EV ARKADAŞI •TOZLU PLAKLAR•

19.6K 1.3K 479
                                    

Selaamss!

550 yorumu geçer miyiz?

Keyifli okumalar!

Bölüm Şarkısı
Sezen Aksu-Küçüğüm
Cem Adrian, Hande Mahan-Bu Yollar Hep Sana Çıkar

Kırk yılın bir başı, sevgili yapmak için büyük bir adım atmış ve bunu elime yüzüme bulaştırmıştım.

Bugünü tarihe geçebilir miyiz?

"İyi misin biraz daha?" diye mırıldanırken elimdeki su şişesini Pusat'ın dudaklarına yasladım. Daha yeni bayılan o değilmiş gibi dimdik duran beden ona uzattığım suyu yudum yudum içerken aynı zamanda başını onaylar anlamda salladı. Şişenin yarısını içip başını hafifçe geri çekerken şişeyi dudaklarından ayırdım ve elimde tuttuğum kapakla usulca kapattım.

Tüm uçak, çaktırmamaya çalışsa da bizi izliyordu. Bayılan birini görmek onları -beni de- şaşkına çevirmişti. Beni biraz da korkutmuştu. Onu, bayılırken ilk defa görmüş ve endişelenmiştim. Dediklerimi duyup duymadığını da bilmiyordum. Duymuş olsa bile beni anlamış mıydı?

Kırk yılın bir başı cesaretimi toplamış ve bir şeyler yapmaya kalkışmıştım ama onu da elime yüzüme bulaştırmıştım. İlk defa ortaya çıkan cesaretim, elime yüzüme bulaşan olay sayesinde tarihe gömülmüş ve bir daha ortaya çıkmamak için üzerine tozlu sayfaları örtmüştü.

"Tüm yolculuğu baygın olarak geçirdin Pusat, biraz daha dayanırsan iniş yapacağız." Onu, etraftakilerden utandırmamak için kısık sesle konuşurken Pusat başını arka tarafa doğru yasladı ve gözlerini kapattı. Yorgunca, "Heyecan yaptım herhalde. Değişik bir şeyler falan duydum. O da biraz korkutmuş olabilir." diye mırıldanırken kalbim heyecanla sıkıştı. Değişik bir şeylerden kastı neydi? Beni duymuş muydu yoksa?

"Ne duydun ki?" diye mırıldanırken başımı dikleştirerek biraz daha yanaştım ona. Pusat, kapattığı gözlerini aralayıp yavaşa bana bakarken başını iki yana salladı. "Boş ver." diye mırıldanırken hayal kırıklığıyla ona baktım. Sanırım beni duymamıştı. Duysaydı bu durumu paylaşırdı çünkü konu, büyük ölçüde beni de ilgilendiriyordu. Sıkıntıyla bakışlarımı ondan çekip arkama yaslanırken içime kesik nefeslerimden çektim. Sanırım anlatmayacaktı.

Kalan yolculuğumuz -iniş hariç- fazlasıyla rahat geçerken Pusat, beti benzi atmış bir şekilde havaalanının çıkışına doğru adımladı. Penguen gibi onu takip ederken parmaklarımın arasında duran Juliet'in kafesini de sıkı sıkı tuttum. Valizimi sürüklemeye ekstra çaba gösterirken suratıma yapışan saç tutamlarım beni huylandırıp az da olsa sinirlendirdi. Sonunda havaalanından çıkarken köşeye dikilip beni bekleyen Pusat'ın yanına adımladım. Romeo, tasmasına ve dışarıya kavuşmasının mutluluğuyla olduğu yerde kuyruk sallarken ona kocaman gülümsedim. Bizi takip eden kuzenim de arkamıza yerleşirken Pusat, elini kaldırarak saçlarının önünü sağa ve sola doğru dağıttı. Yumuşak saç tutamları bunu bekliyormuş gibi alnına düşerken bacaklarıma sarılıp bana bakan Romeo tüm dikkatimi dağıttı. Parmaklarımın arasında duran kafes, Pusat tarafından çekilirken eğilerek Romeo'ya sarıldım. Alt tarafı birkaç bizden uzak kalmıştı. Bu köpek çok sevgi dolu ve fazlasıyla tatlıydı.

"Koca oğlan," Romeo'nun başına sesli bir öpücük bırakırken tüylerini usulca okşadım. Pusat, "Bizden uzak kaldı ya biraz, oyun oynamak istiyor." diye mırıldanırken başımı kaldırarak ona baktım.

EV ARKADAŞIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin