EV ARKADAŞI •MEYHANE•

25.7K 1.4K 1.1K
                                    

Selaamss!

Yorum+Oy= Esra'nın mutluluğu

Fatih, Buse ve Atila'ya ortak parodi hesabı açtık. Kitabın sonuna bırakacağım. Takip etmek isteyenler oradan ulaşabilir 💛

Keyifli okumalar!

"Uyanmak istemiyorum

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

"Uyanmak istemiyorum." diye mırıldanırken suratımda gezinen tüy yumağını kenara doğru itelemeye çalıştım. O, inat edip bana daha çok yapışırken yüzüme doğru yattı. Burnuma çarpan kedi kokusundan bunun Juliet olduğunu anlamam fazla uzun sürmedi. Eşek, yüzüme oturmuştu.

"Kalk üzerimden zilli!" diye mırıldanıp onu yüzümden itmeye çalışırken mırlama sesi geldi. Tüyleri yüzümü kaplarken nefes alamayıp homurdandım. Ellerimi yüzüme atıp onu kucaklarken küçük bedenini göğsüme doğru bastırdım. Juliet susup orada yatarken arkamdaki bedene yaslanıp yeniden gözlerimi kapattım. Dudaklarımı aralayıp tatlı tatlı esnerken Juliet'in böldüğü uykuma döndüm. Saçlarımın arasında gezinen sıcak nefesle huzur bulurken birbirimize yapışmış olmamızı umursamadım.

Yatak küçüktü. Birbirimize sokulmuş olmamız gayet normaldi. Uyanınca utanırdım.

"Küçük Dolunay..."

Saçlarımın arasında gezinen mırıltıya homurtular çıkararak karşılık verirken kolumu tırnaklayan kediyi serbest bıraktım ve uzaklaşması için iteledim. Kollarımı yorganın üzerinde duran kola sarmalarken uyku pozisyonuma geçtim. "Saat kaç? Derse geç kalmayalım."

Görmeyeceğini bile bile elimi havaya kaldırırken uyuşuk uyuşuk salladım.

"Bilmem, uyanınca bakarız."

Yatakta kıpırdanıp başımı yastığa bastırırken Pusat'ın gülümsediğini hissettim ama umursamadım. Pusat ve Juliet Dağdelen huzurlu uykuma izin vermemekte yarışıyor gibilerdi. Sessiz olsalar ne olurdu?

Üzerimde büyük bir ağırlık hissederken panikle gözlerimi araladım. Sonuna kadar açılan gözlerimle üzerime uzanan Pusat'a değişik değişik bakarken o benim bu hâlimi görmedi. Yan tarafta duran şifonyerin üzerinden telefonunu alırken geriye çekildi. Üzerime farkında olmadan verdiği ağırlığı kalkarken kesilen nefesimi hatırlayıp içime derin bir nefes çektim. Kısa bir an ağırlığını taşımak zorunda kalsam da tam anlamıyla taşıyamamıştım. Maşallah, dana gibiydi.

"Siktir, geç kalacağız!"

Pusat, telefonunu yatağa fırlatırken hızla yattığı yerden doğruldu. Nereye geç kaldığımızı bilmezken gözlerimi kısarak ona baktım. O, bana bakmadan dolabına ilerlerken çıplak sırtını bana sundu. Aslında sadece çıplak sırtını sunmamıştı. Dün geceden beri çıplak vücudunu sunmuştu. Karın kaslarını da sunmuştu mesela ama ben bakmamak için kendimi zorlamıştım. Tişörtle uyuyamadığı için evin içerisinde Tarzan gibi dolanıyordu. Dolanabilirdi de aslında ama ben zor durumda kalıyordum. Ona bakmamak zor bir şeydi.

EV ARKADAŞIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin