16-Beklenmeyen düğün!

3.6K 189 8

Kalbim o kadar hızlı atıyor ki anlatamıyorum. Sanırım ben Kıvanç'a takrar aşık oldum...

*

Sabah uyandığımda fazlasıyla heycanlıydım. Bugün mutlulukla ve haycanla beklediğimiz büyük gün. Sonunda eriştik bu güne. Herkes gibi bende çok mutluyum.

Saate bakmak için telefonu elime aldığımda Kıvanç'tan mesaj geldiğini gördüm. Hemen açtım mesajı. Kalbimin hızına yetişemedim...

"Gözlerin gözlerime deyince tarifi imkansız atıyor kalbim, adeta yok oluyorum bakışlarında. Kalbim o kadar seninle dolu ki taşacaksın sanki damarlarımdan. Seni tanıdıktan sonra aşka olan inancım arttı. Yaşamanın tadını anladım adeta ve sevgilim hayatının anlamını senle bulmaksa, her doğan güneşle içimda ki aşkla ısınmaksa, sıkıntıya düştüğüm heran gülümsemeni düşünüp tebessüm etmekse, gözlerimi kapattığım her saniye seni düşünmekse,uyumadan önce en son ve uyanınca ilk seni düşünmekse, nefes aldığım her an benimle olduğunu bilmekse ben seni çok seviyorum sevgilim. Sen benim herşeyim, tek servetimsin. İyi ki varsın sevgilim.

Güne yüzünde tebessümle başla istedim. Bende ki yerini anlatmaya çalıştım ama anlatamadım, anlatmayı başaramadım. O kadar değerli ve özelsin ki bende benim içimde benden çoksun adeta. Günaydın gönül sarayımın biricik prensesi..."

Mesajı okuyunca yüzümde kocaman bir gülümseme oluştu. Bu adam bu mesaj isini her geçen gün biraz daha ilerletiyor. Ve bunu birtek bana yapıyor.

Yatağımdan kalkınca hızlı adımlarla banyoya yöneldim. Daha kuaföre giideceğiz ki bu hazırlıkların en başı. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra mutfağa indim. Dolabın üzerinde ki not çekti dikkatimi. Direk ona ulaşıp okudum.

"Operasyona katılmam gerekiyor ufaklık. Yanında olamadığım için üzgünüm.

-Polis abin."

Yazmış abim. Hevesim kaçtı bu notu görünce. Onsuz ne yapacağım şimdi?

---Kıvanç---

En güzel takımımı giydim bugün. Buz mavisi ve gözlerimi ön plana çıkarmakta bire bir. Saçlarıma da hafif dağınık bir şekil verdim. Oldu işte damat gibiyim. Ama evlenen ben değilim, yazık ki.Bugün liseden bir arkadaşım evleniyor. Kız küçükmüş kendisinden. Geçen hafta konuştuk. Hatta Tuğba ile yaşıtmış. İkna olsa prenses belkide bizimde düğünümüz olurdu bu yaz. Ah aklımda oluşan görüntü çok güzel. Prenses bembeyaz gelinlikler içinden ve biz nikah masasındayız. Sonsuza denk onunla olmaya ve sözümü tutmaya yemin ediyorum. Sonra alnına helalimsin anlamı içeren bir öpücük konduruyorum.

Helalimsin... Ne güzel bir kelime... Bana ait olduğunu ve hep öyle kalacagını bildiren, haykıran bir metin adeta.

Ama olmuyor işte. Belki de inadını kıramayacağım ve olmayacak. Bu bilinmezlik canımı yakıyor. Çok hemde.

Çalan telefon sesiyle geldim kendime. Emre arıyor, çabuk ol diyecektir.

"Efendim."

"Hadi oğlum ya! Nerdesin ağaç oldum arabada!"

"Geliyorum Emre tamam."

Dedim bıkkın bir ifadeyle sonra kapattım telefonu. Kendime tekrar bir bakıp indim aşağı. Sanki Hakan değilde ben evleniyorum. Çok heyecanlıyım!

*

Islık çaldım arabadan inince. Geldiğimiz mekan cidden çok güzel. Tam düğünlük yer. Hakan cimriliği bir kenara bırakmış anlaşılan.

"Hakan cimriliği bırakmış anlaşılan."

Dedim sırıtırken. Emre de sırıttı benim gibi.

CAN SUYU'M (Tamamlandı)Where stories live. Discover now