52- Yeni Başlangıçlar (Part-1)

2.7K 139 1

YAZAR NOTU: Merhabalar! Yine geçiktim farkındayım ama sınavlar yakamı bırakmadı bir türlüüü :( Yazmaya fırsatım pek yok. :\ Beklettiğim için özür dilerim. Birde bu hafta sonu yeni bölüm gelmez ama haftaya yetiştirmeye çalışacağım malum ara tatile girmiş olacağım :D Yani kendimi kitap okumaya kaptırmazsam ki umarım kaptırmam haftaya bölüm yetiştireceğim :) Ama bu hafta başka bölüm yok :(

Bölüm ithafı; gltsry1905_2001

Multimedya; Buğra ve Mevsim ^_^ Ve video; Yalın- Küçüçüğüm :) Şarkı önerisi için @elifkrks29 a teşşekür ederim ^_^

İyi okumalar... :*

*Haziran 2016 (19 ay sonra)*

"Balım... Uyan hadi. Kocacığım geç kalacağız işe bak, uyan hadi."

Uyanık olsam da gözlerimi açmadım bir süre. Prensesim yatağa oturup elini yüzüme yerleştirdiği zaman ise bileğinden tutup altına çektim onu.

"Ay! Uyanık mıydın sen? Hain!"

Sözde sinirli bir sesle cırlayan Prenses'ime aldırmadan gömdüm burnunu ıslak saçlarına. Burnuma dolan kokusuyla mest oldum yine ve yine. O kadar zaman geçti ama ona dokunurken bedenimde oluşan tepkiler azalmak yerine çoğaldı. Daha bir doyumsuz oldum.

"Imm... Mis gibi kokular geliyor burnuma... Menekşe... Bugün menekşe kokuyorsun sen."

Gözlerimi açmadan dile getirdiğim sözler ile kıkır kıkır gülmeye başladı biricik karım.

"Menekşe kokulu duş jeli... "

"Seni ben yıkayabilirdim."

Derken gözlerimi açmış arsız arsız bakıyordum. Her zaman ki gibi yanakları kıpkırmızı oldu.

"O zaman geç kalırdık, yetişmem gereken bir işim var."

Dediğinde somurtmadan edemedim. Evet bir işi var ama benim yanımda çalışmıyor inatçı keçi! Ne yaptıysam da ikna edemedim! Tek içimi rahatlatan konu bildiğim bir yerde, Burak'ın çalıştığı Ilgaz Holdingde çalışıyor olması. Bana kalsa buna hic gerek yok, hadi çalışıyor diyelim benimle çalışsın ama eğer karın inatçı bir hatunsa bu mümkün olmuyor!

"Bizimle çalışsan bunu dert etmezdin."

Dedim huysuz huysuz. Gözlerini devirdi.

"1 sene oldu alışamadın!"

Dediğinde omuz silkip kendimi yatağa attım. Tam o sırada da olanlar oldu işte! Odamızın kapısının açılması ile Kumsal'ın yatağa, aramıza zıplaması arasında 1 saniye bile yoktu herhalde.

"Günaydıııınn!"

Diye şakırken yatakta zıplıyordu. Prenses'im ile göz göze geldik ilk önce, sonra doğrulup küçük cadıyı yatağa yatırıp gıdıklamaya başladım. Prenses'im de katıldı bize!

"Ya... Baba... Of.. Anne... Sen de mi?..."

Kahkahaları arasında konuşmaya çalışan ama başaramayan Kumsal ile kahkahalarım daha da büyüdü. Nasıl oldu bilmiyorum ama bir ara hedef Tuğba oldu. Bir ata ikisi birden bana saldırdı. En son üçümüzde nefes nefese yatağa yığıldık.

"Geç kalıyoruz.... Hepimiz..."

Dedi Prenses'im. Kumsal kedi gibi mırıldanıp sırtını bana çevirip bana biraz daha sokuldu. Masum masum annesine bakmaya başladı.

"Bugün okula gitmesem olmaz mı?"

"Neden gitmeyecekmişsin?"

Hafiften kaşlarını çatan annesine dudak büzdü küçük hanım. Bu izni benden almıyor çünkü biliyor ki ben her koşulda izin veririm ama annesi bu konuda biraz tutucu.

CAN SUYU'M (Tamamlandı)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!