EV ARKADAŞI •GECEYE GİZLENEN İTİRAFLAR•

23.7K 1.5K 751
                                    

Selaamss!

Oy vermeyenler küçük yıldıza basarsa çok sevinirim. Lütfen son bölümleri oylayıp önceki  bölümlere oy vermediyseniz dönüp önceki bölümlere de minicik dokunun <3

Yorumlar bırakmayı da unutmayın.

Keyifli okumalar!

"Haydi gel!" diye bağıran Fatih'in koluna girip zıplarken o da benim zıplamama eşlik etti

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

"Haydi gel!" diye bağıran Fatih'in koluna girip zıplarken o da benim zıplamama eşlik etti. Ona, "Haydi gel içelim!" diye haykırarak karşılık verirken Buse, eğildiği çöp kovasına kusmaya devam etti. Atila, onun uzun saçlarını toplayıp sırtını sıvazlarken dönen başımı umursamadan zıplamaya devam ettim. "Derdini al da gel!" diye haykırırken Fatih de bana eşlik etti. İkimiz yine zıplamaya devam ederken yanımızda durup bizi izleyen Pusat'a elimi açıp gelmesini işaret ettim. O da bizimle birlikte zıplayıp şarkı söylemeliydi.

"Haydi gel içelim!" Fatih'le zıplamaya devam ederken seslerimiz Buse'nin kusma seslerini bastırdı. "Bu evrende bir tozsun, tarih seni unutsun! Haydi gel içelim!"

Dönen başım etkisini arttırırken daha fazla zıplayamadan durmak zorunda kaldım. Fatih, beni aldırmadan zıplamaya devam ederken geriye doğru yalpaladım. Pusat, anında kolunu belime sararken düşmemi engelledi. Ona tutunup baş dönmemi durdurmak için gözlerimi kapatırken mide bulantımı düşünmemeye çalıştım. Sanırım Buse de bu yüzden kusmuştu. Şimdi onu daha iyi anlayabiliyordum.

"İyi misin?" Pusat, sırtımı geniş göğsüne doğru yaslarken başını eğdi ve dikkatle yüzümü inceledi. Ona başımı onaylar anlamda sallamak istesem de yapamadım. Midem çok kötüydü. "Sana su getireyim mi?" diye mırıldanırken başımı olumsuz anlamda salladım. Atila ve kendisi, durması gerektiği yeri bilip fazla içmemişti ama biz kendimize güvenip içmeye devam etmiştik. Pusat, beni uyarmaya çalışsa da onu dinlememiştim. Keşke dinleseydim. Midem bulanmazdı ve onlar gibi dik dururdum. Şimdi kötü olmuştum işte. Kusmayı ve kusmuk görmeyi hiç sevmezdim ki ben.

"Kusarsam benden tiksinir misin?" Başımı kaldırıp gözlerimi aralarken merakla Pusat'ın karamel rengi gözlerine baktım. Bunu bilmem gerekiyordu çünkü benden tiksinmesini istemiyordum. "Tiksinmem."

Pusat'ın verdiği cevabı bekliyormuş gibi başımı aşağı eğerken Pusat beni kucakladı ve koşuşturarak diğer çöp kovasının yanına ilerletti. O, yolda ilerlerken midemden yukarı doğru ilerleyen sıvıya engel olamadım. Dudaklarım aralanırken onun üstüne doğru kustum. Yaptığım şeyi tam olarak algılayamasam da fazla utanç verici olduğumu biliyordum.

Şu an başımı utançla Pusat'ın göğsüne gömmek istiyordum ama yapamazdım çünkü gömleği kusmuk içindeydi.

"Iıyyy, boncuğum Pusat'ın üstüne mi kustu?"

Fatih, beni utandıracak bir şekilde bağırırken gözlerim doldu. Pusat'ın üstüne kusmak istememiştim ki, aniden olmuştu. Daha yeni neşeye hoplayıp zıplayan ben değilmişim gibi dudaklarımı büzerken bakışlarımı utançla kaçırdım. Pusat, benden iğreniyor olmalıydı.

EV ARKADAŞIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin