Bir günle geciken bölüm işte karşınızda, bu bölüm ve diğer bölüm partlar şeklinde olacaktır.

Bu bölümün ithafı 'my-love-zeyker' a gidiyor.

Keyifli okumalar, sevgiyle kalın!

Kaderin ve yaşamın güzel yanları da vardır. Anılar her zaman sizin hayatınızı berbat etmek için var olmazlar.

Aslında anılar her şeyden bezdiğiniz anlarda küçük bir kıvılcımla geriye dönüp hatırladığınız zaman kendinizi garip hissetmenize sebep olan düşünce akımıdır.

Belki de şöyle bir tanım yapmak biraz daha iyi olabilir. Bir kâse, kâsenin içinde bir sürü çekirdek. Birçoğunun vazgeçilmezi. İrili ufaklı, tuzlu tuzsuz, yemeye başladın ve duramıyorsun. Her şey gayet güzel, tam ağzına layık, karşıda televizyon, en sevdiğin dizi var bir de. Değmesin kimse keyfine. Daha sonra ilerleyen vakitler bir çekirdek, ama çürümüş, bir anda televizyona daldığın için yerken fark edemedin, çitleyiverdin. O acı tat yavaş yavaş ağzına yerleşti. Su içtin, ağzını çalkaladın. Oturdun geri yerine ama tadı hala damağında kaldı. O acı oraya sindi. Televizyon izleyiş şeklin kaçtı. Daha dikkatli olmaya başladın çekirdek çitlerken. Her şey gene iyi devam etti ama o tat bir süre hep senle kaldı, ara ara da aklına geldikçe o tat damağın sana unutturmadı.

Anılar da böyleydi işte, bir anda senin hayatına kötü bir tat bırakıp gidiyor. Sen o anları unutmak için elinden geleni yapıyorsun ama olmuyor. Hep en acıları siniyor üzerimize.

Zaten hep öyle değil midir? Aynı espriye defalarca gülmez insan ama aynı acıya defalarca ağlar.

Ve.. Uzun bir mücadele sonu karmaşık hayatıma verilen;

En basit ama en etkileyici,

En sevgi dolu ama en âşık,

En karmaşık ama en kıdemli, an..

Evlilik teklifi..

Hiçbir zaman evlenme delisi bir kız olmamıştım, öyle bir anı hayal bile etmemiştim.

Tamam, kabul ediyorum. Ettim. Ama bunu herkes hayal etmiştir. Ben hayal etmedim, ben evlenmeyeceğim diyenler varsa bile buna inanmıyorum.

Survivor yarışmacılarının da dediği gibi 'bu biraz şov bence'.

Hangi kadın bu hayali kurmaz ki, hadi küçükken öylesine kurdunuz, bazen hiç kurmadınız ama bir ünlü ile sevdiğiniz insan ile bir kere dahi kurmuşsunuzdur. Bu biz kadınların ruhunda var!

Hayallerim böyle değildi daha farklıydı ama hiç, bu, an için deli olmamıştım. Beyaz atlı prens olayına hiç girmemiştim. O hayalleri ile sadece Yağmur yüzünden yapardım. Çünkü her magazin programı çıktığı zaman;

"Ya Zeynep, kızım düşünsene sana da böyle bir evlilik teklifi geldiğini, magazinlere çıkmışlar. Haberlere çıkmışlar. Biz anca evde oturup çayımıza bisküvü batıralım."

"En iyisi Yağmurcum dert yok tasa yok."

"Ya ama Zeynep bak şimdi düşün bi, böyle deniz kenarında, yok evde, yok partide, yok işte, yok yemekte... Neyse sen de düşün bi..."

Diye sürer giderdi.

Kız öyle cümleler kurardı ki o an beynimi yıkardı. Hipnoz olup kendimi bir anda evlenme teklifi olacak an'a ışınlardım.

Ve şimdi etrafım da ne ev sıcaklığı, ne çayıma batırdığım bisküvi ne de Yağmur ve hayali sohbetleri var.

Ya Sen Olmasaydın? (Düzenleniyor)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!