29-Prenseleri kim sevmez ki?

2.7K 142 0

"Seni seviyorum balım."

Biz birbirimiz gözlerine dalmışken aşağıdan ıslık ve alkış sesleri gelmeye başladı. Bunu nasıl unuttum? Bir dünya insan var aşağıda ama Kıvanç beni öptü! Utandığım için anında yanaklarım kızardı. Balımda fark etti bunu. Elini birini yanağıma koydu.

"Utanma prenses. Evleneceğiz biz."

Deyip kocaman gülümsedi. Ben iyice kızardım ama.

"İçeri geçelim."

Dedim kısık bir sesle. O sırada şarkı sesi geldi. Bu... Bu o gün, karaoke barda söylediğimiz şarkı. Aşağıya baktığımda Emre'nin sırıttığını gördüm.

"Benimle dans eder misin prenses?"

"Bu..rda mı?"

Dedim kekelerken. Seslere mahalledekilerde çıktı.

"Evet."

"Ama mahalleli..."

"Umurumda değiller."

Deyince, ikna oldum. Kocaman gülümsedim. Bu sefer bende düşünmeyeceğim insanları, tepkilerini. Ellerimi boynuna doladım Kıvanç'ın. O da belime sarıldı. Dansa başlayınca boynuna gömdüm başımı. İnsanları görmesem daha iyi.

*

Çok güzeldi bugün. Yinede Kıvanç gittiğinde beri 4 dönüyorum evde. Evlenme teklifini kabul ettim ama bunu abime nasıl açıklayacağım şimdi. Ne kadar sevdiğimi anlarsa çok kızmaz belki. Kıyamaz ki o bana. Akşam için mükemmel bir sofra hazırladım en sevdiği yemekleri yaptım. Ben sofrayı kurarken geldi Mavişim. Gözleri sürekli renk değiştirse de genel de mavidir bende çocukluğumdan beri böyle diyorum ona. O da hep ufaklığım der bana. Her şeyim o benim.

"Mavişim! Hoş geldin."

"Hoş buldum ufaklığım."

"Sana en sevdiğin yemekleri yaptım hadi üzerini değiştir de gel."

"Hayırdır ufaklık hangi dağda kurt öldü ?"

"Aşk olsun Tolga! Hiç yapmıyorum sanki"

Deyip dudaklarımı büzdüm çocuk gibi. Beni kızdırdığı ve üzdüğü zamanlarda hem böyle yapıp hem de ismiyle hitap ederim. O da tabi hemen gelip kollarına alır beni. Sımsıkı sarılıp saçlarımı okşar.

"Şaka yaptım meleğim. Gel buraya kıyamam sana ben."

Deyip kollarına aldı. Biliyorum ömrüm boyunca burada yerim olacak hep. Ama şimdi niye ağlıyorum ki. Göz yaşları nefret ediyorum sizden niye en olmadık zaman da akarsınız ki?!

"Abi seni çok seviyorum."

"Bende seni çok seviyorum ufaklığım."

Sesimin boğuk çıkmasından hemen anladı ağladığımı geri çekilip ellerinin arasına aldı yüzümü.

"Ağladığın zaman yanımda olmasan bile kalbimin sıkıştığını biliyorsun değil mi?"

Burnumu çekip gülümsedim sonra da başımı salladım. O da gülümseyip göz yaşlarımı öptü.

"Hadi çok acıktım ben. Üzerimi değiştirip geliyorum hemen yiyelim."

"Tamam Mavişim."

Ben sofrayı hazır ettiğimde abim de salona girdi. Hiçbir şey demeden gelip masaya oturdu cidden çok acıkmış. Bir süre konuşmadan yemeğimizi yedik. Sonra abim aklına bir şey gelmiş gibi kaldırdı başını.

"Şu Kıvanç Gülen..."

"Ne oldu ?"

"Üzüyor mu seni?"

CAN SUYU'M (Tamamlandı)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!