EBA

-8 YIL ÖNCE —

Televizyona yaşlı gözleriyle bakarken burnunu çektiğini görünce gözlerimi devirdim. Harika, yine ağlıyor oluşuna katlanmak zorundaydım. Tıpkı onunla bu aptal aşk filmini izlemeye katlanmak zorunda kaldığım gibi. Başımı arkaya doğru attıktan sonra gözlerimi kapadım. Bu işkencenin bir an önce bitmesini diliyordum.

Daha bir dakika bile geçmeden başını göğsüme yasladığını hissettim.

"Juliet'i öyle kıskanıyorum ki.." Tekrar burnunu çekti. "Gözünü bile kırpmadan çekti tetiği. İkinci kez düşünmeye dahi gerek duymadı." Ah, iyi. Yorum yapmaya başlamıştı. Bu filmin bittiğini gösterirdi.

Derin bir nefes alıp doğruldum ve başka bir film daha seçmesine izin vermemek için koltuğun kenarına sıkışmış olan kumandayla televizyonu kapattım. Uyumak istiyordum. Film sırasında yaptığım şekerlemeler yeterli gelmemişti.

"Ya Romeo? Ah! Aklıma geldikçe canım acıyor.." İç çekti. "Kıskanılası bir aşkları var."

"Hastalıklı demek daha uygun olur." dedim onunkine tezat oluşturmuş olan bir ses tonuyla.

Hala Romeo ve Juliet'i izleyebildiğine ve hala bundan etkilenebildiğine inanamıyordum. Filmin tüm versiyonlarını bekli de yüz kere izlemiş olması şimdiye kadar onu bıktırmalıydı. Bir filmi boku çıkana kadar izleyenlerden tiksiniyordum.

"Neden hastalıklı olsun?" diye savunmaya geçti. Başını göğsümden kaldırıp gözlerini bana dikmişti. "Romeo Juliet'in olmadığı bir dünyada yaşayamazdı. Juliet de öyle. Birlikte olmayacaklarsa yaşamanın ne anlamı kalırdı ki?" Gülümsedim.

"Listelememi ister misin?" Gözlerini devirme sırası ona geçmişti. İçinden ne kadar öküz, duygusuz, kaba ve odun olduğumu söylediğini duyar gibiydim.

"Hep böyle yapıyorsun. Neden etkilenmemiş gibi davranmaya çalışıyorsun anlamıyorum."

"Çünkü etkilenmiyorum, Bella. Ne bundan, ne de diğer vıcık vıcık aşk kokan filmlerden."

"Ne yani? Juliet'in yaptığını hiç mi kıskanmadın?" Yüzümü buruşturdum.

"Lütfen şu deli kadından daha fazla bahsetme. İyice midem bulanıyor."

"Hayır, söylemeni istiyorum." Burnunu iyice havaya dikti. "Bunca yıldır herkesin izlemekten keyif aldığı bir filmi neden sevmediğinin gerekçelerini çok merak ettim."

Bella ve onun lanet olası Romeo&Juliet sevdası..

Yatağın yanındaki komodinin yanı başında da aynı adlı bir kitabı vardı. Çoğu gece yatmadan önce son sayfayı okuyup dururdu. İyice kafayı yediğini düşünüyordum. Ergenler gibi davranıyor ve şimdi de muhtemelen seksen yaşında bir nineyken bile izlemekten sıkılmayacağı bu filmi savunuyordu.

Öldürün beni.

"Birincisi, sevgili sulu göz," Kaşlarını çattı. "Juliet'in kıskanılacak bir tarafı yok. Kadın tam bir kaçık, sevdiği adam da öyle. Sırf Romeo öldü diye başına bir silah dayayıp intihar etmesinin neresini kıskandığını bilmiyorum ve gerçekten bilmek de istemiyorum ama lütfen söyle bana.." Kusmamak için dudaklarımı birbirine bastırdım. "Juliet'in yerinde olsan onun yaptığını yapacak kadar aptal olmazdın değil mi?"

Nefesini tuttuğunu gördüm. Gözlerinde çekingen, sıcak yeşillerle sarmalanmış masum bir ifade vardı. Küçük bir kız çocuğu gibi görünüyordu. Çok geçmeden bir anda neden bir kuzuya dönüştüğünü anlamıştım. Ona bir uzaylıymışçasına baktım.

Detayla RandevuBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!