hafta sonra..

"Abla, ben artık gidiyorum." Diyor Derin üzerine kot ceketini giyerken

"Nereye gidiyorsun ya? Daha tatlı yiyecektik, o kadar tatlı yaptım. Kerem de eve gelirken dışarıdan bir şeyler almış senin için!"

Derine şakasına kızgınlıkla söylemiştim. Bugün ki tüm hazırlıklar onun içindi ama hanımefendi gidiyordu.

"Ya biliyorum, her şey gerçekten çok güzeldi inan bana, çok teşekkür ederim ama biliyorsun işte annemlerin hastanede anneme 'yenide hoş geldin' partisi var."

Meral Hanım bir süre önce de o hastanede çalışıyormuş fakat daha sonra ayrılmak zorunda kalmış. Şimdi ise temelli geri dönüş yaptıkları için İstanbula, eski hastanesinde ki işine geri dönmüş.

"Biliyorum canım, neyse artık bir dahakine daha çok kalırsın."

"Kalırım tabi Dünyanın en güzel ablası, hadi gelin diyeceğim size de ama sen baştan gelmem dedin."

Derin'in gitmesini istemiyordum. Onunla gerçekten çok güzel vakitler geçirmiştim geçirdiğimiz günlerde. Ama Meral Hanım'ın partisine gitmek zorundaydı. Aslında Meral Hanım özel olarak beni arayıp davet etmişti ama be gitmek istememiştim. Onlardan uzak durmak Derin'e yakın olmak istiyordum.

"Yok, hayatım ya, yoruldum şimdi bugün, anneni tebrik ettiğimi iletirsin."

Derin portmantodan çantasını koluna takıp, kapının girişindeki boy aynasından kendine bakıp rujunu tazeledi.

"Güzelsin güzel! Süslü seni."

"Kılık kıyafetim iyi değil mi?"

"Evet, Fatih seni çok beğenecek!" diyorum Derin'i gıcık etmek için

"Abla! Fatih sadece benim arkadaşım. Hem ben o kadar insanın içine çıkacağım için öyle dedim. Ne alaka yani?"

"Tabiki öyle canım, bilmez miyim hiç?"

Yukarıdan gelen ayak sesleri ile başımızı merdivenlere çevirdik. Üzerindeki kot pantolon ve gömleğini çıkarıp onun yerine eşofman altını ve siyah tişörtü ile merdivenlerden inen Keremi görüyoruz.

"Derin? Gidiyor musun?"

"Evet, Kerem abi, annemi de kırmayayım şimdi, biraz orada da görüneyim. Her şey için çok teşekkür ederim. İlk evinize davet günüm gerçekten çok güzeldi. Beni gerçekten çok mutlu ettiniz bugün. Seninle tanıştığıma da çok memnun oldum, enişte."

Enişte kısmını öne doğru eğilip sessiz bir şekilde söylemişti Derin. Artık neredeyse herkes sevgili olduğumuzu biliyor ve de direk anlıyordu.

Bir Peri kalmıştı. Hala onun bu durumu nasıl anlayamadığını gerçekten anlamıyorum. O kadar zeki bir çocuğunun bunu gözden kaçırması imkânsız bir olaydı.

"Rica ederiz. Seninle tanışmakta çok güzeldi. Her zaman kapımız sana açık, baldız."

Baldız mı?

Ya Sen Olmasaydın? (Düzenleniyor)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!