EV ARKADAŞI •DANS•

23.5K 1.2K 930
                                    

Selaamss!

Bugün benim güzel çocuğumun doğum günü

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Bugün benim güzel çocuğumun doğum günü. İyi ki doğdun oğlum, iyi ki varsın. Temiz kalbin sana her zaman yol göstersin.

Bu bölüm, onun doğum günü için erken geldi.

Sınır 600 oy, 550 yorum.

Keyifli okumalar!

"Burayı gerçekten özlemişim ya, ayrı bir havası yok mu sence de? Ailemi özledim, onlarla bol bol vakit geçirdim. Uzun bir süre onları özlediğime dair homurdanmalarımı dinlemeyeceksin." Keyifle yattığım koltukta Pusat'a bakarken o, elindeki bezle birlikte tozlanan eşyaların temizlemekle meşguldü. Elimden geldiğince ona yardım etmeye çalışmıştım ama yorulmuştum.

Öğrenci evimize yeniden dönmüştük. Dönüşümüz bu sefer benim arabamla olmuştu. Hem Pusat'ı daha çok korkutmamak hem de arabamın yanımda olmasını istemiştim. Yolun yarısını o, diğer yarısını da ben getirmiştim. İkimizin de dinlenmeye fırsatı olmuştu ama ben biraz yorulmuştum. Geldiğimiz gün direkt yatıp uyumuştuk. Ben üzerimdeki yorgunluğu atamamıştım. Pusat'ın da attığını pek sanmıyorum ama o, bunu belli etmeden temizlik yapıyordu.

Acaba bana, temizliğe âşık olduğu kadar âşık mıydı?

"Evde yokluğunu hissettim ben. Ortalıkta bağlanmayan saçlarını topuz yapmaya çalışmış ve gezinip bir şeylerden kaytarmaya çalışan birisi yoktu." Pusat, gülümseyerek bana bakarken koltuğa biraz daha yayıldım ve ona sırıttım. Çekingenliğimi yavaş yavaş atıyordum. Sevgili olduktan sonra bir kere daha buluşmuş ve yemek yemeye gitmiştik. El ele tutuşmak dışında pek yakın temasta bulunmuyorduk. Ha bir de vedalaşmak için hafifçe sarılıyorduk.

Birkaç defa da görüntülü konuşmuştuk. Onunla görüntülü konuşurken Emre beni yakalamıştı ama Juliet'i özlediğini bahane etmiştim.

Ailem, sevgili yaptığımı henüz bilmiyordu. Onlara söylemeye çekinmiştim. Belki de biraz kendimden emin olmaya çalışıyordum. Biraz daha zaman geçtiğinde onlarla paylaşacaktım.

Arkadaşlarımız da öğrenmişti bizi. Fatih, sevinçten havalara uçarken Pusat'ın ona lahmacun ısmarlayacağını bize kabul ettirmiş ve hatta Pusat'a yemin ettirmişti. Ona göre aramızı o yapmıştı ve lahmacunu hak ediyordu. Pusat, neşeyle istediği kadar lahmacun alacağını söylediğinde bu dünyada Fatih'ten mutlusu yoktu. Şimdiden lahmacun hayalleri kurduğunu tahmin edebiliyordum.

"Buse ve Fatih bugün geliyordu. Hep beraber bir şeyler mi yapsak?" diye mırıldanırken ellerimi yanaklarımın altına aldım ve Pusat'ı izledim.

"Ya onları her zaman görüyoruz! Sevgiliyiz ya hani, yeni sevgili olduk ya biz. Artık baş başa bir şeyler mi yapsak?" Pusat, elindeki toz bezini içi su dolu kovanın içine fırlatırken kaşlarını çatarak bana baktı. Yapay sinirini anlayamazken merakla ona baktım. Ne demiştim canım? Arkadaşlarımızla vakit geçirirken aynı zamanda birlikte de vakit geçirmiş olacaktık.

EV ARKADAŞIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin