8-Prenses ile hayat daha güzel

4.2K 205 0

Kaldıramam bunu.Ben onun hayatında yer almamayı kaldıramam.Yapamam.Prensesiz yapamam.Ben onun arkasından hala hareketsiz bakarken girmek üzere olduğu kapıya tutundu.Ters giden bir şeyler var belli.Adımlarımı ona doğru çevirdim hızlı bir şekilde.Tam yere düşerken belinden yakaladım.Bayıldı Tuğba!Hemde kollarımda.Kucağıma aldım hemen ama nefes almam gittikçe zorlaşıyor.Tuğba kollarımda böyle baygınken olmaz zaten kolay nefes almam.Kendime gelince kapıya yöneldim hızla.Kollarımda Tuğba var ama ben koşuyorum resmen.Çıkışa gelince Mesut abi şaşkınlıkla çıktı kulübesinden.

"Kıvanç Bey ne bu hal?"

"Tuğba..Biranda bayıldı Mesut abi.Kapıyı aç hadi.Ha...Hastaneye götüreceğim."

Dedim nefes nefese.

"Revire g..."

"Olmaz abi.Revirde Kumsal var.Görmesi böyle Tuğba'yı."

"Peki.Geç bakalım."

Deyip açtı kapıyı.Bende hemen çıktım dışarı.Arabamı hemen kapının karşına parketmiştim Allah'tan.Tuğba'yı arabanın arkasına yatırıp öne geçtim hızla.Hemen çalıştırdım arabayı.Öyle hızlı sürüyorum ki araba uçuyor resmen.Çünkü kaybedecek bir dakikam bile yok.

*

Hataneye gelince prensesi kucağıma alıp acile girdim hızla.Bir yandan da yardım için bağrıyorum.

"Yardım edin.Ne olur yardım edin."

Biraz sonra sedyeyle iki hemsire geldi.

"Yatırın böyle.Nesi var?"

"Ben...Bilmiyorum.Biranda bayıldı.Ne...nesi var hiç bilmiyorum."

Derken sesim oldukça titrek ve kısıktı.Kalbimin atış hızı arabamın hızını geçer.Prensese bir şey olmasından çok korkuyorum.Tuğba'yı odaya alınca ordaki oturaklar oturdum.Daha doğrusu çöktüm.Kötüyüm,korkuyorum,kalbimin böyle attığına daha önce rastlamamıştım.Bunları prensesten başkasına hissetmemiştim.Çünkü o zaman prensesi hissetmemiştim.

*

Ne kadar zaman geçti niye kimse birşey söylemiyor! Meraktan çıldırmak üzereyim artık!Tam biraz önce Tuğba'yı aldıkları odaya yaklaşmıştım ki bir doktor çıktı. Sonunda!

"Doktor bey nesi var Tuğba'nın?"

"Astım krizi geçirmiş.Sanırım kendini çok zorlamış nefesiyle yarışmış gibi."

"Astım krizi mi?Astımı mı varmış?"

Dedim şaşkınlıkla.Bilmiyordum bunu.Zaten onun hakkında ne biliyorum ki!

"Evet.Anladığım kadarıylada uzun süredir astım hastası."

"Anladım.Peki yanına girebilir miyim?"

"Verdiğimiz ilaç uyutuyor onu.Girsenizde konuşamaz sizinle."

"Olsun.Yanında durmam bile yeter bana."

"Yormak yok.Konuşmak sinirlendirmek yok.Zaten sinirden dolayı olmuş bu ve tekrar sinirlenmesi daha büyük bir krize yol açabilir."

Dedi doktor tembihlercesine.Başımı salladım sessizce.Sinir yapmış bunu ona.Peki sinirinin sebebi ne?Tabii ki ben.Benim yüzümden zarar geldi ona.Haklı prenses sadece; zarar veriyorum ona.Bu yüzden bu geceden sonra görmeyecek beni.Yeter ki iyi olsun prensesim ben ondan uzak durmaya,onsuzluğa razıyım.

Yanı başına oturdum prensesin öyle bitkin yatıyor ki içim parçalanıyor ona baktıkça. Birşey de gelmiyor elimden sessizce izliyorum onu.

"Prensesim.Sana neden böyle hitap ediyorum biliyor musun?Hani kollarımda ağladığın o gün var ya.O gün fark ettim bu hitabın sana ne çok yakıştığını.Sen prensesler kadar güzel, onlar kadar narin ve asil halinle ilk andan esiri ettin beni kendinin.Ama bugün anladım ki ben üzüyor, mutsuz ediyorum seni. Bu yüzden senin dediğin olsun prensesim.Sen mutlu ol ben uzak dururum senden."

CAN SUYU'M (Tamamlandı)Where stories live. Discover now