⚘sekiz

13.8K 708 115
                                    

yayımlanma tarihi: 15 eylül, 2019

🎞stephen*play me like a violin

Rahatladığımı hissediyorum, bir tokat ve tekmeyle tüm sinirimi atmış gibiydim. Ya da belki sadece normale dönmeye yer arıyordum. Çünkü aynı evin içinde her saniye gergin ve tereddütle olmak ne demek çok iyi biliyordum. Annemin ve babamın arasında bunu hep görmüştüm.

Yavaş yavaş doğrulan Thomas'a baktım ve "Yemek yiyeceğim, bana katılabilirsin." dedim, eğlendiğimi belli ederek; ardından da sanki onun adına endişeleniyormuşum gibi ekledim: "Yürüyebilecek misin?"

Ne yaptığımı anladı ve dudaklarını birbirine bastırarak gözlerini kıstı.

Omuzlarımı kaldırarak yanaklarım gözlerimi kapatacak şekilde gülümsedim ve arkamı dönerek hızla, bana yetişemeyeceğini bilerek, yürümeye başladım. Ama beni şaşırttı ve yanıma ulaştı; tabii sonradan içgüdüsel olarak yavaşladığımı hissettim.

Masaya yerleştiğimizde Thomas'a gülmekle acımak arasında kaldım; ne kadar normal davranmaya çalışsa da canı hala yanıyordu ve acaba çok mu ileri gittim, diye düşünmekten kendimi alamıyordum.

Menünün arkasından bana baktığını fark ettiğimde sordum: "Ne?"

"Bu menüde fotoğraf yok."

"Yani?"

Uzun listeyi tabağının üzerine bıraktı. "Yani'si menü İtalyanca."

Gülmemek için yanaklarımın içini ısırdım. "Ve İtalyanca hakkında hiçbir fikrin yok, değil mi?"

"Evet."

"Niye burayı seçtin o zaman?"

"Yemekleri güzel." Kaşlarımı kaldırdığımda açıkladı: "Siparişleri hep Dennis verir."

"Ya kızlarla geldiğinde?"

Nita, delirdin mi, sana ne?

"Buraya gelmedim."

"İyi." Gözlerimi menüye çevirdim. "Ne tür şeyler yiyorsun?"

"Güzel olan her şeyi."

Biraz daha bakındıktan sonra bu restorandaki lezzetinden emin olmasam da her zamanki siparişimi verdim, aslında herkesin ağız tadına uygun değildi ama eğer Thomas bunu beğenirse damak zevkimiz çok benzer demekti. Kendime yemek yaptığımda ona da yalnızca ucundan vererek gıcık edebilirdim.

"Bir şeye alerjin yok, değil mi?"

"Hayır." Sandalyesini masaya yaklaştırdı. "Yemek yapmayı nereden öğrendin?"

"İnternetten." Dalga geçtiğimi sandı ve yüzünü buruşturdu. "Cidden. Müzik ve mutfakla nasıl o andan kopabileceğini bilsen burun kıvırmazdın."

"Kaçarken buldun yani." dediğinde duraksadım. "Neyden?"

Huzursuzlukla gözlerimi kaçırdım. "Önemli değil."

Bir süre bana baktıktan sonra boş verdi. Kimseye basit sorunlarımı nasıl büyüttüğüm hakkında bir şey söylemek istemiyordum.

"Umarım acı seviyorsundur." Birden irkilip endişeyle sorarcasına baktığında güldüm. Gözlerinin önüne tekmenin geldiğini anlayabiliyordum. "Yemekten bahsediyorum. Biraz acı."

Rahatladı.

Kendini ifade edeceği sırada başlangıç yemekleri geldi, içeceğe buz atılacağı sırada Thomas elini bardağın üstüne koydu. "Onları ben alayım."

masum ve yasakHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin