EV ARKADAŞI •TABU•

30.9K 1.7K 898
                                    

Selaamss!

Satır arası bıraktığınız yorumlar ve bölüm içerisinde verdiğiniz oylar bölümün gelme hızını kısaltır, uzunluğunu arttırır. Bu yüzden oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın. Keyifli okumalar!

Eskiden profilde ve instagram hesabımda kesitler paylaşırdım, yine öyle bir şey mi yapsak? Kitap sayısı arttırmamla bölüm araları biraz uzadı. Bu uzunluğu belki onunla telafi ederiz <3

Bu arada sohbet ettiğimiz telegram grubumuza gelmek isteyen olursa lilesdeniz instagram hesabımın biosundan linke tıklayarak gelebilir. Tahmin edebileceğiniz her konu hakkında sohbet dönüyor :)

Bulunduğumuz ortamdan ses belirtisi olarak hiçbir şey çıkmazken öylece bana bakakalmış bedene bakıyor ve şaşkınlıktan yapacak bir şey bulamadan yeniden önümüze dönüyorduk. Pusat, ağzından kaçırdığı cümle karşısında ne yapacağını bilmeden bana kaçamak bir bakışlar atıyor ve oyalanmadan hızla önüne dönüyordu.

Onun sesli düşünmesi, hepimizi büyük bir şaşkınlığa itelemişti.

"Değil mi Pusat oğlum? Dolunay, bence de çok güzelsin!" Turgut amca, bu gergin ortamı dağıtmak için kendini feda ederken Pusat'a babacan bir tavırla yaklaştı. Oğlunun arkadaşını kurtarma çabasını anlarken onun Pusat ile aynı görüşlerde olduğunu düşünemedim. Elbette beni güzel buluyor olabilirdi ama bu, Pusat'ın düşüncesiyle aynı gibi değildi. Belki de ben öyle düşünüyordum.

"Bence de çok güzelsin Dolunay. Keşke ben de senin gibi kayabilsem! Bize harika bir gösteri sergiledin."

Buse, gerilen ortamı yumuşatmak istercesine tatlı sesini kullanırken aynı zamanda arkadaşına destek çıktı. Atila, gurur duyarcasına Buse'ye dönüp bakarken çenesinin altına elini yaslayan Fatih iç çekerek doğruldu ve Pusat'ın sırtına birkaç defa geçirdi. Onun ne yapmaya çalıştığını anlayamazken Pusat, kafasını ona doğru çevirip ne yaptığına baktı.

"Yolunuz açık olsun paşam!"

Fatih, Pusat'ın sırtından elini çekerken bu sefer Pusat ona izin vermedi ve Fatih'in elini yakalayıp arkasından büktü ve bastırarak Turgut amcanın masasına doğru yatırdı. Onun bu hamlesiyle Fatih çığlık atarken onlara doğru yaklaşıp Pusat'ı çekmeye çalışacaktım ki Turgut amca elini kaldırıp gelmemem için işaret etti.

Onların bir bildiği olduğunu düşünüp yanlarına gidemezken Pusat masaya yatırdığı Fatih'in üzerine eğilip kulağına dudaklarını yasladı ve sadece onun duyabileceği bir şeyler fısıldadı. Fatih'in yüz ifadesi anında dehşet verici bir ifadeye bürünürken Pusat parmakları arasında kalan bilekleri bırakıp doğruldu. "Dolunay, artık kendini iyi hissediyorsan geçelim mi eve?"

Atila, Pusat ve Fatih'e attığım bakışlarımı kendinin üzerine çekerken başımı onaylar anlamda salladım ve çıkarken arka cebime sıkıştırdığım cüzdanı çıkarttım. Ne kadar vereceğimi bilmezken başımı kaldırıp Turgut amcaya baktım.

"Borcum ne kadar Turgut amca?"

Turgut amca çok kötü bir şey söylemişim gibi bana ters ters bakarken Atila da kaşlarını çattı. İyi de, kötü bir şey söylememiştim ki!

"Ne borcu kızım, duymamış olayım! Sen benim güzel çocuklarımın yeni arkadaşısın. Bu konulara biraz yabancı kalabilirsin ama zamanla alışırsın. Buraya Atila olmadan da gelebilirsin. Burası sana her zaman açık."

Atila ve Atila'nın babası, bana karşı tüm samimiyetlerini gösterirken onlara mahcubiyetle gülümsedim. Eminim, başımda böyle bir arkadaş grubu olsa Buğra babam da aynısını yapardı ama çekiniyordum. Beni çabucak sahiplenmeleri çok güzeldi ama onlara alışmam biraz zaman alacak gibiydi.

EV ARKADAŞIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin