EV ARKADAŞI •BAL PORSUĞU •

22.8K 1.5K 1.1K
                                    

Selaamss!

Yorumlarda ne zaman sevgili olacaklarını soranlar var. Onların o hallerini okumayı seviyorsunuz, biliyorum ama biraz sabretmeniz gerekiyor. Bu sefer onlara biraz zaman vermek istiyorum. Dolunay, duygularından emin olmalı ve daha cesareti davranmalı. Aralarındaki temas, arkadaşlıklarından sonra gelmeli. Pusat, Dolunay'a güven veren bir beden olmalı. Beni anlayacağınızı biliyorum :)

Ufak bir ricam olacak sizden. Daha önceki kitaptaki karakterlerin yapısı ve olayları değişti. Daha önce okumayanlar var. Lütfen kötü veya iyi karakterli görünce fazla spoi vermeden yorum yapın <3

İnstagram hesabımda ve yorumlarda diğer karakterler için model istediğinizi söylemiştiniz. Aşağı bırakıyorum. Benim aklımdaki karakterler böyle ama size ve hayalinize uymuyorsa bunu göz önünde bulundurmayabilirsiniz.

Keyifli okumalar!

İki takım molaya girerken ilk yarı bitmiş, ikinci yarının başlamasını bekliyordu

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

İki takım molaya girerken ilk yarı bitmiş, ikinci yarının başlamasını bekliyordu. Pusat ve Fatih, kendini çim sahaya bırakmış ve öylece otururken kaçamak bakışlarımı yanımda oturan bedenlere çevirdim. Onlara Pusat'ın yanına gitmek istediğimi söylersem beni yanlış anlar mıydı? Düşmüştü. Yara bandı arkadaşlığımız vardı bizim.

Cesaretimi toplayıp omuzlarımı dikleştirirken başımı yanımda oturan bedenlere çevirdim. "Sahaya insem bir şey olur mu?" derken hepsinin bakışları bana döndü ve şaşkın şaşkın baktılar. Garip bir şey deyip demediğimi düşünürken kendimi garipsedim. Sanırım bunu bana başka biri sorsa onlara cins cins bakabilirdim. "İnebilirsin, sorun olmaz ama neden böyle bir istekte bulundun?" diyen Atila tek kaşını kaldırıp bana bakarken çantamı açıp içinden yara bandı kutumu çıkardım.

"Anlamazsınız. Anlasanız da saçma bulursunuz. Neyse..." derken belli belirsiz homurdanıp oturduğum yerden kalktım ve onlara bakmadan merdivenleri indim. En alttaki boşluktan yürüyüp tellerle çevrelenen sahanın kapısına doğru yürürken Pusat ve Fatih'in bakışları bana dönmüştü. Neden sahaya indiğimi anlamayan bedenler bana cins bakışlar atarken aldırmadım ve çim sahaya adımımı attım. Sahanın her tarafına yayılıp dinlenen bedenler anında bana dönerken Pusat oturduğu yerden kalktı ve iri adımlarla yanıma geldi.

"Bir şey mi oldu?" derken bana tam bakamıyor, bakışlarını saha etrafında kolaçan ediyordu. Neden bana tam bakamadığını anlayamazken başımı onaylar anlamda salladım ve elimdeki kutuyu salladım. Pusat, sahada gezindirdiği bakışlarını bana çevirirken elimdeki kutuya odaklanıp dikkatle baktı. "Düştün ya, maçta... Yara bandı getirdim sana."

Pusat, yüzüne yerleşen gülümsemeyle bana bakarken ben de ona gülümsedim ve kolunu çekiştirip sahaya oturmasını bekledim. O, beni ikiletmeden sahaya otururken onun yanına da usulca ben oturdum ve elimdeki küçük kutuyu aralayıp yara bandını çıkardım. Üzerinde Hello Kitty olan yara bandı beni gülümsetirken üzerindeki kağıdı çıkartıp Pusat'ın yaralanan bacağına uzandım ve yapıştırdım.

EV ARKADAŞIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin